Davacının özel üretim kupa ve kutu siparişlerinin alıcı tarafından teslim alınmaması üzerine üretim maliyeti zararı ve itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı ile kararlaştırılan özel üretim kupa ve kutu siparişinin 420 adetlik ilk kısmını teslim etmesine ve kalan 1580 adedi hazırlamasına rağmen, davalının b kalite olduğu bilgisine sahip olmasına ve teslimat sürecine rağmen bakiye ürünleri teslim almaktan haksız yere kaçınması sonucunda ortaya çıkan üretim maliyeti, işçilik, numune ve depolama gibi zararlarının tazmini ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalı ise ticari ilişkinin kendisiyle değil, ayrı tüzel kişiliği olan grup şirketiyle kurulduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/110
KARAR NO : 2026/715
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14.02.2025
KARAR TARİHİ : 14.09.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı firma arasında 09.10.2024 tarihinde "..." adı altında özel üretim toplam 2.000 adet kupa ve özel kutu siparişine dair üretim ve teslimatı için görüşmelere başlandığını, ürünlerin sipariş sonrası 15 iş günü içinde teslim edilmesi açısından görüşme sürecine girildiğini, talep üzerine baskılı numuneler gönderildiğini, bunun yanında davalı firma yetkilileri ... ve ... ile yapılan görüşmelerde, kullanılacak kupanın B kalite olduğunu, piyasada A kalite bulunamayacağını (Ürünlerin B kalite olması sebebinin de sipariş verilen model...'ya özel üretimi yapıldığı için satışının yasak olması ve yasak olduğu için piyasada A kalite kupa bulunmadığı davalı firmaya açıklanmıştır) hangi üründen ne kadar hatalı olduğunu öngöremediklerini davalıya telefon görüşmelerinde ve mesaj yolu ile de ilettiklerini, süreç sonunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre her bir ürün fiyatı 78 TL + KDV olup toplam bedelin 187.200 TL olduğunu, davalı firmanın, 02.12.2024 tarihinde siparişi başlatmak istediklerini belirterek müvekkilinden proforma talep ettiklerini, ekte sunulan proforma faturanın davalı firmaya gönderildiğini, davalı firma yetkilisi olarak görüşülen ...'ın 20.12.2024 tarihinde 400 adet ürün teslim edilebilirse ...tarafından cezai işleme tabi tutulmayacağını kalan ürünlerin de haftaya teslim edilebileceğini belirtilerek müvekkilinden 400 adet ürünü teslim etmesini talep ettiğini, bu kapsamda 420 adet ürün bedelinin de içinde olacak şekilde ön ödeme tutarı olan 80.000 TL’nin 04.12.2024 tarihinde müvekkilinin hesabına yatırıldığını, 420 adet ürünün 19.12.2024 tarihinde ... aracılığıyla teslim edildiğini, geri kalan 1580 adet ürünün ise 23.12.2024 tarihinde sevkiyatının yapılacağının davalıya bildirildiğini, 24.12.2024 tarihinde de tüm ürünlerin İzmir’e ulaştığı davalıya iletildiğini, ancak davalı firmanın 23.12.2024 haftası kalan ürünleri teslim edileceği kendisine söylemesine ve ürünlerin B kalite olduğunu bildiği halde iptal talebinde bulunduğunu, 420 adet ürünün teslim alınmasına rağmen eksik teslim edildiği iddiasında bulunduğunu, gönderim ücretinin kendisine ait olduğunu bilmesine rağmen ödeme konusunda itirazda bulunduğunu, sözleşme şartlarına uygun olarak üretilmiş ve zamanında teslim edilmek üzere hazırlanmış 1.580 adet ürünün gerekçe göstermeksizin teslim almaktan kaçındığını, söz konusu ürünler '...' olup özel sipariş kapsamında olduğunu ve müvekkili firmanın bu ürünü başka bir yerde kullanma veya başka bir yere satma veya değerlendirme şansı da bulunmadığını, bu durum nedeniyle müvekkili firmanın yapmış olduğu hesaplamalar kapsamında 69.000 TL üretim maliyet zararı ile karşı karşıya kaldığını, davalı firmanın, sipariş edilen ürünleri teslim almayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, bu ürünlerin üretimine dair müvekkilinin yaptığı masraflara dair tüm faturaların da dilekçe ekinde yer aldığını, bu masraflara üretime dair diğer kalemler ve işçilik bedelinin de dahil olmadığını, faturalar dışında da kalan masraf kalemlerinin yapılacak bilirkişi incelemesinde dikkate alınması gerektiğini, zira müvekkili firmanın 15 günü geçkin süre sadece bu siparişi yetiştirmek için ayrıca işçi maliyetine de katlandığını, keza bu süreçte numune ve numune gönderim ücretleri ve teslim alınmayan ürünlerin halihazırda müvekkilin deposunda saklanması ve buna dair depo maliyetinin de tanzim kapsamında değerlendirilmesi ve dikkate alınması gerektiğini, üretim maliyet zararının tahsili için ... 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde belirtilen icra dosya numarasına göre yapılan araştırmada, dosyanın taraflarının davamız dosyası ile tutmadığı, bildirilen icra dairesi ve dosya numarasının yanlış olduğu anlaşıldığından, doğru dosyanın bildirilmesi için davacı vekiline tensibin (19) nolu ara kararı ile iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 18.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile icra dosyasının yanlış bildirildiğini belirterek, doğrusunun ... 37. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası olduğunu bildirmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ticari ilişki ve alacak iddialarının müvekkili şirketle bağlantısı bulunmadığını, davacının iddialarına konu olan ticari ilişkinin, müvekkili ile değil, müvekkil şirket ile grup şirket olan ve ayrı tüzel kişiliğe sahip ...A.Ş. ile gerçekleştirildiğini, bu durumun dilekçe ekinde sunulan ... 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile açıkça sabit olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, siparişin verilmesi ile üretimin tamamlanması arasında yaşanan süreçte, davacı firmanın yükümlülüklerini eksik ve hatalı şekilde yerine getirdiğini, davacı firmaya toplam 80.000,00.-TL ödeme yapıldığını ancak kendisine yalnızca 420 adet ürün teslim edildiğini, bunların 211 adedinin tamamen kırık ve kullanılamaz durumda olduğunu, sağlam olarak yalnızca 209 adet ürün teslim edildiğini, defalarca davacı tarafa bildirilmiş olmasına rağmen hiçbir düzeltme yapılmadığını, etkili bir iletişim dahi kurulamadığını, yazışmalardan da bu hususun anlaşılacağını, teslim edilen ayıplı ürünlerin muhafaza edildiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda ayıplı ürünlerin durumunun açıklığa kavuşacağını, taraflar arası ticari ilişkinin niteliği ve anlaşma gereği düşük kalite değil, belirli bir kalite standardında olması gerektiği göz ardı edilse dahi teslim edilen ürünlerin, büyük bir kısmının B kalite dahi olmadığını, defolu ve hatalı olduğunu, ayıplı ürünlerin teslim edilmesi müvekkilinin sorumluluğunda olmayıp TBK.nun 227. ve devamı maddeleri gereği seçimlik haklardan birini kullanarak bedel iadesi talep etme hakkına sahip olduklarını, yukarıda belirtilen ihtarname ile eksik ve ayıplı teslimat nedeniyle müvekkilin ödeme iadesi talep ettiğini, davacı tarafın teslimatın gerçekleşmemesi konusunda, ürünlerin taşınmasını sağlayan 'ambar' firmasını sorumlu tutmaya çalıştığının dava dilekçesi ekinde sunulu mesajlaşmalardan anlaşıldığını, ancak, TBK ve ilgili yasal düzenlemelere göre, ürünlerin teslimatı ve taşıma sürecinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesinden satıcı sorumlu olup, bu yükümlülüğün alıcıya yüklenemeyeceğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda, 'Ürünlerin size ulaşmamasının sebebi ambar firması' şeklindeki beyanı ile teslimatın zamanında yapılmadığını bizzat ikrar ettiğini, bu durumda, ürünlerin zamanında teslim edilmemesinin tamamen davacı tarafın kusurundan kaynaklandığını, müvekkili şirketin müşterileri nezdinde prestij kaybına uğramasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açıldığını belirterek, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacının yerinde olmayan icra takibine karşı itirazlarımızın kabulü ile takibin iptaline, haksız ve kötü niyetle başlatmış olduğu takip nedeniyle, davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Zira