Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, tüketicide karıştırılma ihtimali yaratan benzer markaların hükümsüzlüğü davasında, kurumun davalı olarak husumet ehliyetinin bulunmadığına hükmetti.
Özet: Davacının, 1990lı yıllardan beri kullandığı tanınmış markasına benzerliği nedeniyle tüketicide iltibas yarattığını iddia ettiği rakip markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ettiği davada, mahkeme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 26/3. maddesi uyarınca marka hükümsüzlüğü davalarının tescil işlemini gerçekleştiren kuruma karşı açılamayacağını, zira kurumun bu tür davalarda husumet ehliyetinin bulunmadığını ve davanın yalnızca tescilli marka sahibine yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davalı kurum açısından husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi yönünde bir değerlendirme yapmıştır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/179 Esas - 2025/282

T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/179
KARAR NO : 2025/282
....
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 29/04/2025
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin .... markasını 1990’lı yıllardan bu yana kullandığını, başta süt ürünleri olmak üzere gıda sektöründe faaliyet gösteren, Türkiye çapında tanınan ve güçlü marka algısına sahip bir kuruluş olduğunu,davalı şirket adına 06.07.2023 tarihinde yapılan başvuru sonucunda, “....” ibaresinin, müvekkili markası ....” ile görsel ve işitsel olarak son derece benzer olduğunu, her iki markanın da “.... hecesini içerdiğini ve süt ürünleri başta olmak üzere gıda sektöründe tescil edilmiş durumda olduğunu, bu durumun, tüketici nezdinde iltibas yaratacak, markalar arasında karıştırılma ihtimali doğuracak nitelikte olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 ve 25. maddeleri uyarınca, önceki tarihli tescilli markaya benzer ve aynı veya benzer mallar/hizmetler için tescil edilmiş markaların hükümsüzlüğünün talep edilebileceğini, tüm bu nedenlerle, hükümsüzlük şartları oluştuğunu, tescil tarihinden itibaren geriye etkili olarak ....” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın hükümsüzlük talebine ilişkin olduğunu, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğin ifade ederek davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkili şirketçe yapılan marka başvurusu ve neticesinde verilen tescil kararının hukuka uygun olduğunu; davacı tarafça .....sayılı davanın reddedildiğini, bu sebeple iş bu davanın hem esas yönünden hem derdestlik hem de kesin hüküm yönünden dinlenirliği bulunmadığını, mahkemece gerek duyulursa ....E.sayılı davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davaya konu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı .... husumet ehliyetinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6769 sayılı SMK'nın “Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” başlıklı 26'nci Maddesinin üçüncü fıkrası,“Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında kurum taraf gösterilmez" hükmünü ihtiva ettiği, ayrıca, gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında markanın hükümsüzlüğü davasının, .... tarafından marka tescil başvurusuna itirazın reddi yönünde verilmiş nihai bir karar olmadıkça kuruma yöneltilemeyeceğinin açıkça ifade edildiği,
.... sayılı kararında, hükümsüzlük davasının idari nitelikte bir işlem olan tescil işlemini gerçekleştiren kuruma yöneltilemeyeceği, kurumun husumet ehliyetinin bulunmadığının belirtildiği,
.... sayılı kararında da, davacı tarafça açılan hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz istemli taleplerin ancak marka sahibine karşı açılabileceği, bu nedenle kurumun pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı,
Hükümsüzlük davasının, sicilde marka sahibi olarak kaydedilen kişiye veya hukuki haleflerine karşı açılacağı, tescilli bir markanın hükümsüzlüğü davasında “davalı”, davanın açıldığı anda marka sicilinde hak sahibi olarak kayıtlı kişi olacağı, haksız olduğu iddia edilen tescilin kurum tarafından yapılmasının kurumu davalı yapmayacağı, kurumun kendisinin hasım olarak gösterilmesini sağlayacak ve davacı aleyhine sonuç doğuracak bir işlem tesis etmediği,
6769 sayılı kanunun 25/3 maddesi uyarınca marka hükümsüzlük davalarında dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılabileceği, davalı olarak kurumun taraf olarak gösterilemeyeceği, davacı tarafından davalı olarak kurumun da taraf olarak gösterilmiş olmasının davalı kuruma husumet düşmediğinden hatalı olduğu,
.... Mahkemesi dosyası tetkik edilmiş aynı marka ile ilgili hükümsüzlük sebebi ile dava açıldığı ve bu davanını henüz kesinleşmediği dolayısıyla derdestlik itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
1-..... esas sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası daha önce açıldığından derdestlik nedeniyle açılan davanın reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacı şirketten alınarak davalı şirkete verilmesine,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
2-Patent kurumu hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine,
Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacı şirketten alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
4-Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekili ile diğer davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır