Kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, Sakarya BAMın esastan ret kararının, 2942 sayılı kanun, emsal değerleme, vekalet ücreti ve faiz yönünden temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Kocaelide bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tescili talepli davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, hem davacı idare hem de taşınmaz sahibinin kararı istinaf etmesiyle gelişen süreci özetlemektedir; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın emsal karşılaştırması ve kalan kısım için değer düşüklüğü hesaplamalarını içeren bilirkişi raporunu yerinde bularak ve vekalet ücreti ile faiz itirazlarını uluslararası ve ulusal yüksek mahkeme içtihatları doğrultusunda değerlendirerek her iki istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, bu ret kararının davacı idare vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
5. Hukuk Dairesi         2025/15396 E.  ,  2026/1758 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/944 Esas, 2025/1540 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 Esas, 2023/19 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 2051 (eski 2038) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, müvekkilinin yargılamanın uzamasında bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil kurumun kendisini vekille temsil ettirmiş ve davanın kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların yerel mahkemece değerlendirilmediğini, taşınmazın vasfının hatalı olarak belirlendiğini, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaza emsal olarak alınan taşınmazın doğru bir emsal olmadığını, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedeli arttırma amacına yönelik olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırılmadığını, kalan kısım her türlü tasarrufa elverişli ve yola kavuşmuş olması nedeni ile değerinde meydana gelen artışın hesaplanarak kamulaştırma bedelinden düşürülmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının ve seçilen emsallerin uygun olmadığını, dosya ve raporda belirtilmesine rağmen, serbest piyasa fiyatlarına dair bir örnek verilmediğini, bilirkişi raporunda emsallerin mukayesesinde rayiç bedel ve serbest piyasa bedellerinden bahsedildiğini, emsal arsaların satış bedellerinin rayiç bedellerle kıyaslandığı, çevreden araştırma yapılarak alım satımlarının incelendiği iddia edilmiş ise de raporda bunlarla alakalı herhangi bir değerlendirilme yapılmadığını, arta kalan alanda değer kaybının eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında Yargıtay denetiminden geçen dosyalar da gözetildiğinde bir isabetsizlik görülmediği gibi dava konusu taşınmazın kamulaştırma sonucu oluşa geometrik yapısı, oluşan konumu ve yüzölçümüne göre %15 değer düşüklüğü belirlenmesinin yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş ise de, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmış olup, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğru olduğundan davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.