Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde markaya tecavüzün tespiti ve tazminat talepli dava, tarafların kapsamlı bir sulh anlaşmasıyla çözüme kavuştu.
Özet: Davacı şirket, tescilli markasına yönelik haksız kullanım ve şöhretten yararlanma iddiasıyla davalı aleyhine markaya tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması ile maddi-manevi tazminat talepli dava açmış olup, yargılama esnasında taraflar, davalının markaya tecavüz oluşturan ibarelerin kullanımına ve benzer marka başvurularına son vereceği, ihlal durumunda ilamlı icra takibi yapılmasını kabul ettiği, davacının ise tazminat talepleri ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinden karşılıklı feragat ettiği bir sulh anlaşması yaparak davayı bu çerçevede sonlandırmak üzere mahkemeye beyanda bulunmuşlardır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/142
KARAR NO : 2025/295
....
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Ref'i, Tecavüzün Giderilmesi ve Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 04/04/2025
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Markaya Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Ref'i, Tecavüzün Giderilmesi ve Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, .... numarasıyla 29, 30 ve 32. sınıf “Kebap çeşitleri: Adana kebap, beyti kebap, şiş kebap, karışık kebap, tavuk şiş, mantarlı köfte, patlıcan kebabı, ızgara köfte, tandır kebabı, döner, iskender, pide çeşitleri, çorba çeşitleri: mercimek çorbası, mantarlı çorba, Tatlı çeşitleri: Aşure, tel kadayıf, kabak tatlısı, ekmek kadayıfı, sütlaç, İçecekler. Ayran, kola, soda, meyve suyu, gazoz, su.” mallarında Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli olan “...” marka hakkının mevcut durumdaki sahibi olduğunu, davacı müvekkilinin ...” adresindeki işletmenin tabelasında, menülerinde, internet ortamındaki tanıtımlarda, poşetlerde, paket servis kutularında, paket servis kağıtlarında, ıslak mendillerde,totem tabelada, internet ortamındaki haritalarda, fiziki ve internet üzerinde sair iş ve tanıtım evraklarında e bilhassa “...” ibaresi ön planda olmak suretiyle, davacı müvekkilinin 1...” marka hakkına SMK'nin 29/1-(a) maddesinin atıfta bulunduğu SMK'nin 7/2-(b) maddesi doğrultusunda tecavüz eder mahiyette 43. sınıf yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanıldığını, davalının “.....” ibareli marka hakkına tecavüz fiilleri, davacı müvekkilini.... tescil numaralı “... ...” markasının 2002 yılından bu zamana gelen tescilsel itibarını ve .... ...” markasının 2020 yılından bu zamana gelen tescilsel itibarını zedelediğini, nitekim davalıların “....” ibareli kullanımlarıyla davacı müvekkilinin .... ...” ibareli işletmenin şube veya bayilik olduğu izlenimini verdiklerini, neticede bu durumun davalıların “....” ibareli markalarının haklı şöhretinden, işbu markalar için verilmiş olup yıllardır süre gelen maddi ve manevi her türlü emekten hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde istifade ettiğini ifade ederek, davalının ....” adresindeki işletmede “....” ibareli kullanımlarıyla müvekkiline ait marka haklarına gerçekleştirdiği tecavüz teşkil eden fiillerin tedbiren önlenmesini, durdurulmasını, "...."ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelaların kaldırılarak bunlara el konulmasına ve el konulan tabelaların masrafı davalı tarafa ait olmak üzere, mahkememizce uygun görülecek bir yerde saklanmasına ve marka hakkına karşı gerçekleştirdikleri tecavüzler nedeniyle, 1.000,00-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı şirket vekilinin 12/06/2025 ve 16/07/2025 tarihli dilekçeleriyle, karşı tarafla sulh olduklarını, sulh anlaşması uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı şirket vekili de 17/07/2025 tarihli dilekçesiyle, davacı ile sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında 11/06/2025 tarihli sulh sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 2. ve 3. Maddesinde, "davalı taraf, .... tescil numaralı .... ibaresi içeren herhangi bir markasal kullanımda bulunmayacağını beyan etmektedir. Sözleşme tarihinden sonra davalı, hiçbir surette dava konusu işletmesindeki marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerine devam etmeyecektir. "... ibarelerinden birinin kullanılması halinde işbu ... Sözleşmesi gereği davalı taraf; marka hakkına tecavüz etmiş olacağını ve marka hakkına tecavüz edildiği gerekçesiyle yeni bir dava açılmaksızın aleyhinde ilamlı icra takibi yapılarak tecavüz teşkil eden kullanımların ortadan kaldırılacağını kabul etmiştir. Bu sebeple davacının bu dosya kapsamında maddi ve manevi tazminat olarak herhangi bir talebi yoktur. İşbu .... Sözleşmesi kapsamında.... ibaresi geçen veya davacıya ait markalar ile benzerlik içeren herhangi isimle bir marka tescil başvurusunda bulunmayacağını ve sözleşme tarihinden evvel ....çinde “....ibaresi geçen bir marka tescil başvurusunda bulunmuşsa söz konusu marka tescil başvurusunu, sözleşme tarihinden itibaren 7 gün içinde ....geri çekeceğini (marka tescil başvurularından vazgeçeceğini) taahhüt etmiştir." şeklinde sulh oldukları; 4. Maddesinde tarafların işbu davaya ilişkin olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, 5. Maddesinde ise, işbu sulh sözleşmesinin kararın eki sayılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettikleri anlaşılmış olup, tarafların beyanları ve sulh sözleşmesi de dikkate alınarak sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Taraflar arasında imzalanan 11/06/2025 tarihli sulh sözleşmesi gereğince tarafların karşılıklı olarak sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına,
Söz konusu sözleşmenin kararın ekinden sayılmasına,
Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken (615,40/3=)205,14.-TL peşin harcın mahsubu ile, kalan (615,40-205,14.=)410,26.-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/07/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır