Trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, manevi tazminatın yetersiz bulunarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtayın değerlendirmesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin maddi tazminatı konusuz bırakıp manevi tazminatı kısmen kabul etmesinin ardından, Yargıtay davacının sürekli iş göremezlik raporu eksikliği nedeniyle kararı bozmuş ve bozma sonrası yerel mahkemenin 7.500 TL manevi tazminata hükmetmesi üzerine davacının bu miktarı az bularak yaptığı temyiz başvurusu kapsamında, Yargıtay manevi tazminatın belirlenmesinde ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile paranın satın alma gücü gibi objektif kriterlerin dikkate alınmasının önemini değerlendirmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2023/8154 E.  ,  2026/4650 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/140 E., 2022/191 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.04.2013 tarihinde müvekkilinin idaresindeki motosiklet ile davalıların sürücüsü, işleteni, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın çarpışması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigortadan dava, sürücü ve işletenden kaza tarihinden, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigortadan dava, sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2014/563 Esas, 2016/786 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigortadan dava, sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.10.2019 tarihli ve 2016/19384 Esas, 2019/8643 Karar sayılı ilâmı ile; ''Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kaza nedeni ile kalıcı maluliyete uğradığı iddiasında bulunmuş, mahkemece davacının maluliyetine ilişkin rapor alınmadan hüküm tesis edilmiştir.
Davacının sürekli işgöremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ‘‘Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, manevi tazminata ve vekalet ücretine ilişkin bulunan temyiz itirazlarının incelenmesine ise şimdilik gerek görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; Davanın manevi tazminat talebi bakımından kısmen kabul kısmen reddine, 7.500,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 14.04.2013 tarihinden itibaren işleyek yasal faizi ile, ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 16.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle maddi ve tazminat tazminatı talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminata takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olayda; olayın oluş şekli, davacı üzerindeki etkileri, tarafların konumu, zararın ağırlığı ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümününde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.