Yaya çarpması sonucu sürekli iş göremezlik yaşayan davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasında, sürücü ve yayaya %50 kusur atfeden ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yayanın aracın çarpması sonucu yaralanmasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, tarafların itirazları üzerine alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacı yaya ile davalı sürücüyü kazanın meydana gelmesinde %50 oranında eşdeğer kusurlu bulmuş; davacının %37 sürekli maluliyet raporunu, tedavi sürecini ve mali durumları dikkate alarak 108.897,85 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2026/110 E.  ,  2026/3784 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/263 E., 2025/259 K.
Bozmaya uyularak verilen İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan ve karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya davalı ....'nin maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 30.08.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını, davacı yayaya yeşil ışık yandığı sırada davacının karşıdan karşıya geçtiğini, olayda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, sürücü ile araç malikinin birlikte sorumlu olduğunu, cismani zarar nedeniyle manevi zarara da uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. maddeye dayalı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş; 23.11.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 2.239,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 106.658,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.897,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yolun üç değil dört şeritli olduğunu, davacının beyanlarının çeliştiğini, davacı yayaya yeşil yandığı sırada araçlara da yeşil yanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kusurlu davranışı nedeniyle tazminat talebinin yerinde olmadığını, olay yerindeki hız sınırı dikkate alındığında harekete geçmeye çalışan aracın davacıya çarpmasının mümkün olmadığını, kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini ve manevi tazminat miktarının yasaya aykırı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının soruşturma aşamasındaki ve dava dilekçesindeki ifadeleri incelendiğinde davacıda kusur olduğunun sabit olduğunu, davalı sürücünün yeşil ışığın yanmasıyla hareket ettiğini, bu nedenle de davacıya olduğundan hızlı seyretmek nedeniyle çarpmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının maluliyetinin ispatlanması gerektiğini, aracın zorunlu trafik sigortacısına da davanın ihbar edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli, 2015/507 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararı ile keşif sonucu alınan kusur bilirkişi raporuna göre aracın sürücüsü olan davalı ...'ın tali ve % 25 oranında, davacı yaya ...'nin ise asli ve % 75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, alınan rapora tarafların itiraz etmesi üzerine, eldeki davada alınan rapor ile her iki tarafa da eşit kusur veren ... 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/643 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Kürsüsünden seçilen üç kişilik bilirkişi kurulundan yeniden rapor alındığı, 16.04.2018 tarihli kurul raporunda bilirkişilerin davalı sürücü ... ile davacı yaya ...'nin kazanın meydana gelmesinden eşdeğer ve %50 oranında kusurlu olduklarını tespit ettiği, alınan üç kişilik bilirkişi kurulunun raporunun olayın oluş şekline uygun olması, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunu teyit etmesi nedeniyle hükme esas alındığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan maluliyet raporunda ise, kaza sonrası davacının %37,0 oranında sürekli olarak malul olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği bilgisinin yer aldığı, buna göre hesaplama yapıldığı, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplanan miktardan mahsup edildiği, davacının kazanın oluşumundaki kusur oranı ve henüz 39 yaşında iken % 37 oranında malul kalması, tedavi sürecinin uzunluğu, tarafların dosyaya yansıyan mali durumları, paranın satın alma gücü, olay tarihi ve davacıda uyandıracağı tatmin duygusu ile caydırıcılık unsurları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak manevi zarar oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 108.897,85 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ... Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ... Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 28.10.2021 tarihli, 2019/1844 Esas, 2021/1827 Karar sayılı kararı ile davalıların istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.10.2023 tarihli ve 2022/1263 Esas, 2023/10920 Karar sayılı ilamıyla; somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %37,0 oranında sürekli maluliyetin bulunduğuna yönelik belirleme yapıldığı, 30.08.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu, şu halde; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararının doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 13.01.2025 tarihli raporda; davacı ...’nin 30.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazasına bağlı vertebra füzyon arızası nedeniyle iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği, sorulduğu üzere geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren vertebra füzyon arızası nedeniyle, 30.03.2013 tarihli 28603 Resmi Gazetede yayımlanan “Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, dava konusu kaza nedeniyle ilgili mevzuat çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, davacının maddi zarar miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişisinden alınan 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zarar miktarının 3.862,86 TL, sürekli iş göremezlik zarar miktarının 66.301,22 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 70.164,08‬ TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücrette meydana gelen değişikliklerin kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu nedenle dikkate alınması gerektiğini, maluliyet raporuna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, maluliyet raporları arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
Davalı ...ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı tespitler ile belirlendiğini, kusur oranlarının eksik incelemeye dayalı olarak tespit edildiğini, davalı sürücüde kusurun olmadığını, hesaplama raporunda hatalar olduğunu, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; yaya olan ve karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya davalı ....Tic. A.Ş.'nin maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 30.08.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Davacının adli yardım talebi Dairemizce kabul edilmiş ise de HMK 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.