Boşanma davasında kumar ve borçlanma nedeniyle tam kusurlu erkeğin manevi tazminat ret, maddi tazminat ve iştirak nafakası azlığı ile çocuk tedbir nafakasının başlangıç ve miktar hesaplama sorunları nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Boşanma davasında, temyiz incelemesi sonucunda, kumar oynama, borçlanma ve ev satışı gibi eylemlerle evlilik birliğinin temelden sarsılmasında tam kusurlu bulunan erkeğe atfedilen fiillerin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddedilmesinin, kadına hükmedilen maddi tazminatın az bulunmasının, ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakasının yetersiz olmasının ve tedbir nafakasının başlangıç tarihi ile önceki ara kararların gözetilmemesi nedeniyle infazda tereddüt yaratacak şekilde düzenlenmesinin hatalı olduğuna hükmedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının belirtilen bu hususlara ilişkin kısımlarının bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının ise reddedilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/1762 K.DAVA TÜRÜ: Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 2. Aile MahkemesiSAYISI : 2021/589 E., 2024/543 K. Taraflar arasındaki boşanma davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen yoksulluk nafakası, tazminatların miktarları ile ortak çocuk yararına hükmedilen nafakaların miktarları ve davalı erkek vekili tarafından tamamı yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda kumar ve bahis oynayan, krediler çekip eşinin ailesinden para alarak borçlanan ve borçlarını ödeyemediği için evlilik birliği içinde alınan evi satan erkek eşin tam kusurlu olduğuna hükmedilmiştir. Davalı erkeğin kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu itibarla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevî tazminatın koşulları oluşmamıştır. O halde, kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, velâyeti anneye verilen ortak çocuk Hiranur yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesi, tarafların ortak çocuğu yararına 24.05.2022 tarihli ara karar ile nafakanın başlangıç tarihini belirtmeden aylık 800,00 TL tedbir nafakasına hükmetmiş, 30.05.2023 tarihli ara karar ile nafakayı karar tarihinden itibaren aylık 1.200,00 TL'ye, 12.03.2024 tarihli ara karar ile karar tarihinden itibaren aylık 2.000,00 TL'ye ve 10.10.2024 tarihli nihai karar ile de karar tarihinden itibaren aylık 2.500,00 TL'ye yükseltilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, tedbir nafakası hükmünü kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin tedbir nafakasının başlangıç tarihine yönelik gerekçesi doğru olmakla birlikte, kurulan yeni hükümde 30.05.2023 tarihli ara karara yer verilmemesi, böylelikle 30.05.2023 tarihli ara karar ile tedbir nafakasının aylık 1.200,00 TL'ye yükseltildiğini ve 30.05.2023-12.03.2024 arasındaki dönemde aylık 1.200,00 TL olduğunu göz ardı edip hüküm kurması infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğundan, kararın bozulmasını gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevî tazminat, maddî tazminat ile iştirak nafakasının miktarı ve ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası yönlerinden BOZULMASINA, 2.Tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.