Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı maddi hasar tazminatında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat yetersizliği nedeniyle reddi kararına karşı istinaf incelemesi.
Özet: Trafik kazasında aracı ağır hasar alan davacının, eksik tazminat ödemesi ve tahsil riski nedeniyle davalıların araç ve malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin, ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunda, mahkemenin yaklaşık ispat ölçütünü hatalı değerlendirdiği, zararın büyüklüğü ve tahsil imkanının tehlikede olması nedeniyle ihtiyati tedbirin gerekli olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması ve talebin kabulü talep edilmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1369 - 2026/1393T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/1369 KARAR NO : 2026/1393T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 27.03.2026NUMARASI : 2026/249 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDENDAVACI : VEKİLİ : Av. ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLENDAVALILAR : 1- : 2-VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İhtiyati TedbirKARAR TARİHİ : 14.09.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.09.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili dava dilekçesinde özetle;18.04.2025 tarihinde davalı ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, gö trafik kazası tespit tutanağına göre davacının kusur oranının %75 olarak tespit edildiğini, kaza sonrasında aracın ağır hasarlı olduğu tespit edilerek perte çıkarıldığını, davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesinin davalı... AŞ tarafından düzelendiğini, davalı araç sürücüsü ...'ın zorunlu trafik sigortası şirketi olan ... Şirketi'ne yapılan başvuru neticesinde davacıya 811.000,00-TL sovtaj ödemesi gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi 1.388.980,00 TL ödeme yapacağını belirttiğini ancak ödeme yapılmadığını, belirterek HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00TL bakiye tazminatın davalılardan tahsiline, hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ... plakalı aracın trafik kaydına ve davalı araç sürücüsü ...'ın tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesi tarihine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikle "ihtiyati tedbir" şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 27.03.2026 tarihli ara karar ile; HMK'nın ihtiyati tedbiri düzenleyen “Geçici hukuki korumalar” başlıklı 389. maddesi ve aynı kanunun 390/3. maddesinde “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, HMK'nın ihtiyati tedbir konusunda yaklaşık ispat ölçütünü kabul ettiği, henüz bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davacının talebinin yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamına göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin yaklaşık ispat için yeterli olan mevcut belge ve olguları göz ardı ederek talebi reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşık ispat ölçüsünün yanlış uygulandığını, somut olayın özellikleri, yaklaşık ispat seviyesi, zararın büyüklüğü, ödeme yapılmaması ve tahsil riskinin ağırlığı birlikte değerlendirilerek uygun geçici hukuki korumaya hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 18.04.2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre davacının kazada kusur oranının %75 olarak tespit edildiğini, kaza sonrasında aracın ağır hasarlı olarak tespit edilerek perte çıkarıldığını, davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından ödenen tazminatın davacının zararının karşılamadığını belirterek ... plakalı aracın trafik kaydına ve davalı araç sürücüsü ...'ın tüm taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Somut olayda, dava haksız fiilin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeline tahsili istemine ilişkin olup tedbir talep edilen mal varlığının doğrudan doğruya davanın konusunu oluşturmadığının anlaşılması karşısında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin itirazların, yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 27.03.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurma harcı ile istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.