İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı ihtiyati haciz teminatına ilişkin ara karardan rücu talebinin istinaf başvurusunu yasal şartlar oluşmadığından reddetti.
Özet: Bu istinaf kararı, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında davacı tarafın, kısmen kabul edilen ihtiyati haciz talebinde teminat koşulunun kaldırılması yönündeki rücu talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusuna ilişkindir; istinaf mahkemesi, teminata yönelik taleplerin kararı veren mahkemeden her zaman istenebileceği ve kanunda istinafa açıkça sayılan durumlar dışında bu yöndeki başvuruların incelenemeyeceği gerekçesiyle, davacının istinaf dilekçesinin incelenmesine yasal imkan bulunmadığına ve bu nedenle reddine karar vermiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2252
KARAR NO : 2026/1933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2026/418 Esas - Derdest
KARAR TARİHİ : 22/04/2026-05/05/2026
TALEP : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı bulunan davalılara ait taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişi ve kurumlardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 22/04/2026 tarihli ara kararında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar .... ve .... yönünden %15 teminat ile ihtiyati haciz isteğinin kabulüne karar verilmiştir..
Davacı vekili 04/05/2026 tarihli dilekçesi ile ara karardan rücu edilerek ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız kabulüne karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince 05/05/2026 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ara karardan rücu edilmesi talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bilindiği gibi ihtiyati haczin reddi halinde 2004 Sayılı İİK.'nun 258/3 maddesi gereğince istinaf yasa yolu, ihtiyati haczin kabulü halinde İİK.'nun 265. maddesi gereğince önce itiraz, itiraz üzerine verilen karara karşı da istinaf yasa yolu açıktır.
Ayrıca, 6100 Sayılı HMK'nın 341/1-b bendinde istinafa tabi kararlar açıkça sayılmıştır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Davacı tarafın teminata yönelik talepler kararı veren mahkemeden her zaman istenilebileceğinden, davacılar vekilinin yapmış olduğu istinaf itirazın incelenmesi mümkün görülmemiştir. İDM'nce istinaf kanun yolu açık olduğunun belirtilmesi yasada verilmeyen bir hakkın kullanılması sonucunu yaratmayacağından ve davacının istinaf itirazları hakkında inceleme yapılmasına yasal imkan bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
6100 Sayılı HMK'nun 341/2. maddesi gereğince;
1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin REDDİNE,
2-Kararın niteliği itibariyle harç alınmasına yer olmadığına, istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvuru harcının talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan gider avansının talep halinde yatıranlara iadesine,
4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 16/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.