Ziynet alacağı davasında düğünde takılan eşyaların ev alımında kullanıldığı iddiası ile ispat yükünün hayatın olağan akışı prensibi uyarınca değerlendirilmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, ziynet alacağı davalarında, kadın eşin himayesinde bulunması olağan kabul edilen ziynet eşyalarının erkek eşin zilyetlik ve korumasına geçtiğini ispatlaması durumunda, erkek eşin bu ziynetleri iade etmeme veya evin alımında kullanıldığı iddiası karşısında ziynetlerin kendisine iade edilmemek üzere verildiğini ya da evin krediyle alındığını ispatla yükümlü olduğunu vurgulayarak, ispat yükünün hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden tarafta olduğu ilkesini uygulamıştır.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1985 E., 2025/1861 K.DAVA TÜRÜ: Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ: Banaz 1. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : 2021/44 E., 2021/796 K. Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının yargılaması sonunda "Davacının ziynet eşyası talebinin kabulü ile; 11... ayar 20,00 gram ağırlığındaki bilezik (değeri 87.560,00 TL), 1 adet 22... gram ağırlığındaki altın zincir (değeri 9.992,00 TL), 8 adet yarım altın (50lik ziynet) (değeri 11.376,00 TL), 1 adet yarım altın (50lik ziynet) (değeri 1.422,00 TL), 1 adet 14... ,00 gram ağırlığındaki çerçeve (değeri 996,00 TL), 11 adet çeyrek altın (değeri 7.821,00 TL), 1 adet 14... ,00 gram ağırlığındaki alyans yüzük (değeri 996,00 TL), 1 adet 14... ,00 gram ağırlığındaki ince künye (değeri 2.516,00 TL), 1 adet 14... ,00 gram ağırlığındaki küpe (değeri 1.098,00 TL), 1 adet metal kordonlu saat (değeri 400,00 TL) ve 4 adet gremseden (değeri 28.440,00 TL) oluşan ziynetlerin aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde değerleri toplamı 135.979,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında düğünde takılan ziynetler ile erkeğe ev alındığı gerekçesine yer verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı vekilinin kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” hükmünü amirdir. Kanun koyucu, ispat yükünü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa yüklemiştir.6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi "kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça” ifadesine yer vererek ispat yükünde genel kuralın bazı istisnalarının bulunduğunu düzenlemiştir. Bu istisnalardan birisi de "olağan durum"un aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olması hâlidir. Olağan bir duruma dayanan tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekmez; bilakis, ispat yükü bu olağan durumun aksini iddia eden, diğer bir ifadeyle hayatın olağan akışına aykırı iddiada bulunan tarafa düşer. Uyuşmazlık konusu ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen ve götürülebilen türden eşyalardan olduğu için olağan olan bu eşyaların kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Kaldı ki; hayat deneyimlerine göre de olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanarak muhafaza edilmesidir. Bunların erkeğin zilyetlik ve korunmasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir.Kadın eş, kişisel malı kabul edilen ziynet eşyalarının himayesinden çıkarak erkek eşin himayesine girdiğini ispatlamış ise, erkek eş ziynet eşyalarının iadesiyle yükümlü olmadığı hususunu ispat yükü altındadır. Borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca, asıl olan borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır. İade edilmemek üzere alındığı hususunu ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğuna göre, davalı eğer ki ziynetlerin himayesine girdiğini kabul ederse bu ziynetleri iade etmemek üzere aldığını ispatlamalıdır. Somut olayda, kadın düğünde takılan ziynetlerin erkek tarafından alınarak harcandığını, ev alımında kullanıldığını; erkek de iddiaların gerçek olmadığını, evin kredi ile alındığını ve düğünde erkek üzerine takılan ziynetlerin erkeğin olduğunu iddia etmiştir. Dosyaya sunulan deliller incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ziynetlerden 4 adet gremse altın dışındakilerin düğünde kadına takıldığı ispatlanmıştır. Davacı tanıklarının tutarlı beyanları ile düğünde kadına takılan takıların bozdurularak erkeğe ev alınırken kullanıldığı ispatlanmıştır.Tanık beyanlarında düğünde takılan nakit paralar ile 4 adet gremse altın alındığı ve bu altınların da ev alımında harcandığı belirtilmiştir. Dosyadaki kuyumcu bilirkişi raporunda o dönem kadın üzerine takılan nakit paralar ile 4 adet gremse altın alınamayacağı belirtilmiş ve sunulan fotoğraflardan düğünde erkek üzerine de nakit paralar takıldığı anlaşılmıştır.Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince düğünde taraflara takılan nakit paraların ayrı ayrı tespit edilerek kadın üzerine takılan nakit paralar ile ne kadar gremse altın (veya gremse ayarında altın) alınabileceği hususunda ek bilirkişi raporu alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddine,2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3.İlk Derece Mahkemesi kararının 4 adet gremse yönünden BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.