Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve kötü niyet iddiasıyla marka tescil kararının iptali ve hükümsüzlüğü talepli dava.
Özet: Tanınmış "..." markasının sahibi olan davacı, davalıya ait "..." ibareli marka başvurusunun kendi markasıyla görsel ve işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bunun tüketicilerde karışıklığa ve seri marka izlenimi yaratarak tanınmış markasından haksız yararlanmaya yol açtığını ve kötü niyetle tescil talep edildiğini ileri sürerek, bu marka başvurusuna yönelik itirazının reddi kararının iptalini, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ayrıca tescil işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir uygulanmasını talep etmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/94 Esas - 2026/183
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/94 KARAR NO : 2026/183DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 07/03/2025KARAR TARİHİ : 27/04/2026 Yazım Tarihi: 08/05/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:... nezdinde ... numarasıyla tescilli tanınmış ... markası, ... ibaresini içeren diğer markalarının ve yine bu markaları içeren tescilli birçok alt markanın sahibi konumuna geldiğini, markaların görsel olarak benzer olmasının yanında kelime unsurlarının da birebir aynı olduğunu, her iki kelimenin de kökeninin "..." olup burada işitsel benzerliğin yüksek düzeyde olduğunu, ilgili markanın "..." ile başlayan bir kelime kullanması ile ortalama gıda tüketicisi nezdinde "... ..." markasının müvekkil şirket'e ait "..." seri markalarının devamı olarak algılanabileceğini, itiraz konusu marka başvurusunun müvekkile ait “...” markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olması sebebiyle bu durumun seri marka izlenimi yarattığını, davaya konu markanın da müvekkil şirkete ait marka da kelime markası olduğunu, kelime markalarında değerlendirmenin kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılması gerekirken .... tarafından bu hususun göz ardı edildiğini, markalar karşılaştırıldığında her iki markada da akılda kalıcı ve esas unsur olarak değerlendirilecek kısım ... ibaresi olduğundan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik sonucu ortaya çıktığını, başvuru markası ... ve ... ibarelerinin birleşmesi sonucu oluştuğunu, ... kelimesi “tırnak” anlamına gelmekte olup tanımlayıcı bir anlam taşıdığını, bu ibarenin benzerlik incelemesinde dikkate alınmaması gerektiğini, itiraza konu markada belirtilen ... ibaresinin ayırt edici olmadığını ve tanımlayıcı nitelikte olduğunu, müvekkile ait ... ibareli markaların hem görsel hem de işitsel olarak benzer olduğunu, itiraza konu ... ... ibareli marka başvurusunun SMK 6/1 kapsamındaki benzerlik şartının gerçekleşmesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, itiraz konusu “... ...” ibareli marka başvurusunun 3. sınıfta tescil edilmek istendiğini, “... ...” ibareli marka başvurusunun tescili halinde, müvekkil markaları ile aynı/benzer sektör ve hizmetlerde kullanılmayacak dahi olsa tüketiciler nezdinde müvekkil şirketin 3. sınıfa tabi mal ve hizmetler alanında faaliyetlere başladığı algısını uyandırabileceğini, ortalama bir tüketicinin halihazırda kullanageldiği marka ile bir bağlantı kurmak suretiyle müvekkile ait marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ibareli başka bir ürünü göreceği ve markaları karıştırarak satın alma eğilimini güvendiği markayı satın alıyor saiki ile değiştireceğini, bu durumun karıştırılma tehlikesini kaçınılmaz hale getireceğini, müvekkil şirkete ait "..." markası "tanınmış marka" statüsünde olduğundan farklı grup mal ve hizmetler üzerinde kullanılmasında dahi söz konusu mal veya hizmetlerin ortalama tüketicinin dava konusu markayla müvekkil şirkete ait tanınmış marka arasında bir bağlantı kurması ve bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön verilmesi suretiyle müvekkil şirketin markasından haksız yararlanma sonucuna yol açacağını, tescil talebinde bulunan taraf kötü niyetli olduğu gibi söz konusu markanın tescil edilmesi halinde haksız rekabet meydana geleceğini ifade ederek davalı ... ’nun 10.01.2025 tarihli ve ... kararının iptaline, davalı adına ... nezdinde 21.03.2023 başvuru tarihli ve ... başvuru numarası ile kayıtlı “... ...” ibareli marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine, dava konusu ... başvuru numaralı markanın huzurdaki dava sonuçlanmasına kadar tüm tescil işlemlerinin durdurulmasına, işbu markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... ibareli tescilli markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötüniyetli başvuru yapıldığı iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 13/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 07/03/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ...kararına karşı, başvurunun...... Sayılı " ......... ... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, ... sayılı marka ile tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Somut olayın değerlendirilmesinde, işbu ... numaralı "... ..." ibareli başvuru ile itiraza mesnet markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde, bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır.6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi gereğince bir başvurunun reddedilebilmesi için, itiraza mesnet markanın ülkemizde tanınmış bir marka haline geldiğinin kanıtlanması ve bu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya söz konusu markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin doğabileceğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir markanın sektöründe belirli bir bilinirliğe sahip olması, aynı ya da benzer başka bir markanın farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturabilmesi için yeterli olmayıp, aynı zamanda yukarıda belirtilen şartların oluşması gerekmektedir. Önceki markanın sahibi fiili ve mevcut zararı göstermek zorunda olmasa da, markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına ya da markasının itibarına zarar verileceğine ya da markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ilişkin olarak gelecekteki (markanın tescil edilmesi veya kullanılması halinde) riske dair farazi (varsayımsal) olmayan ve aksi ispat edilmedikçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan deliller ileri sürmek zorundadır. Buradan hareketle, itiraz sahibi yukarıda sayılan durumların, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak durumundadır. Ayrıca, "... ..." ibareli başvurunun itiraz konusu mallar için tescili veya kullanımı halinde 6769 s. SMK'nın 6(5) maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak, itirazda, muterizin gıda sektöründe tanınmışlığa sahip "..." markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak vakıalar, deliller veya argümanlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6(5) maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu kapsamdaki itiraz da haklı bulunmamıştır. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... ... ...11/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; " 1-Dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan çekişme konusu emtialar ile davacı tarafa ait mesnet markalar kapsamındaki emtiaların aynı ve/veya benzer olmadığı,2-Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı ve aralarında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı, 3-Somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı,4- Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 5- İşbu raporda varılan sonucun, dava konusu ... kararı ile uyumlu olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber; taraf markaları arasında EMTİA BENZERLİĞİ oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı nisbi red koşulu oluşmadığı;Taraf marka işaretleri benzese de SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 27/04/2026 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır