Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve diğer suçlardan ilk derece mahkemesinin beraat kararı yerine verilen mahkumiyet hükmünü delil yetersizliği nedeniyle bozdu.
Özet: Bu karar, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerini, sanıkların suç tarihi ve yerinde bulunduklarına dair somut ve şüpheden uzak kesin delil bulunmaması, şikayetçinin evinden bir şey çalınmadığını ve çatıdan girilme imkanı olmadığını beyan etmesi ile sanıkların başından beri suçsuz olduklarını savunmaları gibi gerekçelerle, yeterli ve inandırıcı delil yokluğundan dolayı beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2024/1479 E.  ,  2026/10731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3388 E., 2023/4285 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, eve hiç girilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine" sanık ... müdafinin temyiz isteminin, "somut delil bulunmadığına, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının şikâyete tabi olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların miktarları itibarîyla 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek
yapılan incelemede;
Tüm dosya içeriğine göre; şikâyetçinin, evine çatıdan girilme imkanının bulunmadığını, evden birşey çalınmadığını beyan etmesi, sanıkların da baştan beri üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savunmaları, sanıkların suç tarihinde olay yerinde bulunduklarına dair bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla; sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.