Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçlamasıyla yargılanan sanığın sahte hat ve icra takibi iddialarının araştırılmaması sebebiyle verilen kararı eksik kovuşturma nedeniyle bozdu.
Özet: Hırsızlık suçlamasıyla açılan davada, sanığın adına sahte açılan hat ve icra takibi başlatıldığı yönündeki savunmalarının GSM operatörleri ve UYAP üzerinden yeterince araştırılmadığı, sanığa delil sunma imkanı tanınmadığı ve imza incelemesi yapılmadığı gerekçeleriyle eksik kovuşturma yapıldığı tespit edilerek, istinaf mahkemesinin kararı hukuka aykırı bulunmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3911 E.  ,  2026/9407 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/175 E., 2023/2839 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, mahkûmiyetin herhangi bir delile dayanmadığına, suçu işlediğinin sabit olmadığına, sanığın asli fail yerine yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında adına sahte açıldığını, İstanbul'da ev kiralandığını ve bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında açılmış hat olup olmadığının GSM operatörlerinden sorularak gerekirse sahte olup olmadığının tespiti açısından imza incelemesi yaptırılması, hakkında icra takibi yapılıp yapılmadığının UYAP'tan tespit edilmesi ve bu hususlara ilişkin varsa delillerini sunması için sanığa süre verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.