davalının davacıdan belli özellikleri haiz kendine özel bir ürün imal etmesini istemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık eser sözleşmesi hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası ile 26.12.2024 tarihinde, davalı aleyhine, 02.12.2024 tarihli B kalite 2000 adet ... baskılı porselen kupa ve 2.000 Adet kupanın içine koyulacak özel kutu siparişi kapsamında; üretimi gerçekleşmiş ve teslim edilmeye hazır olmasına rağmen haksız şekilde iptal edilen ve teslim alınmayan 1580 adet özel baskılı kupa ve özel kutuya istinaden üretiminde uğranılan zarar maliyetinin tanzimi 69.000,00 TL açıklamasıyla, Dava dışı ...Şirketi tarafından davacı adına keşide edilen 20.12.2024 tarih ve ... nolu, 24.600,00.-TL bedelli, dava dışı ...tarafından davacı adına keşide edilen 16.12.2024 tarih ve ... nolu, 20.400,00.-TL bedelli, dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı adına keşide edilen 05.12.2024 tarih ve ... nolu, 90.000,00.-TL bedelli, dava dışı ... tarafından davacı adına keşide edilen 24.12.2024 tarih ve ... nolu, 30.000,00.-TL bedelli faturalara ve WhatsUp yazışmalarına dayanarak 69.000,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 08.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09.01.2025 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 14.02.2025 tarihinde 69.000,00.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise davacının ediminini tam ve zamanında yerine getirip getirmediği, davalıya teslim edilen bir kısım ürünlerin ayıplı olup olmadığı, tarafların sorumlulukları ve davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davalının ticari defterlerinin ve dava konusu ürünlerin yerinde incelenmesi için talimatla alınan 05.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2024 - 2025 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ... Şirketi tarafından Davalı ... Anonim Şirketi adına düzenlenen, 2000 Adet Porselen Kupa açıklaması ile, 189.600.-TL (Yüzseksendokuzbinaltıyüz) toplan fatura tutarlı, 18.11.2024 tarihli, ... Fatura Numaralı E Faturayı muhasebe kayıtlarına aldığı, bu faturaya karşılık 26.11.2024 tarihinde, 189.600.-TL (Yüzseksendokuzbinaltıyüz) tutarında, ... Numaralı E- fatura ile iade Faturası düzenlediğinin görüldüğü, davacı ... Limited Şirketi tarafından Davalı ...Anonim Şirketi adına düzenlenen, 06.11.2024 Tarihli ... fatura numaralı E faturada 1500.-TL numune bedeli 300.-TL Kargo Bedeli 360 TL %20 oranında KDV bedeli olmak üzere toplam fatura tutarı 2160.-TL olan E fatura ile Numune ve gönderim ücreti faturanın, 10.11 2024 tarihinde ... Yevmiye fiş numarası ile Davalı ... Şirketi kayıtlarına alındığı görüldüğü, dava Dosyasında bulunan 04.12.2024 düzenleme tarihli, ... Referans Numaralı, ... Belge Numaralı ... Bankası Mobil Bankacılık işlem dekontunda; ... Şirketi ... IBAN Numaralı hesaptan, 67- ...Bankası A.Ş. ...IBAN Numaralı ... Şirketi hesabına gönderilen 80.000.-TL’nin (Seksenbin) işlem açıklaması olarak ‘’...’’ yazıldığı görülmüştür. Davalı ...Şirketi’ne ile ... Şirketi’nin 2024 ve 2025 yılları hesap dönemini kapsayan Alıcılar ve Satıcılar Cari Hesap hareketleri incelenmiş, fatura ve banka hareketleri olduğu görülmüş, 80.000 tutarlı ön ödeme ile ilişkilendirilemediği, dava dosyasına sunulan belgelerden ve davalı vekilinin 03/11/2025 tarihli delil dilekçesi ile ayıplı ürünlerin bulunduğunu belirttiği "...” adresinde bulunan depodaki ürünler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda ürünler açısından: İncelenen hemen hemen tüm ürünlerde Açık Ayıp söz konusu olduğu, tüm ürünlerde üretim hatası mevcut olduğu, İncelenen hemen hemen tüm ürünlerdeki ayıpların halen mevcut olduğu, söz konusu ürünlerin ayıbının giderilmesinin mümkün olmadığı ve söz konusu ayıplar herhangi bir şekilde telafi edilemeyeceğinden maldan yararlanamamanın süreklilik arz ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili bilirkişinin Arkeolog olması nedeniyle yeterli uzmanlığı olmadığından bahisle niteliğine itiraz ederek seramik veya Endüstri Mühendisi bilirkişiden yeni bir rapor alınmasını talep etmiş ise de bilirkişi listesi ve bilirkişinin uzmanlık alanı incelendiğinde bilirkişinin eski ve sanatsal seramik konusunda uzman olduğu, bu yönüyle seramik konusunda uzman iki kişiden biri olduğu, uzmanlığının normal piyasa seramik ürünlerine nazaran daha derin ve incelikli olarak sanatsal ve eski seramik konusunda da yetkinliğinin bulunduğu, seramik uzmanlığının endüstri mühendisliğine nazaran daha özel ve ince uzmanlık isteyen bir alan olduğu, bu nedenle bilirkişinin uzmanlığı yönünden niteliğine yapılan itiraz kabul edilmemiş ancak ürünlerin "B Kalite" olacağı, ... modeli olması sebebiyle piyasada A kalitesinin bulunamayacağı ve belirli üretim hatalarının (sır çatlağı, nokta vb.) olabileceği açıkça belirtildiği ve davalının bu durumu kabul ettiği, raporda ise ürünlerin, sanki "A Kalite / Kusursuz" bir ürün siparişi verilmiş gibi (mutlak kusursuzluk standardıyla) incelendiği iddia edildiğinden, ürünlerin (B) kalite olduğu belirtilmekle söz konusu ayıpların (B) kalite ürünler için normal ve kabul edilebilir olup olmadığı yönünde sadece bilirkişi ...'den ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan 13.05.2026 tarihli bilirkişi EK-Raporunda özetle;
Kök raporda ürünlerin "A Kalite/Kusursuz" bir ürün siparişi verilmiş gibi (mutlak kusursuzluk standartlarıyla) incelendiği iddia edilmiş olup, bu yönde itiraz bulunduğu, oysa ki kök raporda ürünlerin A yada B kalite olarak sınıflandırılmaksızın incelendiği, ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın kaynağı, sürekliliği ve giderilemezliği hususlarına yer verildiği, her ne kadar ürünlerin B kalite olduğu gerçeği ortada ise de, ürünlerin neredeyse tamamının üretim hatası içerdiği, ayıpların halen mevcut olduğu, söz konusu ürünlerin ayıbının giderilmesinin mümkün olmadığı ve söz konusu ayıpların herhangi bir şekilde telafi edilemeyeceğinden maldan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğinin belirtildiği, "B kalite" seramik veya "ikinci kalite" olarak sınıflandırılan kupaların, çatlak, sır hatası veya renk tonu farkı gibi küçük kusurlar içerdiği, sıcak içecek tüketimi için fiziksel olarak kullanılabildiği, ancak üzerlerindeki kusurlara (özellikle sır çatlaklarına) dikkat edilmesi gerektiği, Sağlık ve Gıda Güvenliği: Kupadaki kusurların yüzeyde mikro çatlaklar (çatak) oluşturduysa, bu gözenekli yapı sıcak suyla temas ettiğinde bakteri barındırabileceği, içeceğe ağır metaller sızma riskinin artabileceği, bu nedenle, bu ürünlerin gıdaya temasının uygun olmadığı, Mikrodalga ve Bulaşık Makinesi: B kalite kupaların üretim standartları standart dışı olabileceğinden, mikrodalga fırın ısısında çatlama veya bulaşık makinesinin yüksek sıcaklık/kimyasal etkisinde renk solması yaşanabileceği, bu nedenle Kullanım Alanı: Sıcak kahve veya çay içmek yerine; kalemlik, saksı (küçük sukulentler için) veya masaüstü organizeri olarak değerlendirmenin çok daha güvenli ve dekoratif bir alternatif olabileceği, ürünlerin A Kalite / Kusursuz olmadığının açıkça ortada olduğu, ancak, mutlak kusursuzluk standartları dışında da düşünüldüğünde, B Kalite olan ürünlerin sağlık, güvenlik, kullanım amacı, kullanım alanı, bakım ve tasarım özellikleri anlamında değerlendirildiğinde ürünlerin neredeyse tamamının üretim hatası içerdiği, ayıpların halen mevcut olduğu, söz konusu ürünlerin ayıbının giderilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu ayıplar herhangi bir şekilde telafi edilemeyeceğinden maldan yararlanamamanın süreklilik arz ettiği ve söz konusu ayıpların B Kalite ürünler için normal ve kabul edilebilir olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 05.06.2026 tarihli dilekçesi üzerine mahkememizin 05.06.2026 tarihli ara kararı ile davcı