İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamındaki araç mahrumiyet bedeli talebinin, hakem heyeti kararıyla reddedilmesinin temyizen oy çokluğuyla onanması.
Özet: Bir trafik kazası sonrası aracında oluşan hasar nedeniyle araç mahrumiyet bedeli talep eden davacı, bu zararın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürmüştür; ancak uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri, dolaylı zararların zorunlu veya ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle talebi reddetmiş, temyiz incelemesinde de Yargıtay çoğunluk kararıyla, araç mahrumiyet zararının ilgili sigorta poliçesi kapsamında olmadığı onanmış, karşı oyda ise genel hükümler uyarınca işletenin hukuki sorumluluğu nedeniyle bu tür zararların teminat altında olması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2025/209 D. İş, 2025/218 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) ile sigortalı aracın 26.06.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta hasar oluştuğunu, aracın serviste kaldığı tarihler için araç mahrumiyet bedelinin kasko poliçe limitinin tamamını kapsadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, araç mahrumiyet bedelinin zorunlu trafik sigortası kapsamında olmadığını, bu nedenle araç mahrumiyetinden doğan zarardan sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davacının müvekkili sigorta şirketi aleyhine aynı kazayla ilgili olarak 2024.E.153088 sayılı dosya ile 125.000,00 TL değer kaybı bedeli başvurusunda bulunduğunu, usul ekonomisi gereğince dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KTK'nın 85/1. maddesi ve 92/c maddeleri birlikte değerlendirildiğinde aracın tamir süresince kullanılamamasına bağlı araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların ZMSS/İMSS poliçesi teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazaya kusuru ile sebep olmasından dolayı talebe konu poliçede yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatını veren davalı ... şirketinin de teminat limiti kapsamında sorumluluğu olduğunu, kazanç kaybı bedelinin İMSS limiti kapsamında olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığı belirtilen aracın, 26.06.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİMotorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamını belirleyen 1. maddesi “sigortacı işbu poliçe de gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanunu ve umumi hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçe de yazılı hadlere kadar temin eder” şeklindedir. Davalı sigortacı ve sigortalı dava dışı şirket arasında düzenlenen ihtiyari mali mesuliyet sigortası sözleşmesinin artan mali sorumluluk sigortası başlıklı bölümünde de genel şartların birinci maddesinde yazılı hususlar aynen tekrar edilmiştir. Genel şartlara uygun olarak düzenlendiği anlaşılan sigorta sözleşmesinde genel hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden, yani işletene ait olan hukuki sorumluluğun teminat altına alındığı görülmektedir. Araç işleteninin Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklı tazminat sorumluluğu olduğu gibi genel hükümlerden yani Borçlar Kanunu’ndan kaynaklı tazminat sorumluluğu da bulunmaktadır. Araç mahrumiyet zararı işletenin Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sorumlu olduğu bir zarar kalemi değil ise de genel hükümlere göre yani Borçlar Kanunu’na göre sorumlu olduğu bir zarar kalemidir. Bunun sonucu olarak, araç mahrumiyet zararından Karayolları Trafik Kanunu gereğince yaptırılması zorunlu olan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumlu değildir. Ancak motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası sadece işletenin Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki sorumluluğunun değil genel hükümlere göre olan sorumluluğunun da sigortalanabildiği bir sigortadır. Mevcut sigorta sözleşmesinde dava dışı işletenin üçüncü kişilere karşı genel hükümlerden kaynaklı sorumluluğunun da teminat kapsamına alındığı ortadadır. Şu halde zararın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için hakem heyeti kararının bozulması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle aksi yönde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.