Danıştay Beşinci Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının terör örgütü üyeliğinden beraat etmesine rağmen, iltisak/irtibat gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddini hukuka uygun buldu.
Özet: OHAL KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, terör örgütü üyeliğinden beraat etmesine rağmen göreve iade talebinin reddedilmesi üzerine açtığı davada, temyiz edilen karar incelenmiştir; mahkeme, örgüt üyeliğinden beraat kararının, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca örgütle iltisaklı veya irtibatlı olma nedeniyle uygulanan idari tedbirin hukuka uygunluğunu doğrudan bağlamayacağını belirtmiş, FETÖnün "katalog evlilikleri" gibi yapısal uygulamalarının örgütle bağ kurma açısından önem taşıdığına dikkat çekmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/5745 E.  ,  2025/8480 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5745
Karar No : 2025/8480
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
-E-Tebligat-
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında genel mevzuat hükümleri yerine OHAL KHK’si hükümleri uygulanarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, ".... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezasıyla cezalandırıldığı, davanın istinaf aşamasında olduğu" tespitine yer verilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden,.... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi A.E.'nin; Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmakta iken kamu görevinden çıkarıldığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı ve bizzat sohbet de verdiği, 667 sayılı KHK ile kapatılan Sivas Eğitimciler Derneğinin başkan yardımcısı olduğu, 16/12/2014 tarihinde Sivas Adliyesi önünde FETÖ mensuplarınca düzenlenen "Yusuflara selam olsun, özgür basın susturulamaz" konulu protesto gösterisine katıldığı, örgüt mensupları arasında sosyal ilişkileri artırmak ve aidiyet oluşturmak için tertip edilen yurt içi-yurt dışı gezilere katıldığı, 2014'te Banka Asya'ya destek için hesaplarında artırıma gittiği, 667 sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitim-Sen'e üye olduğu, sosyal medya hesaplarında örgüt lehine paylaşımlar yaptığı, örgüte kazanç sağlamak için örgütün gazete, dergi aboneliği ve himmet toplama işi için uğraştığı ve ByLock kullanıcısı olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
İdari yönden, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının eşi A.E. tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Ohal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının, bir kamu görevlisi olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün ihlaline sebep olacağından, FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.