4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun kapsamında, yol için acele kamulaştırılan taşınmazın fark bedelinin depo edilmemesi nedeniyle usulden reddedilen davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, başlangıçta taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkini talebiyle açılan bir davanın ilk derece mahkemesince kabulünün ardından, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesince kaldırılıp yeniden yargılama için geri gönderilmesiyle başlayan süreci ele almaktadır; yeniden yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi, fark kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmemesi nedeniyle davayı usulden reddetmiş, bu ret kararı davacı idare ve davalı vekillerince istinaf edilmiş, ancak bölge adliye mahkemesi başvuruları esastan reddetmiştir; davacı idare, acele el koyma kararlarının kesinliği ve kamu hizmetinin aksamaması gerektiğini, davalı ise mülkiyet hakkının korunması ve fark bedelin tahsili gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesinin bu ret kararını temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/15297 E.  ,  2026/1759 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1305 Esas, 2025/1621 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/126 Esas, 2024/22 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince fark kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 79... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın kısmen kamulaştırıldığını, kamulaştırmadan arta kalan alanın küçük parça halinde kalması nedeniyle maliklerin faydalanabilmesi imkanının kalmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi gereğince kalan kısmında kamulaştırılmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza acele el konulmasına izin verildiğini, 2017/151 Esas, 2018/186 Karar sayılı acele el koyma kararların kesin karar niteliğinde olduğunu, acele el koyma dosyalarında ödenen ve istinaf kaldırma kararından önce ödenen bedellerin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, ancak acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davalarında tespit edilen kamulaştırma bedelini ödemenin acele el koymaya izin verilmesinin şartı olduğunu acele el koyma bedelinin iadesinin taşınmaza acele el koyma izninin de ortadan kalkmasına sebep olacağını öncelikle acele el koyma dosyalarında verilen kararların kesin kararlar olduğunu kararların ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, bir diğer hususun ise acele kamulaştırma bedelinin iadesi ile acele koyma izninin ortadan kalkması durumunun fiilen hizmet vermeye devam eden Kuzey Marmara Otoyolunun faaliyetlerinin sekteye uğramasına sebep olabileceğini, işbu davada acele kamulaştırma bedelinin iadesine dair taleplerinin olmadığını, Mahkemece talepleri dışında karar verildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, müvekkil idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya usul ve esas yönünden itirazlarının bulunduğunu, yerel mahkemenin, 2942 sayılı Kanun'un hükmü uyarınca tapunun iptali ile yol olarak terkinine yönelik verilen kararın kesin hüküm olmasının, fark bedelin depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi kararının şeklen hukuk kuralına uygun gözüküyor olsa bile kesin hükmün kaldırılmasına ilişkin usul ve kanunda açık düzenleme olmaması karşısında tespit olunan fark bedelin davacıdan tahsil edilmesinin taleplerinin değerlendirilmediğini, mülkiyet hakkının koruması açısından kararın olumlu olarak değerlendirilse de kesin hükmün kaldırılması ile tespit olunan kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmesi yönünden yasal boşluk olduğundan, yasal boşluğu doldurmasında davalıların menfaatlerinin bedelin önemli bölümünün davacıdan tahsil edilmiş olunması nedeniyle, fark bedelin davacıdan kamulaştırma tarihinden işletilecek en yüksek mevduat faizi oranlarında hesaplanacak faiziyle birlikte alınarak davalılara verilmesi olarak değerlendirildiğinde, hükmün bozularak davanın usule uygun olarak karar verilmesini talep ettiklerini, esas yönünden ise davalıların taşınmazına 6 yıl davacı idarenin hukuken ve fiilen el atmış olması nedeniyle haksız olduğunu, usul ekonomisi kuralı gereğince davaların en az giderle, en kısa sürede sonuçlandırılmasının gerekmekte olduğunu, davalıların kamulaştırma bedelini davacıya geri ödemesinin, karar kesinleştikten sonra kendilerinin yeni açmak durumunda kaldıkları, davacıdan haksız el atma nedeniyle tazminat davası sonucuna göre haklarını alabilmelerinin mağduriyetlerine neden olduğunu, bu yönden verilen yerel mahkeme kararının davalıların aleyhinde olduğunu, davalıların tercihlerini Mahkemeye beyan edebilmeleri ve onların taleplerinin değerlendirilmesi sonucunda karar verilmesinin menfaatler dengesini sağlamak bakımından da önem taşıdığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının iptal edilerek istinaf taleplerince karar verilmesini, dava ve mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekili sunduğu istinaf dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kendi talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş ve davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ise fark bedelin depo edildiği belirtilmiş ise de fark bedelin yatırıldığına dar dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmış ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süreye rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olduğu anlaşıldığından davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca acele el koyma bedellerinin iadesine ilişkin karar acele el koyma izninin ortadan kalkmasına sebep olacağından acele el koyma bedellerinin iadesine yönelik taleplerinin olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin
tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyası ile bloke edilen bedelin davacı kuruma iadesine ilişkin hüküm kurulmaması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılması, yerine "Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından önce kamulaştırma fark bedeli olarak ödenen 125.147,84 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.