Bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçunda eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi üzerine kanun yararına bozma isteminin incelenmesi.
Özet: Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçlamasına ilişkin savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, mağdurun beyan ettiği hesaplar, telefon numaraları ve ilgili firmalar hakkında yeterli araştırma yapılmadan ve deliller eksik toplanarak verildiği, dolayısıyla Cumhuriyet savcısının soruşturma görevini gereği gibi yerine getirmediği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu belirtilerek, bu karara yapılan itirazın reddine dair merci kararının kanun yararına bozulması talep edilmektedir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2024/7516 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKüçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2024 tarihli ve 2024/28953 Soruşturma, 2024/17735 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.08.2024 tarihli ve 2024/7516 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.08.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/11506 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155751 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155751 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 29.12.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin 11.12.2023 tarihinde, ... internet adresinin uzantısı gibi gösteren bir siteye girerek kendisini lisanslı borsa aracı kurumu gibi gösteren ... isimli firma görevlileri ile iletişime geçmesini takiben ... ve ... isimli firmalara toplamda 10.000 Usd tutarında para göndermesini müteakip parasını geri alamadığından bahisle şikayetçi olması üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.05.2024 tarihli kararı ile hilenin nitelikli bir yalan olduğu ve hile unsurunun olayda gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirtmiş olduğu hesaplar, telefon numaraları, ... ve ... hakkında araştırma yapıldıktan sonra tespit edilen kişilerin ifadeleri sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; internet reklamlarında ... isimli internet adresinin uzantısı gibi görünen ve bu siteye girildiğinde, kendilerini ... Bankası A.Ş’nin bir yan kuruluşu ve bu bağlamda devlet bankası güvencesi ile lisanslı bir borsa aracı kurumu gibi lanse eden ... isimli firma çalışanlarının yönlendirmesi ile şikayetçinin borsa yatırımı yapmak için, ... Ödeme Hizmetleri ve ... A.Ş. isimli firmaya 5.000.00 TL ve ... Bilişim Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. isimli firmaya da toplamda 10.000,00 USD para gönderdiğinin, açıklama kısmında göndericinin ad ve soyadı dışında başkaca bir husus yazılmaması yönünde şikayetçiye telkinde bulunulduğunun, şüphelilerin bir müddet sonra parayı çekmek isteyen şikayetçiye, paranın mevzuat gereği 6 ay süre ile çekilemeyeceğini ancak 6 ayın sonunda 32.000,00 USD olarak çekebileceğini, hemen çekilmek istenmesi halinde ise 157.800,00 TL tutarında vergisinin çıkacağını ve bunun peşin olarak ödenmesi gerektiğini söylediklerinin, ... Ödeme Hizmetleri ve ...A.Ş.'nin adresinin kapalı ve tabela şirketi mahiyetinde bulunduğunun, ayrıca firmanın ... ‘ya kayıtlı lisanslı bir borsa aracı kurumu olmadığının, bununla birlikte; şikayetçinin göndermiş olduğu paranın kar payı ile birlikte geri alınabilmesi için 157.800.00 TL daha para yatırması gerektiğini belirttiklerinin, şüphelilerin bu şekilde haksız menfaat elde ettiklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirketlerin yetkilileri ve ortaklarının belirlenmesi, faal olup olmadıklarının, faal iseler faaliyet konularının ne olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, telefon görüşmesi yapılan hat kullanıcılarının açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi, dosyada mevcut yazışmaların incelenmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık ya da 6362 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin kısa zamanda az miktarda para ile yatırım yaparak yüksek miktarda para kazanma şeklindeki eyleminde kaybetme ihtimali olduğunu bilmesi gerektiği, bu nedenle şüpheli tarafından gerçekleştirilen davranışların hile boyutuna varan nitelikli yalan olmadığı, tarafların kayıt dışı sözleşme ilişkisi dışındaki bir sisteme yatırım yaparken yatırdıkları paranın tamamını kaybedebileceklerini gözönüne alarak yatırım yaptıkları, kişinin kendi iradesiyle bir başkasına yatırım için para göndermesinin kendi sorumluluğunda olduğu, bu halde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenlerle yerinde görülmüştür.III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.08.2024 tarihli ve 2024/7516 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.