tarafın ticari defter ve belgeleri ile davalı tarafa teslim edilmeyip depoda bekletildiği belirtilen 1580 adet kupa ürünü üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacı vekili aynı tarihli dilekçesi ile dava değerinin düşük olduğunu ve bilirkişi sayısı ve ücretlerinin de bu nedenle düşürülmesini etmiş ise de 09.06.2026 tarihli ara kararda da belirtildiği üzere yargılamanın daha sağlıklı olması ve ilerleyen aşamalarda eksik inceleme vb. eleştirilere maruz kalınmaması, yargılamanın üst aşamalarda uzamaması, incelemenin tarafları tatmin edici sonuçlara ulaşılması bakımından daha ayrıntılı ve titiz davranılmış bu nedenle heyet oluşturularak rapor alınması yoluna gidilmiştir. Tarafların delillerin toplanmasını istemek hakkı vardır. Bilirkişi raporları da bu tür delillerden olup, rapor alınmasını istemeden mevcut dosya durumuna göre karar verilmesi talep edilebilir. Aranan hakkın ve dava edilen talebin mahkeme nazarında büyüğü, küçüğü, değerlisi veya değersizi gibi bakış açısı yoktur. En küçük talepler dahi çok büyük talepler gibi ayrıntılı ve titiz bir incelemeye tâbi tutulmaktadır. Bilirkişi ücretleri de bu nedenle talep edilen hakkın veya davanın değerine göre belirlenmemektedir. Takdir edilen ücretler ise işin durumuna, harcanacak emek ve mesainin niteliğine ve mahkememizin genel uygulamasına uygundur. Kaldı ki yapılan masraflar davadaki haklılık durumuna göre karşı taraftan tahsiline karar verilmektedir. Bu nedenle talep yerinde görülmemiştir. Bunun üzerine davacı vekili 10.06.2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi incelemesi taleplerinden vazgeçilerek tahkikatın sonlandırılması talep edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı tarafından üretilen ve davalıya gönderilen kupaların B kalite olduğu ancak tamamının üretim hatası içerdiği, ürünlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olup ayıbının giderilmesinin mümkün olmadığı, üründen yararlanmanın mümkün olmadığı, üzerlerindeki kusurlara (özellikle sır çatlaklarına) dikkat edilmesi gerektiği, mikro çatlaklar (çatak) oluşturduğunda bu gözenekli yapı sıcak suyla temas ettiğinde bakteri barındırabileceği, içeceğe ağır metaller sızma riskinin artabileceği, bu nedenle, bu ürünlerin gıdaya temasının uygun olmadığı, mikrodalga fırın ısısında çatlama veya bulaşık makinesinin yüksek sıcaklık/kimyasal etkisinde renk solması yaşanabileceği, bu nedenle sıcak kahve veya çay içmek yerine kalemlik, saksı (küçük sukulentler için) veya masaüstü organizeri olarak değerlendirmenin çok daha güvenli ve dekoratif bir alternatif olabileceği, bu ayıpların B Kalite olan ürünler yönünden de normal ve kabul edilebilir olmadığı bilirkişi raporu ile sabittir.
Davacı taraf ürünlerin B kalite olduğunu ve ayıpların normal olduğunu ileri sürmekte ise de bu ayıpların B kalite ürünler için bile normal ve kabul edilebilir olmadığı açıktır. Ayrıca söz konusu ürünlerin sadece kalemlik vb.dekoratif amaçlı üretildiği ve bu amaçla kullanılabileceği belirtilmiş ise de davalı taraf sipariş formunda kendisini bu yönden kısıtlamamıştır. Bu ürünlerin sadece dekoratif amaçlı olduğuna ilişkin iddia kanıtlanamamış durumdadır. Zira alıcı olan davalının bu ürünü sıcak soğuk içecek veya dekoratif amaçlı olarak kullanabilir ancak ürün açık ayıplıdır ve dava dilekçesinde de belirtildiği üzere teslim alınır alınmaz davacı ile iletişime geçilerek durum ihbar edilmiştir. Bu nedenle alıcının ayıplı ürünlerden bir fayda elde edemediği göz önüne alındığında aldığı ürünleri iade ederek satış bedelini isteme hakkı vardır. Böylece davacının sattığı ürünlerin üretim maliyetini isteme hakkı yoktur. Zira ayıplı üretimden doğan zarar davalıya yüklenemez. Bu nedenle davanın reddine, yine davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 833,35-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 101,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır