Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin, çocuk hastanesi inşaatı projesi eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında çeklerin bedelsizliği ve fazla ödeme iddialarına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hastane inşaatındaki elektrik tesisatı işlerini üstlenen davalı taşeronun sözleşme ve ek protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, imalatları tamamlamadığı ve bu nedenle davacıya fazladan ödeme yapıldığı iddialarına dayanarak, belirli bir miktar borçlu olmadığının tespitini ve verilen çeklerin bedelsiz kaldığının belirlenmesini talep eden menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun incelemesini konu almaktadır. Davacı, davalı taşeronun işi eksik bırakması sonucu kendisinin davalıya değil, davalının kendisine borçlu olduğunu öne sürmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2026/199 - Karar No:2026/904
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/199
KARAR NO : 2026/904
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2022
NUMARASI : 2019/314 E-2022/941 K
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
: 2-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2026
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili; müvekkili firma ile davalı firma arasında akdedilen 15.03.2018 tarihli sözleşme ile müvekkilinin yüklenicisi olduğu ...Çocuk Hastanesi İnşaatı'nın sözleşmede belirtilen, ayrıca aynı işe ait onaylı Elektrik Projelerinde gösterilen elektrik tesisatı işlerinin proje ve şartnamelere göre, yürürlükteki tüm kanunlara uygun olmak şartıyla tekniğe ve amacına uygun olarak imalatlarının anahtar teslimi
olarak yapılması, işletmeye alınması ve idareye teslim edilmesi idarenin yapılan işi onaylayıp hakediş düzenlemesi karşılığı, imalatın belirlenen kâr marjıyla birlikte davalıya ödenmesi hususunda işe başlama tarihi 26.03.2018, bitiş tarihinin ise 25.12.2018 olarak kararlaştırıldığını, ana sözleşmeye ek olarak müvekkili firma ile davalı firma arasında akdedilen 08.11.2018 tarihli ek protokol ile davalı tarafın nakit ihtiyacı için ... keşide yeri ... olan 7294790 nolu ve 15.01.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik, 7294791 nolu ve 15.02.2019 tarihli 250,000,00 TL'lik, 7294792 nolu ve 15.03.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik, 7294793 nolu ve 15.04.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik olmak üzere dört adet toplam 1.000,000,00 TL'lik çeklerin 25.12.2018 tarihine kadar imalatların yetiştirilmesi için müvekkili...'ın kefili ile verildiğini, imalatların yapılmaması ve Aralık 2018 tarihli hakedişe girmemesi durumunda çeklerin ödenmeyeceğinin kararlaştırılmış olduğunu ancak 1 ve 2 nolu çekler için Diyarbakır 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/41 D.İş dosyasıyla tedbir kararı alındığını, 3 ve 4 nolu çeklerin davalı tarafça 3. kişilere ciro edilip müvekkilinden tahsil edildiğini, protokoldeki imalat kalemlerinin ise hiçbirinin davalı tarafça ifa edilmediğini, davalı tarafından imalatı yapılmayan kalemlerin; 3 adet OG hücresi, 1 adet 1200 KVA trafo, 1 adet 2000 KVA trafo, 1 adet 300 KVA UPS, 3 x 120 + 70 besleme kabloları (projeye uygun şekilde), 3 x 70 + 35 besleme kabloları (projeye uygun şekilde), 3 x 50 + 25 besleme kabloları (pojeye uygun şekilde), 2 adet ana pano, olduğunu, davalı firmanın, imalatları yapmadığı gibi basiretli bir tacir gibi davranmayıp sözleşmenin eki olan protokolü ihlal ettiğini ve çekleri de iade etmediğini, davalı tarafın imalatları yapmadığı hususun Aralık/ 2018 ayına ait idarece düzenlenmiş hakediş raporlarında açık olduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafa Aralık 2018 itibariyle %7 teminat farkı ile birlikte toplamda 669.854,00 TL fazladan ödeme yaptığını, devam eden yapım işi süresince dava konusu çekler ile birlikte davalı tarafa 2.294.756,00 TL ödeme yapıldığını, Aralık 2018 itibariyle davalı tarafça da 1.624.902,28 TL tutarında iş yapıldığını ancak davalı tarafın elindeki dava konusu çekler ile 1.000.000.00 TL tahsilat daha yaparak müvekkilinden toplamda 2.624.902,28 TL tahsil etmeye çalıştığını, sözleşmenin 5.maddesine göre %7 teminatın %3,5 geçici kabul yapılıp kesin hesap idarece müteahhide ödendiğinde, kalan %3,5'in ise kesin kabul onayından sonra taşerona ödeneceğinin taraflarca kabul edildiğinden ve davalı taraf imalatları gerçekleştirmediği ve işi yarım bıraktığı için geçici ve kesin kabul yapılamadığından, toplam teminatın %7'si olan 128.634,00 TL tutarında müvekkilinin davalı taraftan alacaklı durumda olduğunu, davacının, borçlu değil aksine Aralık 2018 itibariyle %7 teminat farkı ile birlikte toplamda 669.854,00 TL davalı taraftan alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı tarafa 669.853,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafa teslim etmiş oldukları; 7294792 nolu 15.03.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik ve 7294793 nolu 15.04.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik dava konusu 2 adet çekin tamamı ile 7294791 nolu ve 15.02.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik çekin 81.000,00 TL'lik kısmının bedelsiz kaldığının tespitine, müvekkilinin davalı tarafa 669.853,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15.03.2018 tarihli sözleşmenin konusunun 2.maddesi gereğince “...çocuk hastanesi inşaatı’nın sözleşmede belirtilen, ayrıca aynı işe ait onaylı elektrik projelerinde gösterilen elektrik tesisat işlerinin proje ve şartnamelere göre, yürürlükteki tüm kanunlara uygun olmak şartıyla tekniğe ve amacına uygun olarak yapılması, işletmeye alınması ve ... Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı’na teslim edilmesi işi olduğunu, ana sözleşmeye ek olarak davacı firma ile müvekkili şirket arasında 08.11.2018 tarihli ek protokol yapıldığını ve müvekkili şirketin iddiasına göre müvekkili şirketin nakit ihtiyacının giderilmesi için peşinen; 7294790 nolu ve 15.01.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik, 7294791 nolu ve 15.02.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik, 7294792 nolu ve 15.03.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik ve 7294793 nolu ve 15.04.2019 tarihli 250.000,00 TL'lik olmak üzere toplamda 1.000.000,00 TL tutarlı (arkası yazılı karşılığı olmayan çekler) çek verdiklerini ve müvekkili şirketin 25.12.2018 tarihine kadar imalatların yetiştirilmesi için diğer davacı...’ın da aval olduğu imalatların yapılmaması ve Aralık/2018 tarihli hakedişe girmemesi durumunda çeklerin ödenmeyeceği şeklinde protokol imzalandığının belirtildiğini, davaya konu çeklerden dolayı davacının 669.853,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiğini, müvekkili şirkete verilen çeklerin protokolde belirtilen kalemlerden oluşan işin tamamlanması açısından malzeme temini için verildiğini, müvekkili şirketten aldığı çeklere istinaden protokolde belirtilen imalatlardan oluşan kalemlerin malzeme temini için... ile (besleme) kuvvet kabloları alımı için toplamda 1.001.465,91 TL ile OG hücresi ve trafolar içinde toplamda 34.800,00 USD üzerinden satış sözleşmesi yapıldığını ve taraflarca imzalandığını, müvekkili şirketin malzeme alımında bu firmaya davacı firma tarafından verilen çekleri verdiğini ancak bu çeklerin bankadan karşılığının olmadığını öğrenen ...A.