Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından zararın giderilme zamanına ilişkin çelişkinin etkin pişmanlık hükümleri açısından giderilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur. Bozma gerekçesi, şikayetçinin zararının giderilme zamanına ilişkin çelişkili beyanlardır; zira ilk bozma öncesi zararın giderilmediği belirtilirken, sonrasında vekil tarafından iddianame öncesi giderildiği ifade edilmiş, mahkemece ise kovuşturma aşamasında giderildiği kabul edilmiştir. Bu çelişkinin giderilmesi, zararın kesin giderilme zamanının tespiti ve buna göre Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinin doğru uygulanması gerektiği gözetilmediğinden, dosya yerel mahkemeye geri gönderilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2024/291 E., 2024/731 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyizlerinin, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Şikâyetçinin bozma ilâmı öncesi mahkemede zararının giderilmediğini beyan ettiği, bozma ilâmı sonrası ise vekili tarafından sunulan 11.11.2024 tarihli dilekçede sanık tarafından zararın iddianame düzenlenmeden önce giderildiğinin beyan edildiği, mahkemece zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinin kabul edildiği somut olayda, şikâyetçiden sorularak zararın giderilme zamanına ilişkin çelişki giderilip zararın giderilme zamanı kesin olarak tespit edildikten sonra sanık hakkında TCK'nın 168/1 veya 168/2. maddelerinden hangisinin uygulanacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.