Tacirlerin dolandırıcılığı suçunda eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı kanun yararına bozma isteminin soruşturmanın genişletilmesi gerektiği gerekçesiyle incelenmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, müştekinin şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada, ön ödemeli satış ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, bunlara ilişkin resmi kayıtlar ve devam eden hukuk davaları gibi önemli delillerin toplanmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın, soruşturmanın genişletilmesi yerine reddedilmesinin, Ceza Muhakemesi Kanununun gerektirdiği eksiksiz maddi gerçeğin araştırılması ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, bu kararın kanun yararına bozulmasını istemektedir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/9531 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığıKARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve 2023/117967 Soruşturma, 2023/82439 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.12.2023 tarihli ve 2023/9531 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.12.2025 tarihli ve 2024/34992 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151915 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151915 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündek açıklamalar karşısında,Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 11.05.2023 tarihli şikayet dilekçesi ile müşteki ile şüpheli ... İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş. arasında "... Ödemeli Satış Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşme konusunun ise İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, 1 Parselde kain tapulu taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan "..." isimli gayrimenkul projesindeki B1 Blok 2. Kat ... numaralı, B1 Blok 3. Kat ... numaralı ve B1 Blok 5. Kat ...numaralı bağımsız bölümlerin teslim edilmesinden ibaret olmasına karşılık taşınmazların proje aşamasında iken dairelerden ikisini taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmes ile üçüncü kişilere devredildiği, bir tane dairenin ise hiç inşa edilmediğinden bahisle şikayetçi olunması üzerine olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;Müşteki ve şüphelilerden bahsi geçen ön ödemeli satış sözleşmesi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerin asıllarının temini ile bu sözleşmelere göre gerek noterde gerekse de resmi kurumlarda yapılmış başvuru ve işlemlere ait bilgi ve belgeler celp edildikten sonra karşılaştırma yapılarak tamamı üzerinde bir inceleme yapılması, şüphelinin müştekinin ödemeleri yapmadığı yönündeki iddiasının açıklığa kavuşturulması, hukuk mahkemelerinde devam eden davaların içerik ve akibetleri de araştırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile ...San.ve Tic.AŞ.'nin yetkilisi olan şüpheli arasında, İstanbul İli ... İlçesi ... Mevkii 4 12... parselde yapılacak olan B1 blok 13, 16... numaralı dairelerin satışı hususunda sözleşme düzenlendiğinin, taşınmazların bedeli olan 95.000,00 Euro'nun ödenmesine karşın, 13... numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine devredildiğinin, 27 numaralı bağımsız bölümün ise inşaatına dahi başlanmadığının, şüphelinin dolandırıcılık kastı ile hareket ederek haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında; ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirket yetkilileri ve ortaklarının kimler olduğunun belirlenmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile tapu kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, şüphelinin belirtilen daireleri satış yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, 13... numaralı bağımsız bölümlerin devredildiği kişilerin beyanlarına başvurulması, 27 numaralı bağımsız bölüme ilişkin inşaatın ne aşamada olduğuna dair görgü ve tespit tutanağı düzenlettirilmesi, şikayetçi tarafından ödemenin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulması, varsa ilgili kayıtların getirtilmesi, şikayetçi ile şüpheli arasında görülen hukuk dosyasının temin edilerek incelenmesi, kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekiyle şüpheli arasındaki uyuşmazlığın sözleşmesel edimin ifa edilmemesinden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu ve hallinin yetkili hukuk mahkemelerinde gerçekleşebileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.12.2023 tarihli ve 2023/9531 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.