Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçu için aranan süreklilik ve yoğunluk unsurları taşımayan eylemin, bilerek ve isteyerek örgüte yardım olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirten içtihadı.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanığın, örgütle hiyerarşik bir bağlantısı olmaması, ByLock kullanmaması ve örgüt üyeliği için aranan süreklilik ve yoğunluk niteliklerini taşımayan tek seferlik sembolik para yatırma ile basın açıklaması eylemlerinin, ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirilerek suç vasfında yanılgıya düşüldüğünü ve bu eylemlerin aslında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/865 E., 2022/650 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/91 E., 2021/108 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmişir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, fıkra içeriğinden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere örgüte yardım suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir.Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir.Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, nihai amacını gerçekleştirecek güce ulaşana kadar bu amacını bir kısım mensuplarından ve toplumdan gizlemesi bu amaçla da kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği de nazara alınarak sanığın kastı değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;... kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen 1949 doğumlu olduğu anlaşılan sanığın; tanık ... . Beyanına göre de 17/25 Aralık sonrası öncesi dönemde sohbetlere dinleyici olarak katılmasının delil olarak kabul edilmeyeceği nazara alındığında, tek talimat dönemine tekabül eder şekilde 04.02.2015 tarihinde ...'ya yalnızca 100,00 TL sembolik para yatırması ve banka önünde yardım iradesini gösterir şekilde basın açıklaması yapmasının terör örgütüne üyelik suçu açısında aranan süreklilik, yoğunluk unsurlarını taşımadığı ancak sanığın açıklanan eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi;Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/1292 karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 14.10.2019 tarihli soruşturma ifadesinde kendisini ...' ya götürerek örgüt liderinin talimatı ile para yatırması hususunda telkin ve teşvikte bulunan ... . ve ... İsimli örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken, TCK'nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnâmeye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.MUHALEFET ŞERHİAyrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yerverilmişir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, fıkra içeriğinden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere örgüte yardım suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, nihai amacını gerçekleştirecek güce ulaşana kadar bu amacını bir kısım mensuplarından ve toplumdan gizlemesi bu amaçla da kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği de nazara alınarak sanığın kastı değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun eylemin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu düşüncesine iştirak etmiyorum.MUHALEFET ŞERHİSilahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonuncunda sanık ...'in eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şeklindeki "bozma yönündeki" görüşüne katılmıyoruz.Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık anlatımlarıyla sanığa yüklenen .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir.Dosya kapsamında yer alan tanık ... .' un soruşturma aşamasında müdafi huzurunda 14.11.2019 tarihinde alınan ifadesinde sanık hakkında "....'i burç pansiyonda sohbetlerde gördüm...", "...17-25 Aralık döneminden sonra gittiğim sohbetlerde yukarıdaki isimlerden ... ., ... ., ... .,... ., ... ., ...'i de görürdüm." şeklindeki beyanları ile 03.11.2020 tarihli duruşmada mahkeme huzurunda bu beyanlarından dönmeksizin sadece 17-25 Aralık'tan sonraki dönemde sanığı bu sohbetlerde görüp görmediğini hatırlamadığını belirtmesi karşısında, beyanlar arasında geçen bir yıllık zaman dilimi de dikkate alınarak tanığın usule uygun olduğu anlaşılan soruşturma beyanlarının hükme esas alınması gerektiği, nitekim derece mahkemelerinin de aynı görüşle hüküm kurduğu,Yine tanık ... .'un 17-25 Aralık sonrasında sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantıların düzenleyicisinin ... . olduğu şeklindeki beyanı ve HTS analiz raporunda sanığın ... . İle son görüşme tarihinin 11.04.2014 olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, tanığın soruşturma aşamasındaki beyanının bu yönüyle de doğrulandığının kabul edilmesi gerektiği, Sanığın 3. talimat dönemine denk gelecek şekilde, örgütün finans kaynağı olduğu gerekçesiyle el konulan ...' ya örgüt yöneticisinin talimatı ile para yatırdığının sayın heyetçe zaten kabul edildiği, 04.02.2015 tarihinde ... Kumluca şubesi önünde toplanan örgütle iltisaklı kişilerin sözde demokrasi nöbeti adı altında protesto gösterisi yaparak bankaya sembolik olarak para yatırdıkları, sanığın da söz konusu gösteriye katılarak örgüt elebaşının talimatları doğrultusunda ...'da bulunan hesabına 100,00 TL tutarında parayı aynı gün yatırdığı, ayrıca buradaki eylemlerde cebindeki son pazar parasını yatırdığını belirterek, "Bankamıza yapılmak istenen bir algı operasyonu duyduk. Bankamıza neyimiz var neyimiz yok yatırmaya geldik diyen ... İlçesinde ikamet eden Emekli ..., cebindeki son pazar parasını yatırdığını söyledi. ..., Serçenin hesabı değirmene su taşımaya geldik. Bir gaga sudan ne olacak demeyin, niyetimiz önemli niyetimiz Allah yolunda olmaktır. Bu yolda emek sarf edenlere selam olsun diyerek tepkisini dile getirdi. " şeklinde basına demeç verdiğine ilişkin haberlerin dönemin basınında yer aldığı ve bu demecin finikeakdeniz.com ve batiakdeniztv.com isimli internet haber sitelerinde yayınlandığı, İstinaf aşamasında dosyaya gelen, 15 Temmuz darbe girişimine kadar sanığın ve kendisi gibi bir kısım örgüt üyelerinin tedbir amaçlı ve gizlenme adına farklı isimlerle örgütün propaganda araçlarından ... Gazetesi aboneliğini devam ettirdiklerini, ... .'in 23.09.2021 tarihli beyanından da doğrulandığı, her ne kadar hükme esas alınmamış ise de bu beyan dışındaki delillerin zaten sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu tüm delilleri ile ortaya koyduğu düşüncesiyle, örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekir şeklinde sayın çoğunluğun ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması şeklindeki kararına iştirak edilmemiştir.Dosya kapsamına göre;Sanığın, müdafii eşliğindeki 14.10.2019 tarihli kolluk ifadesinde hiç bir şekilde örgütsel bir temasından yahut örgütsel faaliyetten bahsetmediği gibi, aynı tarihli Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde yalnızca "...beni Kumluca ... Şubesi'ne götüren arkadaşlarım arasında bakkal işletmecisi ... . ve Finike'de tatlıcılık yapan ... . Vardı..." şeklindeki beyanının da TCK'nın 221/4 maddesinde aranan örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi şartlarını taşımadığına kanaat getirilmiş, bu itibarla sayın çoğunluğun, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiği şeklindeki bozma kararına da bu yönüyle iştirak edilmemiştir.