Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında erkeğin daha ağır kusurlu olduğu ve tazminatların belirlenmesi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Tarafların karşılıklı boşanma davasında, hem davacı-davalı erkeğin hem de davalı-davacı kadının, Bölge Adliye Mahkemesinin karşılıklı davaların kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlara ilişkin hükmünü temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesince kadına yüklenen "eşini sık sık telefonla arama" kusurunun eski tarihli olması nedeniyle dikkate alınamayacağını ve boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunu tespit eden kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığına ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2026/1552 E.  ,  2026/5551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/817 E., 2025/1613 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 16. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/479 E., 2025/201 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı ve birleşen davaların kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen eşini sık sık telefon ile arayarak ne zaman geleceğini ve nerede olduğunu sorması”vakıasının tanık beyanlarına göre eski tarihli olduğunun, sonrasında evlilik birliğinin devam etmesi nedeniyle bu kusurun kadına yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.