Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ticari satış kaynaklı ödenmeyen faturalara dayalı icra takibine itirazın iptali davasında; mal teslimi, yetkisizlik ve sorumluluk muafiyeti iddialarının incelendiği gerekçeli karar.
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan 293.760 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalılar tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediği için kesinleştiğini iddia ettiği faturalara dayanarak takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalılar ise hizmet veya mal tesliminin gerçekleşmediğini, faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına borcu kanıtlamadığını, ayrıca davalılardan biri yetkisizlik, zamanaşımı ve iş ortaklığı sözleşmesi gereği borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedirler.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılar arasında ticari ilişki kapsamında mal ve hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu ilişkiye dayalı olarak Diyarbakır İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyasına konu 108.540 TL bedelli ve Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasına konu 185.220 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, alacağın tahsili amacıyla .....tarihinde davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların ödeme emirlerine karşı yetkiye, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, alacağın likit ve muayyen olduğunu, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca içeriği kabul edilmiş sayılan faturaların kesinleştiğini, davalıların haksız ve kötüniyetli olarak takibi sürüncemede bıraktığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin .....tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun .....numaralı arabuluculuk dosyasında uyuşmazlığın giderilemediğini, alacağın bir miktar para alacağı olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı .....Madencilik Ve Özel Sağlık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi’nin .....Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin gerçeğe aykırı ve tek taraflı düzenlenen belgelere dayandığını, müvekkili şirkete herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası gerçekleştirilmediğini, takip dayanağı 108.540 TL ve 185.220,00 TL tutarındaki toplam 293.760 TL bedelli belgelerin gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacı tarafın tacir sıfatıyla hizmeti ispat yükümlülüğü bulunduğunu ancak herhangi bir sözleşme, irsaliye veya iş kabul belgesi sunamadığını, Yargıtay kararları uyarınca faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamadığını, fatura içeriğinin belirsiz olduğunu, faturanın tebliğ edildiğine dair herhangi bir teslim belgesi sunulmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir borç ikrarı veya ödeme vaadinin bulunmadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve işbu davayı açtığını belirterek, haksız ve dayanaksız olan itirazın iptali davasının reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas ve .....Esas numaralı dosyaları ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerine karşı yapılan itirazların iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın çözümünde Diyarbakır mahkemelerinin değil Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu hususta icra müdürlüğüne yetki itirazında bulunulduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı .....Madencilik ve Özel Sağlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve dava dışı .....arasında imzalanan Ankara .....Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye numaralı İş Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin pilot ortak sıfatıyla mali yükümlülüklerden muaf tutulduğunu, iş ortaklığını temsile yetkili olan .....müvekkili borç altına sokmasının sözleşme ile açıkça yasaklandığını, bu nedenle müvekkilinin fatura alacağından sorumluluğunun bulunmadığını, Yargıtay kararları uyarınca yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemlerden şahsen sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından daha önce açılan benzer davalarda da yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemlerden müvekkilinin sorumlu olmadığının tespit edildiğini, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının borçtan sorumlu olmayan müvekkiline dava yöneltmesinin kötüniyetli olduğunu, icra takiplerinde borcun konusunun fatura alacağı olarak belirtilip somutlaştırılmadığını, faturanın tek başına alacak hakkı doğurmayacağını ve itiraz edilen faturanın delil niteliğini kaybettiğini belirterek öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın usulden, aksi halde esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan iki ayrı ilamsız icra takibine davalılar tarafından süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK'nın 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Davalılar, icra dosyalarında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş iseler de icra takiplerinin dayanağı fatura alacağı olup, TBK'nun 89. maddesi uyarınca takip alacaklısının kendi yerleşim yeri olan Diyarbakır İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlatmasının mümkün olmasına göre .....tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile davalıların, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas ve .....Esas sayılı dosyalarında yetkiye vaki itirazlarının iptaline/kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davalı .....Şti vekili Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de TBK'nun 89 maddesi uyarınca faturaya dayalı alacaklarda davacı kendi yerleşim yeri olan Diyarbakır ilinde dava açabileceğinden, .....tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile davalının Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı .....Şti vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de icra takibinin konusu olan faturaların incelenmesinde danışmanlık hizmetine ilişkin olduğu, danışmanlık hizmetinde vekalet akdi hükümlerinin uygulanması gerektiği, Türk Borçlar Kanunu’na göre, vekalet akdinden doğan alacak ve uyuşmazlıklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ve fatura tarihi üzerinden 5 yıl dolmadan icra takibi ve işbu dava açıldığından, .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden incelenmesinde takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalılar olduğu, fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı .....Şti'ye .....tarihinde ve davalı .....Şti'ye .....tarihinde tebliğ edildiği, davalı .....Şti'nin .....tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, davalı ....tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden incelenmesinde takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalılar olduğu, fatura alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı .....Şti'ye .....tarihinde ve davalı .....Şti'ye .....tarihinde tebliğ edildiği, davalı .....Şti'nin .....tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, davalı .....Şti'nin .....tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takiplerine konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2.maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
.....tarihli .....E.....K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir....." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Davacı, faturanın davalıya teslimine ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Mahkememizce davacının ve adi ortaklığın ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları sonucu;
Davacı tarafın, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına konu ettiği faturaları, kendi defterlerinde 120.32 nolu hesapta kayıt altına aldığı, bu hesaba göre faturaların davacı defterlerinde kayıtlı ve davacı 108.540,00 TL alacaklı olduğu, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına konu ettiği faturaları, kendi defterlerinde 120.26 nolu hesapta kayıt altına aldığı, bu hesaba göre faturaların davacı defterlerinde kayıtlı ve davacının, davalıların oluşturduğu adi ortaklıktan 185.220,00 TL alacaklı olduğu, davalı adi ortaklığın defterlerinde, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına konu edilen faturaların, 320.01.02 nolu hesapta kayıt altına alındığı, bu hesaba göre faturaların adi ortaklığın defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının davalı adi ortaklıktan 108.540,00 TL alacaklı olduğu, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına konu edilen faturaların ise 320.01.09 nolu hesapta kayıt altına alındığı, bu hesaba göre faturaların adi ortaklığın defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının davalı adi ortaklıktan 185.220,00 TL alacaklı olduğu, yani faturaların hem davacının hem de davalıların oluşturduğu adi ortaklığın defterlerinde kayıtlı olduğu, miktar itibari ile birbirleri ile örtüştüğü, her iki taraf defterlerinde de ödeme kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Mevcut delil durumu itibari ile davacının davalı adi ortaklıktan alacaklı olduğu tarafların ticari defter ve belgeleri ile ispatlanamamış durumdadır. Davalılar, borcun ödendiğini ispat edememiştir.
Davacı, icra takiplerine geçerken fatura alacağına faiz işletmiş ve işlemiş faizi de dava konusu yapmış; icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir delil sunmamıştır. Fatura tanzimi tek başına muhatabı temerrüde düşürmeye yeterli değildir.
6098 sayılı TBK’nun 117. maddesinin 1. bendine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüt ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmemiştir.
Somut olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden yapılan değerlendirmede ise bu maddedeki ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları ile ilgili olarak yer alan düzenlemenin 2. ve 4. bentlerinin ise ticari işletmeler arasında mal tedariki amacıyla yapılan işlemlerde uygulanması mümkün olup, taraflar arasındaki sözleşmenin mal tedarik ilişkisi olmaması nedeniyle somut olayda bu madde hükmünün uygulanması mümkün görülmemiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3266 E. 2018/4228 K, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/386 E. 2020/477 K., 2020/337 E. 2020/542 K., 2020/525 E. 2020/537 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/289 E. 2017/1425 K). Bu durumda yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve emsal kararlar gereğince davalıların icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından davacının işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptali talebi mahkememizce haklı görülmemiştir.
Davacı, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen toplam 293.760,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında (58.752,00 TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalılar, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için red edilen kısım bakımından davacının takip yapmakta haksız olması yeterli olmayıp, davacının kötü niyetli olduğunun ispatı gerekir. Mevcut delil durumu itibari ile davanın reddine karar verilen kısmı için davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1.a-Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 108.540,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faiz yürütülmesine,
1.b-Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 185.220,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faiz yürütülmesine,
1.b-Davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen toplam 293.760,00 TL'nin takdiren % 20'si oranında (58.752,00 TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davanın reddine karar verilen kısmı için davalıların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
4-Alınması gerekli 20.066,75 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 5.533,56 TL harcın mahsubu ile eksik 14.533,19 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 5.533,56 TL, bilirkişi ücreti 7.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 361,00 TL olmak üzere toplam 13.509,96 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 47.001,60 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 1/2'şer oranda davalılara ödenmesine,
9-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır