4. Ceza Dairesi, sanığın polis memurlarına yönelik hakaret eylemini dini değerleri aşağılama sayarak ayrıca hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulup mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Hakaret ve dini değerleri aşağılama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesinde sanığın sözlerinin polis memurlarına yönelik olduğu, dini değerleri aşağılama kastının bulunmadığı, eyleminin hakaret suçunun nitelikli hali kapsamında kaldığı, bu nedenle dini değerleri aşağılama suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğu ve hakaret suçu cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuş ve dosya yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/5663 E.  ,  2026/7756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2333 E. , 2024/395 K.
SUÇLAR: Hakaret, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek sanık hakkındaki mahkumiyet kararlarının bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/94 Esas, 2013/315 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
Ancak;
Sanığın sarf ettiği sözlerinin olay yerinde bulunan katılan polis memurlarına yönelik olduğu ve halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama kastıyla hareket etmeyip eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/3. maddesinin (c) bendinde yer alan suç kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, 125. maddenin (a) ve (c) bentleri uyarınca iki nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle hakaret suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 216. maddesinin 3. fıkrası uyarınca da hüküm kurulması,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.