10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
Özet: Sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen mahkûmiyet kararının, suçun niteliği ve öngörülen üst ceza haddine göre hesaplanan on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarının durma süreleri de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/467 E., 2025/1830 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi ile 67/4. maddesi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.Suç tarihinden itibaren, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 08.02.2010 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 28.12.2010 tarihi arasındaki, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.09.2011 tarihi ile HAGB'nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 25.09.2012 tarihi arasındaki ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.02.2017 tarihi ile HAGB'nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 07.04.2018 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle, Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.04.2026 tarihinde karar verildi.