Ş'nin müvekkili şirkete malzeme vermediğini, alınan siparişi iptal ettiğini, yine... tarafından müvekkili şirkete gönderilen 04.01.2019 tarihli yazıda da müvekkili şirketin almış olduğu malzemelere istinaden firmanın fınans departmanının...ubesinden yapmış olduğu istihbarat neticesinde alınan çeklerin karşılığı olmadığını ve davacı firmanın çeklerinin hep yazılmış olmasından dolayı müvekkili şirketle olan cari hesabın müvekkili şirketin verdiği senetler ile devam edileceğini, çeklerin ise iade edildiğinin belirtilmiş olduğunu, her ne kadar davacı şirket verdiği çeklerin müvekkili şirketin nakit ihtiyacının giderilmesi için vermiş olduklarını beyan etmiş ise de, müvekkili şirkete karşılığı olmayan çekleri vererek, gerek müvekkili şirketin protokol gereği yapılması planlanan imalatların yapılmasını engellemiş, gerekse müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyerek firmalarla olan güven ilişkisini bozduğunu, 3 ve 4 numaralı çeklerin malzeme karşılığında firmalara ciro edilen çekler olduğunu, bu çeklerin bankada karşılığı olmadığından firmaların çekleri icra yolu ile tahsil ettiğini, diğer 2 numaralı çeki ise müvekkili şirketin işçilerin maaşlarını ödemek, malzeme temin etmek için kullanmak üzere tahsil etmeye çalıştığını ancak karşılığı olmayan çekler üzerine davacı firmanın tedbir kararı aldırdığını, davacı firmanın almış olduğu inşaatı tamamlayamadığını ve işlerin tasfiyesi yoluna gittiğini, halen yüklenici davacı şirketin almış olduğu ihalede ...Çocuk Hastanesi inşaatını bitirmediğini, nitekim davacı şirketin Şubat 2019 tarihinde işin tasfiyesi yoluna gittiğinde inşaatın %50-60 oranında tamamladığını, her ne kadar aralarında protokolden sonra müvekkili şirketin sözleşme gereği işin ifasını gerçekleştirmediği iddia edilmiş ise de, müvekkili şirketin 1.294.900,000 TL tutarında hakediş yaptığını 19.12.2018 tarihli 000513 seri numaralı faturayı da aynı gün davacı şirketin merkezine vererek davacı şirketin yetkilisi tarafından teslim alınarak, bu hakedişlerin de davacı şirketin kayıtlarına girdiğini ancak itiraz süresi geçtikten bir ay sonra 23.01.2019 tarihinde davacının müvekkiline Ankara 57. Noterliği'nin 23.01.2019 tarih ve 02251 yevmiye numaralı ihtarı göndererek faturayı haksız ve hukuka aykırı olarak iade ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin yaptığı hakedişin karşılığını alamayınca protokole istinaden almış olduğu çeklerin 3 tanesini ciro ederek borçlarını ödeme yoluna gidip, kalan çeklerin bir tanesini de işçilerin parasını ödeyebilmek için tahsil yoluna gittiğini, 1 numaralı çeki davalı şirket ...’a ciro ettiğini, ...'ın çeki tahsil etmek üzere bankaya verdiğinde karşılığı yoktur yazısı alınca bu sefer de çeki davalı şirkete iade ettiğini, müvekkilinin yasal takibe maruz kalmamak için bu firmaya çekin karşılığını ödediğini, diğer 3 ve 4 no'lu çeklerin ise yasal takip sonrası firmalar tarafından tahsil edildiğini, 1 ve 2 numaralı çeklerin yönünden ise davacının mahkemeden tedbir kararı aldırtmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanmasından itibaren ilave işler bedeli olarak 351.135,05 TL, dolar kuru farkından alacağı 289.865,68 TL ve 140.000,00 TL nakit teminatla birlikte toplamda 3.692,218,47 TL’lik hakediş yaptığını, davacı şirketin bu hakediş tutarının 1.748.000,00 TL'lik kısmını ödediğini, alt yüklenici sözleşmesinin 4.maddesinde “Sözleşme de belirtilen işin bedeli 6.000.000,00 TL + KDV olduğu ve bu tutarın 2.850.000,00 TL’sinin USD karşılığı olup, sözleşme esnasında kuru 3,80 TL olan USD’nin değeri 4,00 TL’nin üzerine veya 3,60 TL’nin altına düşerse aradaki fark (-) veya (+) olarak hesaplanacaktır.” denilmekle, müvekkili şirketin alacağının 2.850.000,00 TL'lik kısmına düşen miktarın dolar kur farkı üzerinden hesaplanarak aradaki farkında ödenmesinin gerektiğini, müvekkilinin %47,5 dolar kuru artışı gözönüne alınarak dolar kur farkından alacağının da 289.865,68 TL olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin ek ilave işler de yapmış olduğunu, bunun bedelinin ise 351.135,05 TL olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete vermiş olduğu 140.000,00 TL nakit teminatla birlikte toplamda 1.944,218,47 TL alacağının bulunduğunu, davacı tarafından işi geciktirmeme veya gereği gibi yapmama şeklinde müvekkili şirkete herhangi bir ihtar çekilmediği gibi sözleşmenin feshi yoluna da gidilmediğini, aksine davacı şirketin, idare ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklanan üstlenmiş olduğu edimini ifa etmeyerek, işin tasfiyesi yoluna gittiğini, davacının işi yarım bıraktığından müvekkilinin de elektrik tesisat işlerini bitiremediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 15.03.2018 tarihinde ...Çocuk Hastanesi İnşaatı kapsamındaki elektrik projelerinde yapılması zorunlu işlerin tamamını için (asansör, jeneratör ve mekanik otomasyon imalatları ile orta gerilim proje ve abone işlemleri hariç) sözleşmenin imzalandığı, davalının işe başladığı ve yaptığı işle ilgili 3 adet hakediş yapılarak davalı taşeronun kesmiş olduğu 3 adet toplam 1.722.780,00 TL bedelli faturanın davacı yüklenici tarafından kabul edildiği, daha sonra davalının ekonomik sıkıntıları nedeniyle, taraflar arasında 08.11.2018 tarihli ek protokol yapılarak davacı tarafından davalıya 4 adet çekin verilerek ekonomik finansman sağlanmaya çalışıldığı ancak bu çeklerin ödenmesinin şarta bağlandığı ve protokol ekindeki malzemelerin teminiyle bu malzemelerin kullanılarak yapılan işin 25.12.2018 tarihli asıl işverenle yapılacak hakedişe girmesinin istendiği, davalının bir kısım çekleri malzeme temini için bilirkişi raporlarında belirtilen firmalara keşide ederek siparişlerde bulunduğu ancak davacının çek bedellerinin bankada karşılığının bulundurmaması vs nedenlerle siparişlerin iptal edildiğinden malzemeleri temin edemediği, sadece ... Grup firmasından toplamda KDV dahil 520.834, 90 TL'lik 2 adet pano satın aldığı ve bu panoların sahaya sevkinin gerçekleştiği ancak daha sonra davacının işin tasfiyesinin ana işverenden istediği fakat kabul görmediği ve bu süreçte davalının işe son vermek zorunda kalındığı ve işi tamamlamadan bıraktığı, yani taraflar arasındaki ilişkinin sonlandığı ve davalıca bu malzemenin montajının yapılmadığı ancak davacının bunları kullanarak yapılan iş olarak 15 nolu hakedişe koyduğu, bu kapsamda davalıya verilen çeklerden bir kısmın bedelinin karşılandığı, yine son bilirkişi heyetince sözleşme kapsamında hesap edilen 341.446,28 TL dolar kurundan kaynaklanan ve 128.634,20 TL davalı hakedişlerinden kesilen %7 nakdi teminat kesintisi (sözleşme sonladığı ve artık geçici yada kesin kabul yapılamayacağından ödenmesi gereken) olmak üzere toplam 2.192.860,48 TL alacaklı olup, davacı yüklenicinin, davalı taşerona yaptığı ödemenin 1.764.065,36 TL ve bu nedenle davalı taşeronun davacı yükleniciden (2.192.860,48-1.764.065,36) 428.795,12 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine, davalı taşeronun ek protokol uyarınca bir kısım edimlerini yerine getirmediği ve bu protokol gereği verilen ve ödenmemiş 400.000,00 TL'lik çek bedelleri ve de sözleşme kapsamında fazla bir ödemesi olmadığı, davacılar vekilinin borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin, davacının işin tasfiyesinin ana işverenden istediği fakat kabul görmediği ve bu süreçte davalının işe son vermek zorunda kalındığı ve işi tamamlamadan bıraktığı, yani taraflar arasındaki ilişkinin sonlandığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkili firma ile davalı firma arasında akdedilen 15.03.2018 tarihli sözleşme ile işin başlama tarihinin 26.03.2018, bitiş tarihinin ise 25.12.2018 olacak şekilde, sözleşmenin 2.maddesinde açıkça belirtildiği üzere, elektrik projelerinde gösterilen elektrik tesisatı işlerinin proje ve şartnamelere göre anahtar teslimi olarak yapılması, işletmeye alınması ve idareye teslim edilmesi, idarenin yapılan işi onaylayıp hakedişte düzenlemesi karşılığı, imalatın belirlenen kâr marjıyla birlikte davalıya ödenmesi hususunda anlaşıldığını, anahtar teslim ana sözleşmeye ek olarak müvekkili firma ile davalı firma arasında akdedilen 08.11.2018 tarihli ek protokol ile davalı tarafın nakit ihtiyacı için peşinen ekli protokoldeki dört adet toplam 1.000,000,00 TL tutarlı çeklerin 25.12.2018 tarihine kadar imalatların yetiştirilmesi için müvekkili ...'ın avali ile verildiğini ve imalatların yapılmaması ve Aralık 2018 tarihli 15 nolu hakedişe girmemesi durumunda çeklerin ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının 2 adet pano dışında, 3 adet OG hücresi, 1 adet 1200 kWA trafo,1 adet 2000 kWA trafo, 1 adet 300 kWA UPS, 20+70 besleme kabloları, 3*70+35 besleme kabloları, 3*50+25 besleme kabloları işlerini yapmadığını, davalının imalatları yapmadığı gibi basiretli bir tacir gibi davranmayıp sözleşmenin eki olan protokolü ihlal ettiğini ve kalan çekleri de iade etmediğini, 15 nolu hakedişte yapılmayan imalatların açık olduğunu, müvekkili firmanın, taraflar arasındaki anahtar teslim sözleşmenin bitim tarihi olan 25.12.2018 tarihinden sonra 13.02.2019 tarihinde sözleşmenin tasfiyesini idareden talep ettiğini, tasfiye talebinin 08.07.2019 tarihli 14396 sayılı cevabi yazı ile idare tarafından kabul edilmeyince de, davalının ek protokol ile aldığı çekler karşılığında 15 nolu hakedişe yetiştirmesi gereken işlerin, malzeme temininin müvekkili firma tarafından, işçiliğinin ise anlaşılan yeni bir taşeron tarafından yapılmak üzere tamamlandığını ve 05.12.2020 tarihli 27 nolu hakedişte kabul edildiğini, mahkemenin "davacının işin tasfiyesinin ana işverenden istediği fakat kabul görmediği ve bu süreçte davalının işe son vermek zorunda kalındığı" yönündeki değerlendirmesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin 25.12.2018 tarihinde sona erdiği ve müvekkili firmanın tasfiye talebinin de 13.02.2019 tarihli olduğu dikkate alındığında, davalının işine müvekkili firmanın son vermediğinin, ilerki tarihli tasfiye sürecinden davalının etkilenmediğinin, aslında tasfiyeye bizzat davalı tarafın 25.12.2018 tarihine kadar yetiştiremediği anahtar teslim işlerin sebep olduğunun açık oludğunu ancak mahkemece sözleşmenin anahtar teslim olduğu dikkate alınmadan, davalı tarafın 15 nolu hakedişle 25.12.2018 tarihine kadar bitirmesi gereken işleri bitirememesinde kusuru müvekkili firmaya yükleyerek hakkaniyete aykırı karar verdiğini, davalının talebini aşacak şekilde karar verildiğini, cevap dilekçesinde beyan ve talep edilen kur farkının 289.865,68 TL olduğunu ancak hüküm ile birlikte davalı tarafa 341.446,28 TL kur farkı alacağına hükmedildiğini, davalı tarafın 541.854,00 TL fazla hakediş ödemesi ve 128.000,00 TL %7 teminat farkı ile birlikte toplam 669.853,72 TL'lik tutarı müvekkilinden fazladan tahsil ettiğini, bu nedenle 669.853,72 TL'lik tutarın menfi tespiti talepli işbu davada, hüküm ile davalı tarafın 428.795,12 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu durumda dahi menfi tespit talebinin 241.058,60 TL üzerinden kabulü gerekmekteyken, davanın tümden reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, hükme esas alınan son bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda taraflar arasındaki sözleşmenin 3-08, 3-10. ve 5.maddelerinin dikkate alınmadığını, bilirkişilerin taraflar arasında bir sözleşme yokmuş gibi dava konusu olayı değerlendirdiğini ve hatalı sonuca ulaştığını, sözleşmenin 3-10.maddesine göre işin başlama tarihinin 26.03.2018, bitiş tarihinin ise 25.12.2018 olup, sözleşmenin 3-08.maddesine göre taşeronun işi tamamlamadan bırakıp gittiği taktirde hakedişlerden kesilen paralardan herhangi bir hak talebinde bulunamayacağının düzenlendiğini, sözleşmenin 5.maddesine göre, davalı taşeronun hakedişlerden kesilen %7 teminatın %3,5 geçici kabul yapılıp kesin hesabın idarece müteahhide ödendiğinde, kalan %3,5'in ise kesin kabul onayından sonra taşerona ödeneceğinin taraflarca kabul edildiğini, bu kesintilerin taşeronun eksik, ayıplı imalatlarını tamamlama maliyetlerini karşılama amacıyla yapılan kesinti tutarları olduğunu ancak davalı tarafın imalatları gerçekleştirmediği 25.12.2018 tarihi itibariyle bitirmediği için geçici ve kesin kabul yapılamadığından, toplam teminatın %7'si olan 128.634,00 TL tutarında da müvekkilinin davalı taraftan sözleşmenin 3-08 maddesine göre alacaklı durumda olduğunu, elektrik imalatı işini bitirmeyen, hakedişe geçirmeyen ve geçici kabul yapmayan davalı lehine işi bitirmiş gibi 5.madde çerçevesinde yapılan teminat kesintilerinin iadesine karar veren son rapor ve bu rapora dayalı kurulan hükmün sözleşmenin 3-08 maddesine aykırı olduğunu, davalının kestiği fatura ile hak ettiği ödeme tutarının aynı olmadığını, sözleşmenin 5.maddesinde mevcut tevkifatların yapılmadan hesaplama yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesine göre, davalı taşeronun hakedişlerden %3 KDV tevkifatı ve davalı adına ödenen SGK primlerinin de aynı şekilde hesaptan düşülmesi gerektiğini, 25.12.2018 tarihi itibariyle davalının müvekkili firmaya 1.722.000,00 TL fatura kestiği, 1.624.902,28 TL tutarında ödeme hak ettiği, sözleşmenin 5.maddesine göre %3 KDV tevkifatı toplamı olan 84.095,00 TL'nin de davalıya ödenecek tutar hesaplanırken düşülmediğini, davalı adına ödenen SGK primlerinin de aynı şekilde hesaptan düşülmediğini, bu yönüyle bilirkişilerin 1.722,000,00 TL'lik hakediş hesaplamasının sözleşmenin ödemeler başlıklı 5. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, 15.03.2018 tarihli sözleşmenin 2. ve 5. maddesine göre işin anahtar teslim olduğundan 30.04.2018 tarihinde yapılan 1.000,00,00 TL'lik peşin ödeme verilen çekler nedeniyle kur farkı oluşmadığını, 25.05.2018, 11.10.2018, 19.11.2018 tarihli tüm hakedişlerin karşılıklı mutabakatla hazırlanmış olup, davalının yapılan her 3 hakedişi de kabul ettiğini, kur farkı için talepte dahi bulunmadığını ve ihtirazı kayıt koymadığını, sözleşmenin 2.maddesine göre davalıya ödeme yapılabilmesi için imalatların proje ve şartnamelere göre idareye teslim edilmesi, idarenin yapılan işi onaylayıp hakedişte düzenlemesi karşılığı müvekkiline ödemesine bağlı olup, sözleşmenin 2.maddesine göre müvekkilinin imalatlardan önce peşinen davalıya ödeme yapma yükümlülüğünün olmadığını, sözleşmenin 5.maddesine göre ödemelerin, idarenin sözleşmede belirttiği pursantaj değerine ve yapılacak hakedişlere göre, idarenin ödemesinden sonra 5-15 gün içinde yapılacağının düzenlendiğini, sözleşme tarihinin 15.03.2018 olup, basiretli bir tacir gibi davranan müvekkilinin, davalının işlerinin aksamaması ve kur farkından etkilenmemesi için 30.04.2018 tarihinde imalatlar başlamadan davalı tarafa peşinen 1.000.000,00 TL'lik ödeme yaptığını, bu nedenle, davalının lehine yapılan kur farkı hesabının hakkaniyete aykırı olduğunu, kur farkının doğabilmesi, davalının kur farkı nedeniyle zarar etmesi şartına bağlı olmakla, aksi durumda kur farkından etkilenmeyen davalı tarafa kur farkı alacağı tespitinin gerçekçi ve hakkaniyetli bir yaklaşım olmadığını, yine 08.11.2018 tarihinde ek protokol ile 1.000.000,00 TL tutarında 4 adet çek ek protokol ile işlerin yetiştirilmesi için henüz imalatlar başlamadan davalı tarafa verildiğini, davalı tarafın da hali hazırda vadesi gelmeden, veriliş amacına aykırı olarak bu çekleri 3.kişilere ciro ederek kullandığını, peşin ödemelerin sözleşmenin 4.maddesine aykırı olan kur farkı iddiasını ortadan kaldırdığını, ödemelerin işlerin süresinde yetiştirilmesi amaçlı olup, davalının yaptığı toplam iş tutarının 1.624.902,28 TL olduğunu, bu tutarın 1.000.000,00 TL'lik kısmının 15.03.2018 tarihli sözleşmeden hemen sonra ve imalatlar başlamadan 30.04.2018 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde, davalının alacağının 1.000.000,00 TL'lik kısmına hiçbir şekilde kur farkı doğmayacağının açık olduğunu, yine davalının son hakediş faturasını 19.11.2018 tarihinde kestiğini, 08.11.2018 tarihinde de ek protokol ile davalıya 1.000.000,00 TL'lik çekler verildiği gözetildiğinde 1.624.902,28 TL toplam alacaktan kalan 624.902,28 TL'lik kısım için de her halükarda kur farkı uygulanamayacağının açık olduğunu, müvekkilinin ödemeleri peşinen yapmış olması sebebiyle kur farkı doğmayacağından ve davalı tarafça da yapılan hakedişlere ihtirazi kayıt konulmadığından ve hakedişlerin davalı tarafın kabulünde olduğundan, yapılan kur farkı hesaplamasının da sözleşmenin 4.maddesine aykırı olduğunu, sözleşmenin 4.maddesine göre 6.000.000,00 TL'lik işin 3.150.000,00 TL'den sonraki 2.850.000,00 TL'lik kısmı USD karşılığı olup, davalının yaptığı imalatların 1.624.902,28 TL olduğundan kur farkına tabi olmadığını, davalının 25.05.2018, 11.10.2018, 19.11.2018 tarihli tüm hakedişlerin karşılıklı mutabakatla hazırlanmış olup, davalı tarafça yapılan her 3 hakedişi de kabul ettiğini ve kur farkı için talepte bulunmadığını, ihtirazı kaydın da koyulmadığını, yine sözleşmenin 4.maddesine göre 6.000.000,00 TL'lik işin 3.150.000,00 TL'den sonraki 2.850.000,00 TL'lik kısmının USD karşılığı olup, davalının yaptığı imalatlar toplamının 1.624.902,28 TL olduğundan kur farkına tabi olmadığını, davalının kötü niyeti, işi tamamlamamış olduğu ilk iki bilirkişi kurulu tarafından kabul edilmiş olup, son bilirkişi raporunda müvekkillerine atfedilen kusurun dayanaksız olduğunu, davalının ek protokole uygun davranmadığı dosyada mevcut önceki iki bilirkişi kurulunca tespit edildiğini, sözleşmenin 3-10. maddesine dayalı cezai şart alacağına ilişkin olarak ikame edilen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/23 Esas sayılı dosyasında da davalı tarafın işi tamamlamadığı ve kusurlu olduğunun bilirkişi kurullarınca kabul edildiğini ve cezai şart taleplerinin sözleşmeye uygun ve haklı bulunduğunu, davalının ek protokolle imalatları yetiştirmek için aldığı çekleri karşılıksız olduğunu iddia etmesine rağmen ve... firmalarına ciro ederek kullandığını ancak karşılığında ek protokoldeki imalatları yapmadığını, davalının ek protokol ile aldığı çeklerin karşılığında 15 nolu hakedişe geçirmediğini ve yapmadığı işleri müvekkilleri tarafından 27 nolu hakediş ile tamamlandığını, buna rağmen bilirkişi heyetinin soyut bir tespit ile 12/2018 tarihine kadar davacının inşaatı elektrik imalatlarına elverişli seviyeye getirmediği tespitinde bulunarak, müvekkillerine davalı taraf ile birlikte kusur atfedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, inşaatın geldiği seviye elektrik imalatlarının tamamlanmasına uygun değilse, davalının elektrik imalatlarına uygun olmayan inşaat seviyesi için peşin ödeme olarak müvekkilinden 1.000,000,000 TL tutarında çek aldığının anlaşılamadığını, bu durumun dahi, son bilirkişi kurulunun müvekkili firmaya atfetmeye çalıştığı soyut ve dayanaksız kusuru açıkça çürüttüğünü, kaldı ki sözleşmeye göre müvekkili firmanın peşin ödeme yükümlülüğünün de bulunmadığını, davalının işi bitirip idareye kabul ettirip müvekkili firmaya yapılacak ödemeden sonra sözleşmenin 5-02. maddesine