Bir şirketin ortağı ve müdürü olan paydaşın, şirketin kullandığı taşınmazlar için kendi aktif görev süresini de kapsayan ecrimisil talebinin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, davalı şirketin kendi payına düşen hisseli taşınmazları izinsiz kullandığı gerekçesiyle ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuş; davalı şirket ise davacının taşınmazların kullanıldığı dönemde şirketin hissedarı ve müdürü olduğunu, kullanıma rıza gösterdiğini ve kötü niyetli davrandığını savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise davacının şirkette müdür ve hissedar olduğu döneme ilişkin ecrimisil talebinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini belirtmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/817 E.  ,  2026/1662 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1253 E., 2024/2295 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2023/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 83 18... -13-14 parsel sayılı taşınmazlara 16.06.2020 tarihinden bu yana 1/3 oranında malik olduğunu, davalı Şirketin 18.10.2019 tarihinde kurulduğunu ve Şirketin merkez adresini ve Şirketin işletmesi olan restoranın uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde yer aldığını, taraflar arasında yazılı ya da sözü bir kira sözleşmesi bulunmadığını, 14 No.lu parseli davalı Şirketin işyeri olarak kullandığını, üzerinde 2 katlı restoran ve müştemilatı olduğunu, taşınmazların etrafının betonarme duvar ile çevirdiğini, 2 ve 13 No.lu parsellerin davalı tarafından düzleştirilerek restorana bağlı otopark ve malzeme alanı olarak kullanıldığını, müvekkilinin 16.06.2020 - 12.07.2021 tarihleri arasında davalı Şirketin 340/100 adet paya karşılık gelen hissesinde hissedar olduğunu, bu tarih arasında da müvekkiline davalı Şirket tarafından taşınmazların kullanmasından kaynaklı herhangi bir kira-ecrimisil ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin uyuşmazlık konusu taşınmazlardaki hisselerine karşılık gelen ecrimisil bedelinin ödenmesi için arabuluculuk başvurusu yaptığını ve tarafların anlaşamadığını ileri sürerek davalının el atmasının önlenmesini ve 16.06.2020 tarihinden itibaren davacının payı oranında ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifadan men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceklerini, arabuluculuk sürecinin yapılmasının, ihtar koşulunu ortadan kaldırmayacağını, uyuşmazlık konusu taşınmazların, davacının ve kayınbiraderleri olan ...ve ... tarafından 1/3'er hisseler oranında satın alındığını, Şirketin ve taşınmazların satın alınma tarihinin ise 16.06.2020 tarihi olduğunu, davacının, münferiden temsile yetkili olarak 15.06.2040 yılına kadar müdür olarak seçildiğini, davacı ve kayın biraderlerinin söz konusu şirkete ait restoranı hep birlikte işletmeye başladıklarını, .... Ltd. Şti'nin yetkilisinin, davacının kayınbiraderi olan ...olduğunu ve fiilen işletmesinin davalı müvekkili tarafından kullanıldığını, davacının, şirket üzerinde 340/1000 oranında hissedarlığı söz konusu olup, işletme ve şirketin 16.06.2020 - 12.07.2021 tarihleri arasında müdürü ve imza yetkilisinin davacı ... olduğunu, 12.07.2021 tarihinde söz konusu hisselerini eşi...'a devrettiğini, bir aile şirketi olarak işletmekte oldukları restoranda işletmeye dair her türlü rızayı gösterdiğini ve bizzat kendisi tarafından işletilmiş olmasına rağmen, şu an edinim tarihinden itibaren ecrimisil talep etmiş olmasının, davacının açıkça kötüniyetli olduğunu ve haksız kazanç elde etme niyetinde olduğunu gösterdiğini, davacının eşi... ile boşanma sürecinde olduklarını, bu davayı hukuki bir hak olarak değil intikam aracı olarak kullanmaya çalıştığını, davacının, şirket yetkilisi olarak bulunduğu zaman dilimi içinde kendi rıza ve muvafakati ile Şirketin kullanımına verdiği taşınmaz hissesi için, rıza dışılık iddiasında bulunulamayacağını ve bundan ötürü de bir ecrimisil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 83 18... , 13... parsel sayılı taşınmazlarda 1/3 oranında hissedar olduğu, bu taşınmazlardan 13... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalı Şirketin restoran işlettiği, 2 parsel sayılı taşınmazın davalının kullanımında olmadığı, davacının da bu Şirkette hissedar olduğu ve hatta müdür olarak görev yaptığı, 12.07.2021 tarihinde davalı Şirketteki hisselerini devrederek Şirketten ayrıldığı, taşınmazlardaki hisselerinin ise aynı şekilde devam ettiği, davalının, davacının bu kullanıma ilişkin muvafakati olduğu ve/veya ecrimisil bedelinin kendisine ödendiği yönünde bir iddia ve ispat yoluna gitmediği, her ne kadar davacının, taşınmazlara ilişkin hissedar olduğu tarihten dava tarihine kadar ecrimisil talep etmiş ise de, davalı Şirkette ayrıldığı tarihe kadar müdürlük de yapan ve hissedar olan davacının, hissedar olduğu döneme ilişkin ecrimisil talebinin, hayatın olağan akışına uygun düşmediği, Şirkette hissedar olduğu dönemde taşınmazların kullanımına muvafakatinin var olduğunun kabulü gerektiği ve bu nedenle davalının, ancak davacının Şirketten ayrıldığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemden sorumlu olması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 64.749,76 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 83 18... ve 14 parselde davacıya ait 1/3 oranında hissesine davalının yapmış olduğu müdahalenin men'ine, 83 18... parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle dava dışı ... ...'e ait iken 16.06.2020 tarihinde 1/3 pay olacak şekilde davacı ve dava dışı şirket ortakları ... ve ...'e satıldığı, ... ve ...'in davacının kayınbiraderleri olduğu, davacının 16.06.2020 - 12.07.2021 tarihleri arası Şirketin ortağı ve müdürü olduğu, davacının 12.07.2021 tarihinde Şirketteki payını eşi İlknur'a satış suretiyle temlik ettiği, davacının dava açamadan önce 21.10.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve bu başvurunun olumsuz olarak sonuçlandığı, sonrasında 24.02.2022 tarihinde eldeki davayı açtığı, davalı tarafından yargılama aşamasında cevap ve düplik dilekçesinde kiracılık savunmasında bulunulmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357/1 hükmü gereği istinaf aşamasında ileri sürülen kiracılık savunmasına ve taşınmazın önceki maliki ... ile yapılan kira sözleşmesine itibar edilmediği, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı tarafın feragati söz konusu olmayıp davadan vazgeçildiği, bu durumda davalı vekilinin muvafakati alınması gerekirken Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmamış ise de bu konu da istinaf olmadığından eleştirilmekle yetinildiği, keşfen belirlenen dava değeri üzerinden eksik harç tamamlanmamış ise vekâlet ücreti dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden takdir edilmesi gerektiği, Mahkemece bu parsel itibariyle eksik harç yatırılmadığı dikkate alınarak 1.000,00 TL dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, kabul edilen parsellere ilişkin el atmanın önlenmesi davası yönünden; davacının davaya konu 13... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğu, taşınmazın tamamının davalı Şirkete ait restoranın kullanımına tahsis edildiği, davacının taşınmazda kullanabileceği bir yer bulunmadığı dikkate alındığında davacının payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu, kabul edilen ecrimisil yönünden; davacının Şirket ortaklığından ayrıldığı tarihe kadar kullanımının rızaya dayalı olduğu, taşınmazın paydaşlar tarafından kiraya verilerek kullanılmadığı da sabit olmakla rızanın arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle geri alındığı ve intifadan men şartının bu tarih itibariyle oluştuğu dikkate alınarak 21.10.2021 tarihinden dava tarihi olan 24.02.2022'ye kadar olan 4 ay 3 günlük dönem için (14 parsel için aylık 25.108,60 TL, 13 parsel için aylık 1141,30 TL üzerinden) davacının 1/3 payı dikkate alınarak ( 14 parsel için 51.472,63 TL, 13 parsel için 2.358,68 TL) 53.831,31 TL ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacı ve davalı tarafın istinaf talebinin kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 53.831,31 TL ecrimisil bedelinin 19.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı Şirketin 83 18... ve 14 parsel sayılı taşınmazda davacının payına vaki el atmasının önlenmesine, 83 18... parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkil Şirketin kira akdine dayalı olarak kiracı konumunda olduğunu, dava dışı önceki mülk sahibi ... ... ile yapılmış olan kira sözleşmesinin dosyada mevcut olduğunu, yeni malikin önceki kira sözleşmesinin tarafı olduğunu, davacının, şirket hissesini eşine devretmesi sonrasında müvekkile karşı haksız ve hukuka aykırı şekilde kötüniyetli olarak ecrimisil ve men'i müdahale talepli davayı açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve dava paydaşlar arası ecrimisil davası değil ise de aleyhe bozma yasağı gereğince davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.