Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu ölümle ilgili tazminat davasında reddedilen ihtiyati haciz ve geçici ödeme taleplerine dair istinaf incelemesi yapmıştır.
Özet: Trafik kazasında kızını kaybeden davacının, sorumlu sigorta şirketi ve araç sahibi aleyhine manevi tazminat, geçici ödeme ile davalı şirketin malvarlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz talepleri, ilk derece mahkemesince alacağın yaklaşık ispat edilemediği ve ilgili yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir; davacı vekili ise bu kararı istinaf ederek, evladının ölümüyle oluşan ağır manevi zararın ve davalıların ödeme yapmama tutumunun hakkaniyetli bir değerlendirme gerektirdiğini, güncel ekonomik belirsizlikler ışığında telafisi güç zararların önüne geçmek amacıyla geçici ödeme ve ihtiyati haczin elzem olduğunu ileri sürmüştür.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1342 - 2026/1351
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1342
KARAR NO : 2026/1351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.04.2026
NUMARASI : 2026/441 Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
ALEYHİNDE İHTİYATİ HACİZ TALEP OLUNAN;
DAVALILAR : 1 -
VEKİLİ : Av.
: 2 -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Ölüm Sebebiyle Tazminat / Geçici Ödeme - İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 10.09.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.09.2026
İlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; 02.02.2026 tarihinde ...sevk ve idaresindeki davalı şirket adına kayıtlı diğer davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobili ile beyanına göre önünde ve sağ şeritte seyreden sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen çekici araca çarpmamak için sola manevra yaptığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj kaldırımına, daha sonra yol ortasında geçiş yapmak için bekleyen davacının kızı ve diğer yayalara çarpması sonucunda davacının kızı ...'ün vefat ettiğini, desteğin ölümü nedeniyle 1.500.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... AŞ poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 06.03.2026 tarihinden diğer davalıdan ise olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Şirketi tarafından davalının manevi zararlarının bir kısmının karşılığı olarak geçici ödeme yapılmasına, davalı ... Şirketi adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile araçları üzerine (başka kurumlarca veya davalarda üzerine tedbir, haciz ve/veya rehin bulunması ihtimali değerlendirilerek) 3. şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 28.04.2026 tarihli ara kararlar ile, davacının alacağı bulunup bulunmadığının yargılamayı gerektirdiği, sonuç itibari ile İİK'nın 257. ve 258. maddelerinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı, mevcut dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında, davacı tarafın alacağının varlığını yaklaşık ispat kuralına uygun şekilde bu aşamada ispatlayamadığı, uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği, davacının BK'nın 76. Madde hükümlerine göre geçici ödeme talebi yönünden, zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtların sunulmadığı ve tarafların ekonomik durumunun henüz bu aşama itibariyle belirlenmediği, davacı tarafın taleplerinin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek, davacı vekilinin geçici ödeme ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebimizin reddi kararının gerekçesinin red kararını karşılamaya yetmediğini, trafik kazası neticesinde davacının evladının vefat ettiğini, manevi tazminat gerektirecek daha geçerli bir somut olayın varlığını aramanın hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın gerçekleştiği tarihten beri müteveffanın yakınlarıyla iletişime bile geçmeyen, hiçbir ödeme yapmayan davalıların bu kadar yüksek bir bedel karşısında nasıl bir tavır takınacakları öngörülemez nitelikte olduğunu, ihtiyati haciz kararı bir hakkın elde edilmesi hususunda ortaya olumsuz bir durum çıkacağının endişesi halinde verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz talep eden tarafın haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde arandığını, 02.02.2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ün vefat etmesi sebebi ile davacının ciddi bir mağduriyet yaşadığını,davacının bu zorlu şartlarda kızını kaybetmenin büyük acısını yaşarken bir de davalıların değişen ekonomik şartlardaki değişikliğin öngörülememesi gibi sorunlar gündeme geldiğini günümüz ekonomik şartları öngörülememekte olduğundan geçici ödemeye karar verilmesi gerektiğini, kaza neticesinde ...'ün vefat etmesi sebebiyle davacıların manevi zararlarının doğduğunu, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu oluşu da değerlendirildiğinde işbu dava sonucunda davacının tazminat hakkının doğacağını, dava neticesinde karar verilip tazminat ödemeleri yapılıncaya kadar davacının ciddi bir mağduriyetinin doğacağını, geçici ödeme ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini belirterek, kararların kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Talep; ölümlü trafik kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davasında geçici ödeme ve ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince ara karar ile her iki talebin de reddine karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; TBK’nın 76. maddesi uyarınca davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece ara karar ile geçici ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Uyuşmazlığa ilişkin olan yasal düzenlemeler incelendiğinde;
6098 Sayılı TBK III. Geçici ödemeler Madde 76: ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemenin, 1. Fıkrasının gerekçesi "zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir.
6100 Sayılı HMK'nın 10. Kısım 1. Bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir” , 2. Bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. Fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır denilmiş, 406. maddesinin gerekçesinde " bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. Fıkranın gerekçesinde ise "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır. Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır.
Öte yandan, geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir.
6100 Sayılı HMK Madde 341: (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.
Diğer geçici hukuki korumalar 6100 Sayılı HMK Madde 406: “Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir.
(2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.” hükümlerini içermektedir.
Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları gerek teminat bakımından, 6100 Sayılı HMK'nun 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341 maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebinin reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. Maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir
II- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
İİK’nın 257. maddesi hükmüne göre :"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nın 258. maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50'nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Dosya kapsamına göre haksız fiilin bir türü olan trafik kazalarında zarardan sorumlu olanların tazminat ödeme borcu olay tarihinde muaccel hale gelmiş ise de; dosya kapsamına göre bu aşamada davalı sürücünün kusur oranı ve davacı zararının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, hüküm sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, zararın belirlenmesinden sonra yargılamanın her aşamasında ihtiyati haciz talep edilebileceği gözetildiğinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin geçici ödemeye yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-İstinaf karar harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.