göre 5 ila 15 gün içinde davalı taşerona ödeme yapılacağının açık olduğunu, buna rağmen işlerin yetişmesi için peşin ödemelerin yapıldığını, oysaki dosyada bulunan hakedişler ve pursantajlarda inşaatın 12/2018 tarihine kadar yapım işinin eksiksiz ilerlediği ve ilk eksikliğin davalı tarafın sorumluluğunda olan ve ek protokolde belirtilen imalat kalemleri olduğunun resmi evraklarda ve 15 nolu hakedişte sabit olduğunu, neticede davalı tarafın sözleşmenin 5.maddesine göre 1.624.902,28 TL tutarında ödeme hak ettiğini ancak davalı tarafın iade etmediği çekleri kullanarak müvekkilinden toplam 2.294.756,00 TL tahsil ettğini, bu nedenle davalının 541.854,00 TL fazla hakediş ödemesi ve 128.000,00 TL %7 teminat farkı ile birlikte toplam 669.853,72 TL'lik tutarı müvekkilinden fazladan tahsil ettiğinin açık olduğunu, bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlarının ve hukuki mütalaanın değerlendirilmeden karar verildiğini, 24.11.2022 tarihine kadar bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma sürelerinin bulunduğunu, 23.11.2022 tarihinde itirazları ve hazırlanmış olan hukuki mütalaanın duruşma esnasında mahkemeye sunulduğunu, makul bir inceleme süresi ayrılmadan, duruşma esnasında itirazlarının reddedildiğini, hukuki mütalaa değerlendirilmeden 23.11.2022 tarihli celsede karar verildiğini, mahkeme kararının bu yönüyle, açıklama ve ispat hakkı, hukuki dinlenilme hakkı, dolayısıyla adil yargılanma hakkı ihlaline sebebiyet verdiğini, dava konusunun karşılıklı alacak borç tutar hesapları değil, davalıya imalatları yetiştirmek için verilen ve davalı tarafça iade edilmeyen çeklerden kaynaklı menfi tespit talebinden ibaret olduğunu, 08.11.2018 tarihli ek protokol kapsamında yapılması gereken işin protokol gereği yapılıp 15 nolu 12/2018 tarihli hakedişe yetiştirilmemesi nedeniyle ek protokolden kaynaklı kısmen borçlu olmadıklarının tespiti hususunda işbu davanın açıldığını, davalının protokolde mevcut imalatları yerine getirmediği için işin tasfiye edildiğini, tasfiye talebi ekli 08.07.2019 tarihli 14396 sayılı cevabi yazı ile idare tarafından kabul edilmeyince de davalının ek protokol ile aldığı çekler karşılığında 15 nolu hakedişe yetiştirmesi gereken işleri müvekkili firma tarafından tamamlandığını ve 05.12.2020 tarihli 27 nolu hakedişte kabul edildiğini, davanın konusu hatalı şekilde son bilirkişi raporunun 2., 13.sayfalarında alacak ve istirdat davası olarak değerlendirildiğini, bu hatalı tespitin dahi tek başına bilirkişi kurulunun davanın özünü, itirazlarını ve taleplerini, davalının icra takibini yeterince incelenmediğini ortaya koyduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin 14.05.2025 tarih ve 2023/584 Esas- 2025/564 Karar sayılı geri çevirme kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan 4 adet klasörün ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/23 Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinden sonra verilen kararın ve varsa kesinleşme şerhini içerecek şekilde temin edilerek gönderilmesinin istenildiği, mahkemece 4 adet klasörün gönderildiği ancak Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/23 Esas sayılı dosyası yönünden eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, Dairemizin 13.11.2025 tarih ve 2025/638 Esas- 2025/1174 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince, mahkemece Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/23 (Yeni Esası: 2025/181) sayılı dosyasının temin edilerek dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL+ 179,90 TL olmak üzere toplam 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,20 TL harcın 552,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09.09.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır