Mirasçılarca ödenen şirket vergi borcu nedeniyle eski yönetim kurulu üyelerine karşı açılan rücuen tazminat davası.
Özet: Davacı mirasçılar, murislerinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirketten kaynaklanan vergi borcunu ödemeleri üzerine, borcun diğer sorumlu yönetim kurulu üyelerinden rücuen tahsilini talep ederken; davalı vekili, müvekkilinin yönetim kurulundan istifası ve hisse devri, alacağın zamanaşımına uğradığı, vergi borcunun yapılandırılması, şirketi devralanların sorumluluğu, TTK ve VUK kapsamında kusur ilkesi ve temsil yetkisinin bulunmaması gibi gerekçelerle davanın reddini istemektedir.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/99 Esas
KARAR NO : 2026/152
HAKİM : ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/02/2020
KARAR TARİHİ : 11/03/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 21/02/2013 tarihinde vefat eden babaları ...'ın yasal mirasçıları olduğunu, babalarının ...Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin yönetim kurulu başkanı ile yönetim kurulu üyesi olması ve bu dönemden kaynaklanan vergi borçlarından 295.948,46 TL borcun 24/09/2018 tarihinde ödendiğini, ödenen tutardan yasa gereği sorumlu olan diğer yönetim kurulu üyelerinden sorumlu oldukları tutar ve dönemle sınırlı olarak rücuen tahsili amacı ile ....Müdürlüğü'nün 2019/7246 esas sayılı takip yapıldığı davalı borçluların borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini bu nedenle takibin durduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla alacak davalarının kabulü ile, kısmı talep olarak her bir davalıdan ayrı ayrı şimdilik 1.000'er TL olmak üzere 9.000,00 TL rücu alacağının fiili ödeme tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu alacağın
zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkilinin ...Sağlık Hizmetleri A.Ş.nin bir dönem
ortaklarından olup, 07.01.2008 tarihinde Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etmiş ve şirketteki
400/1000 adet hissesinin tamamını Dr....’a bedelsiz devretmiş ve bu kararın 14 Şubat
2008 tarih ve 6999 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, müvekkilinin yönetim
kurulu üyesi olduğu dönemde doğmuş bir vergi borcu bulunup bulunmadığının araştırılması
gerektiğini, öte yandan ...Vergi Dairesi Başkanlığınca 28.11.2007 tarihinde, 2006 yılı ve
öncesine ait vergi borçlarını da içeren 179.372,10 YTL’lik borcun yapılandırılarak
taksitlendirildiği ve ilk taksitin 2017 yılı Aralık ayında ödendiğinin anlaşılmakta olduğunu,
yapılandırılarak taksitlendirilen borç taksitlerinin ödenip ödenmediği ya da ne kadarının
ödendiğinin araştırılması gerektiğini, söz konusu döneme ait borç var ise, bu borcun alacakları ve
borçları ile birlikte şirketi devralanların sorumluluğunda olduğunu, yapılan toplu ödemenin
ayrıntıları belli olmadan sadece yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle müvekkilini sorumlu tutmaya çalışılmasının mesnetsiz bulunduğunu, T.T.K.'da şirketi idare eden temsilcilere bir özen yükümlülüğü getirilmekle birlikte bu sorumluluğun kusura dayalı bir sorumluluk olduğunun 553.madde düzenlemesinde açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde tüm sorumluluğunu özenle yerine getirmiş olduğunu, VUK'nun 10.maddesinin 2 fıkrası kapsamında bir sorumluluğun öne sürülebilmesi için vergi ödevlisine her halükarda kusur isnat edilebiliyor olması gerektiğini, bu doğrultuda vergi ödevlisinin verginin ödenmemesinde bizzat kusurlu bulunmasının gerekmekte olduğunu, tahsil imkansızlığına ilişkin mücbir sebeplerin varlığı halinde de yönetim kurulu iyelerinin sorumluluğundan bahsedilemeyece; bundan başka, sorumluluğa yol açacak vergi ödevlerinin kanunda ön görülmüş olmasının da gerekmekte olduğunu, müvekkilinin hissesini hiçbir bedel almadan devretmiş olduğunu, hisseyi alanların Vergi Dairesi Başkanlığınca 28.11.2007 tarihinde 31.12.2007 tarihinden itibaren 18 eşit taksit ile ödeme şeklinde yapılandırılmış ve ilk ödemesi de ...A.Ş. tarafından yapılmış vergi borcunun yanı sıra, demirbaşları, alacakları ve gelirleri ile birlikte devralmış olduklarını, devralanların bu taahhüde uyup uymadıklarının araştırılması gerektiğini, vergi dairesi başkanlığına verilen taahhüde uyulmamış olmasının, şirketin elde edilen gelirlerinden öncelikle vergi borcunu ödemek yerine, başka amaçlar için harcanmasının öncelikli vergi borcunun ödenmemiş olmasının davacıların murisinin sorumluluğunda olduğunu, davacıların reddi miras yapmamış aktifi ve pasifi ile mirası kabullenmiş ve paylaşmış olduklarını, şimdi de ödedikleri borç nedeniyle rücu davası açarak haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, müvekkilinin her ne kadar yönetim kurulu üyeliği yapmışsa da, hiçbir zaman temsil ve ilzama yetkili kılınmamış imza yetkisinin olmamış olduğunu, müvekkiline hiçbir mali sorumluluk ve yetki verilmediği, temsil ve ilzama yetkili kılınmadığı dikkate alındığında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10.maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu kılınmasının mümkün olmadığını, 6183 Sayılı Kanunun dava konusu somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ...Sağlık Hizmetleri A.Ş.nin 2006-2008 yılları arasında ortaklarından olup, 15.01.2008 tarihinde istifa ederek şirketteki 499/10000 hissesini Dr....'a bedelsiz olarak devretmiş olduğunu, bu kararın 14 Şubat 2008 tarih ve 6999 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, müvekkilinin hissesini bedelsiz devrinden sonra şirketin mevcut olan ve taksitlendirilen vergi borçlarına ilişkin olarak ... tarafından taahhüt verilmiş olup, taahhütname örneğini dilekçeleri ekinde sunmakta olduklarını, — taahhütname uyarınca davanın ...'ya ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin hissesini devrettiği dönemde mevcut vergi borçlarının yapılandırılmış ve taksite bağlanmış olup, müvekkilinin hissesinin bedelsiz olarak devredilmiş olduğunu, ilgili vergi dairesinden bu hususa ilişkin kayıtlar istendiğinde bu durumun tespit edileceğini, müvekkilinin hisse devri ile birlikte, o dönemdeki vergi borçlarından, şirketin hissesini devralan Dr.... ve diğer ortakların sorumlu olması gerektiğini müvekkilinin hissesini devrettiği 2008 yılı Ocak ayından sonra, ...sağlık Hizmetleri A.Ş.nin ortaklık yapısının dönem dönem değişiklik gösterdiği ve hisse devirlerinin yapıldığının, davacıların babası olan ...'ın 20.04.2011 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçildiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakta olduğunu, ...'ın, Dr.... ile aynı dönem yönetim kurulunda bulunduğu göz önüne alındığında, müvekkilinin hissesini bedelsiz devrettiği ve şirketin mevcut mali durumunu bilmemesinin mümkün olmadığını, kaldı ki şirketin faaliyete devam ettiğinin görülmekte olup, iddia olunan vergi borcunun bulunduğu dönemde, şirket tarafından elde edilen gelirler ve alacaklardan borçların ödenmemiş olmasından da bu kişilerin sorumluluğunu doğurduğunu, davacıların ödediklerini iddia ettikleri veri borçlarının dayanakları ve hangi döneme ilişkin olduklarının belli olmadığını, ayrıca ödendiği iddia edilen vergi borçlarına ilişkin itiraz ve def’ilerin kullanılıp kullanılmadığının da bilinmemekte olduğunu, davacıların huzurdaki dava ile
reddi miras yapmadıklarının anlaşılmakta olup, mirası aktifi ve pasifi ile birlikte edindiklerinin açık
olduğunu,
davacılar tarafından, ödedikleri vergi borcu tutarını müvekkilinden önce asıl mükellef olan
şirketten talep edilmiş olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olduğunu, bu itibarla şirketin ödeme
anında mali durumu, aktif ve pasifleri, borcun ödendiği tarihte borçların asıl muhatabı olan
şirketten tahsil imkanının olup olmadığının, şirkete ilişkin takip ve aciz vesikasının alınıp
alınmadığının tespitinin gerekmekte olduğunu, davacıların sonuç alamaması durumunda şirket
ortaklarına rücu hakkını kullanabileceği, aksi takdirde ise fiillerinin sonuçlarından kişisel olarak
sorumlu olacaklarının açık olduğunu, öte yandan müvekkilinin bir dönem ortağı olduğu Pozitif
Sağlık Hizmetleri A.Ş.yi temsil ve ilzama yetkili kılınmamış olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin
şirketin vergi borçları sebebiyle sorumluluğunun da bulunmamakta olduğunu beyanla haksız
davanın reddine karar verilmesini” talep etmiştir.
Davalı ... Keseci vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ...Hizmetleri Sağlık A.Ş.nin 2006-2008 yılları arasında ortaklarından olup,
10.01.2008 tarihinde istifa ederek şirketteki 1/10000 hissesini Dr....’a bedelsiz olarak
devretmiş olduğunu, bu kararın 14 Şubat 2008 tarih ve 6999 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan
edilmiş olduğunu, müvekkilinin hissesinin bedelsiz devrinden sonra şirketin mevcut olan ve
taksitlendirilen vergi borçlarına ilişkin olarak ... tarafından taahhüt
verilmiş olup, bu taahhüde ilişkin taahhütname örneğini de dilekçeleri ekinde sunmakta olduklarını,
kabul anlamına gelmemek üzere taahhütte bulunan ...’nın sorumluluğu
doğacağından, davanın bu kişiye ihbarını talep etmekte olduklarını,
Müvekkilinin hissesini devrettiği dönemde mevcut vergi borçlarının yapılandırılmış ve
taksite bağlanmış olup, hissesinin bedelsiz olarak devredilmiş olduğunu, müvekkilinin hisse devri
ile birlikte o dönemdeki vergi borçlarından şirketin hissesini devralan Dr.... ve diğer
ortakların sorumlu olması gerektiğini, şirket hissesini devralanların, şirketin borçları ile birlikte
gelirlerini ve alacaklarını da devraldıklarından sorumlu bulunduklarını,
müvekkilinin hissesini devrettiği 2008 yılı Ocak ayından sonra, ...sağlık Hizmetleri
A.Ş.nin ortaklık yapısının dönem dönem değişiklik gösterdiği ve hisse devirlerinin yapıldığının,
davacıların babası olan ...’ın 20.04.2011 yılında Yönetim Kurulu
Başkanlığı’na seçildiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakta olduğunu, Hasan Şemsettin
Bayram’ın, Dr.... ile aynı dönem yönetim kurulunda bulunduğu göz önüne alındığında,
müvekkilinin hissesini bedelsiz devrettiği ve şirketin mevcut mali durumunu bilmemesinin mümkün
olmadığını, kaldı ki şirketin faaliyete devam ettiğinin görülmekte olup, iddia olunan vergi borcunun
bulunduğu dönemde, şirket tarafından elde edilen gelirler ve alacaklardan borçların ödenmemiş
olmasından da bu kişilerin sorumluluğunu doğurduğunu,
davacıların ödediklerini iddia ettikleri veri borçlarının dayanakları ve hangi döneme ilişkin
olduklarının belli olmadığını, ayrıca ödendiği iddia edilen vergi borçlarına ilişkin itiraz ve
def’ilerin kullanılıp kullanılmadığının da bilinmemekte olduğunu, davacıların huzurdaki dava ile
reddi miras yapmadıklarının anlaşılmakta olup, mirası aktifi ve pasifi ile birlikte edindiklerinin açık
olduğunu, davacılar tarafından, ödedikleri vergi borcu tutarını müvekkilinden önce asıl mükellef olan
şirketten talep edilmiş olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olduğunu, bu itibarla şirketin ödeme
anında mali durumu, aktif ve pasifleri, borcun ödendiği tarihte borçların asıl muhatabı olan
şirketten tahsil imkanının olup olmadığının, şirkete ilişkin takip ve aciz vesikasının alınıp
alınmadığının tespitinin gerekmekte olduğunu, davacıların sonuç alamaması durumunda şirket
ortaklarına rücu hakkını kullanabileceği, aksi takdirde ise fiillerinin sonuçlarından kişisel olarak
sorumlu olacaklarının açık olduğunu, öte yandan müvekkilinin bir dönem ortağı olduğu Pozitif
Sağlık Hizmetleri A.Ş.yi temsil ve ilzama yetkili kılınmamış olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin
şirketin vergi borçları sebebiyle sorumluluğunun da bulunmamakta olduğunu beyanla haksız
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı müvekkilinin
hukuken sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin ...Sağlık Hizmetleri A.Ş.
yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde AATUHK’nun mükerrer 35.maddesi kapsamında dava
dilekçesinde belirtilen şekilde bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, mükerrer 35.madde
düzenlemesinde ön görülen sorumluluğun kusura dayalı bir sorumluluğu ifade ettiğinin açık
olduğunu, kanuni temsilci konumundaki yöneticilerin kusursuz sorumluluğunun iddia etmenin
kusursuz sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamakta olduğunu, buna göre anonim şirket yönetim kurulu
üyelerinin kusursuz sorumluluklarını öngörmenin , şirket faaliyetlerinin sahibi olmayan ve
bunlardan doğrudan fayda sağlamayan bu kişiler açısından adil olmayan sonuçlar doğuracağını,
ayrıca ilgili hükümde yönetim kurulu üyelerine vergisel bir ödev yüklenmediği halde sorumluluk
yüklenmiş olmasının, kusursuz sorumluluğun var olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini, müvekkili açısından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
Nitekim, VUK ve TTK’nun ilgili hükümleri gereğince de , davalı müvekkilinin kusurunun
bulunmaması , şirketi temsile, imzaya ve ilzama yetkisinin bulunmaması nedenleri ile hukuken
sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, konuya ilişkin Yüksek
Yargı kararları ile de, yönetim kurulu üyelerinin kusursuz değil ancak kusura bağlı sorumlu
olacaklarının belirtilmiş olduğunu,
1 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliği’nin son halinde de, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
319 ve müteakip maddelerine göre, temsil yetkisi murahhas azalara veya müdür olarak üçüncü
kişilere bırakılmamış ise yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsilci sıfatını taşıyacakları, buna göre
amme alacağının, anonim şirket şeklinde örgütlenmiş tüzel kişiliğin malvarlığından kısmen veya
tamamen tahsil edilememesi veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin
anlaşılması halinde, tüzel kişiliğin kanuni temsilcisi konumundaki yönetim kurulu üyelerinin şahsi
mal varlıklarından takip ve tahsili cihetine gidilmeden önce, şirket esas sözleşmesinin ve ticaret sicil
kayıtlarının tetkik olunması ve temsil salahiyetinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan
murahhas bir veya birkaç üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere bırakılmış olup olmadığının
tespit edilmesinin gerektiği, şirket esas sözleşmesinde böyle bir görevlendirmeye ilişkin herhangi
bir kayıt bulunmaması halinde, 6762 sayılı Kanunun 317.madde hükmü göz önüne alınmak
suretiyle, yönetimde bulunan tüm üyelerin müşterek ve müteselsil sorumlu olacaklarının ifade
edilmiş olduğunu beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tarun Yosunkaya vekili cevap dilekçesinde özetle: Söz
konusu davaya konu alacağın Kasım 2006-Ocak 2008 dönemine ait bir borç olup zamanaşımına
uğramış olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen alacağın açık olmadığını, müvekkilinin
18.02.2008 tarih ve 7001 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilen 12.02.2008 ve 2008/4
nolu Yönetim Kurulu kararı ile ilk genel kurula kadar şirketin yönetim kurulu üyeliğine atanmış
olup, Ticaret Sicil Gazetesi’nin 23.06.2008 tarih ve 7089 nolu sayısında tescil ve ilan edilen
06.06.2008 tarih ve 2008/11 nolu yönetim kurulu kararı ile şirketin yönetim kurulu üyeliğinden
istifasının onaylanmış olduğunu,
davaya konu alacağın Kasım 2006-Ocak 2008 dönemine ait bir alacak olup müvekkilinin
yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait bir vergi borcu olup olmadığının, varsa miktarının ne
olduğunun araştırılması gerektiğini, zira davacının vergi dairesine hangi dönem için ne kadar ve
hangi kaleme ilişkin ödeme yaptığının belli olmadığını, yine kabul anlamına gelmemek üzere
müvekkilinin sorumluluğu bulunsa bile tek başına değil bütün yönetim kurulu üyeleri ile birlikte
sorumlu olacağını ve yönetim kurulu üyelerinin kimlerden oluştuğunun araştırılması gerektiğini,
6183 Sayılı kanunun mükerrer 35.madde uygulamasında kanuni temsilci, şirket esas
sözleşmesi ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş yönetim kurulu üyeleri veya yönetim
kurulu üyelerinden en az birinin bulunması koşuluyla yönetim kurulu tarafından müdür olarak
atanmış 3.kişiler olabileceğini, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
müşterek ve müteselsil de olsa şirket temsil salahiyetinin murahhas üye veya üyeler ile üçüncü
kişilere bırakılmış ise amme alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilmesi, diğer yönetim kurulu
üyeleri hakkında işlem yapılmaması gerektiğini, bu açıdan öncelikle şirket esas sözleşmesinde bu
şekilde yapılan herhangi bir görevlendirmeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığına
bakılması gerektiğini, böyle bir görevlendirme yapılmamış olsa dahi müvekkiline temsil ve ilzam
yetkisi verilmemiş olması nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla müvekkilinin sorumlu olamayacağını,
Anonim şirket ortağının kamu borçlarından sorumluluğunun bulunmadığını, ancak ortak
olan kişi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilci ise bu kişinin şirketten tahsil
edilemeyen borçlardan tüm malvarlığı ile sorumlu olacağını, davaya konu edilen alacağı
müvekkilinin yönetici olduğu dönemde doğmuş olsa bile müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu
dönemde ödev ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olup o döneme ait bir vergi borcu için kendisine
bir kusur isnat edilemeyeceğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin
haziran 2008-Eylül 2008 tarihleri arasında çalışmış ve zorunlu yönetim kurulu üyeliği yapmış
olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için o
dönemde doğmuş bir vergi borcu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zira davacının vergi
dairesine hangi dönem için ne kadar ve hangi kaleme ilişkin ödeme yaptığının belirsiz olduğunu,
şirketten tahsil edilememiş vergi ve vergiye bağlı alacakların önceki yöneticinin kanuni temsilci
olduğu dönemde doğmuş veya ödenmesi gereken aşamaya gelmiş olsa bile, sorumluluğun tespitinde
önemli olan hususun, ödevlerin hangi yönetici döneminde yerine getirilmediği olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde tüm sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davacıların söz konusu alacağın müvekkilinden önce asıl mükellef olan şirketten talep ve
tahsil edildiğine ilişkin iddia ve ispatlarının bulunmamakta olduğunu, bu nedenle ödeme anındaki
şirketin mali durumu, aktif pasifleri, uyuşmazlık konusu borcun ödendiği dönemdeki borçların asıl
muhatabı olan şirketten tahsil edilip edilemeyeceğin, şirkete ilişkin aciz ve takip vesikası alınıp
alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
6183 Sayılı kanunun mükerrer 35.madde uygulamasında kanuni temsilci, şirket esas
sözleşmesi ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş yönetim kurulu üyeleri veya yönetim
kurulu üyelerinden en az birinin bulunması koşuluyla yönetim kurulu tarafından müdür olarak
atanmış 3.kişiler olabileceğini, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu müşterek
ve müteselsil de olsa şirket temsil salahiyetinin murahhas üye veya üyeler ile üçüncü kişilere
bırakılmış ise amme alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilmesi, diğer yönetim kurulu üyeleri
hakkında işlem yapılmaması gerektiğini, bu açıdan öncelikle şirket esas sözleşmesinde bu şekilde
yapılan herhangi bir görevlendirmeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığına bakılması
gerektiğini, böyle bir görevlendirme yapılmamış olsa dahi müvekkiline temsil ve ilzam yetkisi
verilmemiş olması nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla müvekkilinin sorumlu olamayacağını beyanla
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 28/03/2024 tarihli raporunda: Anonim Şirket yöneticilerinin, Şirketin kamu borçlarından sorumluluğunun, kural olarak
kanuni temsilci sıfatını taşıdıkları dönemde doğan ve/veya ödenmesi gereken borçlarla sınırlı
olduğu, bu itibarla sonraki dönem kanuni temsilcisinin, kendisinden önceki dönemde doğmuş olsa
bile kamu borcunu ödeme yükümlülüğünün devam etmesi nedeniyle sorumluluğunun devam
edeceği,
bilirkişi heyetimizce bu doğrultuda, yönetim kurulu üyeleri itibariyle ayrı ayrı dönemsel
vergi dağılımının birlikte görev yapılan dönemlerde sorumluluk hesabına ilişkin ve sondan geriye
doğru rücu edilebilecek sorumlulukları itibariyle yapılan hesaplamaların icmali neticesinde Şirket
Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluk tutarlarının ... 98.649,65
TL, ... 98.649,65 295.948,96
TL ... 98.649,66
TL ... 53.935,17
TL ... ( Davalı Değil) 53.935,17 161.805,51
TL ... 53.935,17
TL ... 15.973,39 15.973,39
TL ... 28.907,09
TL Negihan Keseci 28.907,09 TL ... 28.907,10
TL Kadirhan Sürmeli ( Davalı Değil) 14.898,39 şeklinde olacağı bildirilmiştir.
Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 08/10/2024 tarihli raporunda: Anonim Şirket yöneticilerinin, Şirketin kamu borçlarından sorumluluğunun, kural olarak
kanuni temsilci sıfatını taşıdıkları dönemde doğan ve/veya ödenmesi gereken borçlarla sınırlı
olduğu, bu itibarla sonraki dönem kanuni temsilcisinin, kendisinden önceki dönemde doğmuş olsa
bile kamu borcunu ödeme yükümlülüğünün devam etmesi nedeniyle sorumluluğunun devam
edeceği,
Bilirkişi heyetimizce bu doğrultuda, yönetim kurulu üyeleri itibariyle ayrı ayrı dönemsel
vergi dağılımının birlikte görev yapılan dönemlerde sorumluluk hesabına ilişkin ve sondan geriye
doğru rücu edilebilecek sorumlulukları itibariyle yapılan hesaplamaların icmali neticesinde Şirket
Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluk tutarlarının;
... 98.649,65
TL ... 98.649,65 TL ... 98.649,66
TL ... 53.935,17
TL ... ( Davalı Değil) 53.935,17 TL ... 53.935,17
TL ... 15.973,39 TL ... 28.907,09
TL NEGİHAN KESECİ 28.907,09 TL ... 28.907,10
TL Kadirhan Sürmeli ( Davalı Değil) 14.898,39 TL şeklinde olacağı bildirilmiştir.
Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 24/02/2025 tarihli 2. Ek raporunda: Anonim Şirket yöneticilerinin, Şirketin kamu borçlarından sorumluluğunun, kural olarak
kanuni temsilci sıfatını taşıdıkları dönemde doğan ve/veya ödenmesi gereken borçlarla sınırlı
olduğu, bu itibarla sonraki dönem kanuni temsilcisinin, kendisinden önceki dönemde doğmuş
olsa bile kamu borcunu ödeme yükümlülüğünün devam etmesi nedeniyle sorumluluğunun devam
edeceği,
Bilirkişi heyetimizce bu doğrultuda, yönetim kurulu üyeleri itibariyle ayrı ayrı dönemsel
vergi dağılımının birlikte görev yapılan dönemlerde sorumluluk hesabına ilişkin ve sondan geriye
doğru rücu edilebilecek sorumlulukları itibariyle yapılan hesaplamaların icmali neticesinde Şirket
Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluk tutarları 1. Ek raporumuzda gösterilmiş olup, geçmiş dönemlere ilişkin vergi borcunun ilgili yönetim kurulu üyesi tarafından ödenmiş
olduğu kabulünden hareketle, Yönetim Kurulu Üyelerinin görev yapmış oldukları döneme ait
vergi borcu nedeniyle, dönemsel olarak, geriye doğru müteselsilen sorumluluk göz ardı edilerek
dönemsel vergi borçlarının
...23.623,06
TL Nagihan Keseci 23.623,06
TL Kadir Sürmeli 14.898,38
TL Kadir Sunguroğlu 14.008,71
TL ... 15.667,50
TL ... 15.667,50
TL Mahmet Tahun Yosunkaya 58.580,37
TL ... 59.089,82
TL ... 59.089,82
TL Hasan Şensettin Bayram 9.118,35
TL ... 1.774,57
TL Toplam 295.141,14
TL ( Kadir Sürmeli ve ... Davalı değildir.) şeklinde olacağı bildirilmiştir.
Dosya yine bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 30/07/2025 tarihli ek raporunda ise; Anonim Şirket yöneticilerinin, Şirketin kamu borçlarından sorumluluğunun, kural olarak
kanuni temsilci sıfatını taşıdıkları dönemde doğan ve/veya ödenmesi gereken borçlarla sınırlı
olduğu, bu itibarla sonraki dönem kanuni temsilcisinin, kendisinden önceki dönemde doğmuş
olsa bile kamu borcunu ödeme yükümlülüğünün devam etmesi nedeniyle sorumluluğunun devam
edeceği,
Bilirkişi heyetimizce bu doğrultuda, yönetim kurulu üyeleri itibariyle ayrı ayrı dönemsel
vergi dağılımının birlikte görev yapılan dönemlerde sorumluluk hesabına ilişkin ve sondan geriye
doğru rücu edilebilecek sorumlulukları itibariyle yapılan hesaplamaların icmali neticesinde Şirket
Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluk tutarları Ek raporumuzda gösterilmiştir.
Geçmiş dönemlere ilişkin vergi borcunun ilgili yönetim kurulu üyesi tarafından ödenmiş
olduğu kabulünden hareketle, Yönetim Kurulu Üyelerinin görev yapmış oldukları döneme ait
vergi borcu nedeniyle, dönemsel olarak, geriye doğru müteselsilen sorumluluk göz ardı edilerek
her bir yönetim kurulu üyesinin yönetim dönemi vergi borçlarının; ...23.623,06
TL Nagihan Keseci 23.623,06
TL Kadir Sürmeli 14.898,38
TL Kadir Sunguroğlu 14.008,71
TL ... 15.667,50
TL ... 15.667,50
TL ... .... .... 58.580,37
TL ... 59.089,82
TL ... 59.089,82
TL ... .... .... 9.118,35
TL ... 1.774,57
TL Toplam 295.141,14 TL
( Kadir Sürmeli ve ... Davalı değildir. ) şeklinde olacağı bildirilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesi ile, davacıların, murisi ...'ın mirasçısı sıfatıyla murislerinin şirket yönetici olması nedeniyle yönetici olduğu dönemden kaynaklanan vergi borcu 295.948,46 TL'nin 24/9/2018 tarihinde ödenmesi nedeniyle, ödemek durumunda kalınan kamu alacağından sorumlu olduğu miktardan fazla yapmış olduğu ödeme nedeniyle her bir şirket yöneticisine ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle 1.000'er TL' nin ayrı ayrı tahsiline talep edildiği, davalılarca davanın reddinin savulduğu görüldü.
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. Maddesinde; “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” düzenlemesine, yine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiş olup, iş bu düzenlemeler uyarınca, A.Ş. Yöneticileri kanuni temsilci sıfatını taşıdıkları dönemde doğan ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacaklarından, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadırlar.
Yine, Anonim yöneticilerinin, Şirketin kamu borçlarından sorumluluğu kural olarak kanuni temsilci taşıdıkları dönemde doğan ve/veya ödenmesi gereken borçlarla sınırlıdır. Herhangi bir dönemde görev yapan şirket Yönetim Kurulu üyesi, görev yapmadığı dönem için tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu tutulamaz. Yöneticilerin kamu alacağından müteselsilen sorumluluğu ise sadece ilgili kamu idaresine karşı olup, şirketin kamu borçlarını ödemek zorunda kalan kanuni temsilciler/yöneticiler, aksine bir kararlaştırma yoksa kendi içlerinde, tahsil edilemeyen kamu alacakları nedeniyle eşit olarak sorumludurlar. Bu doğrultuda kamu alacağını ödeyen bir yönetici, diğer yöneticilere, ana sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ancak mütesaviyen rücu edebilecektir.
Dosyanın incelenmesinde ... mirasçıları davacıların 24/09/2018-27/09/2018 tarihleri arasında toplam 295.948,96TL vergi borcunu ödedikleri anlaşılmıştır.
Dava açılmadan önce davacıların sorumlulardan ... ile anlaşma sağlandığı, kendisinden 45.500,00 TL alacağın tahsil edildiğinin 08/06/2025 tarihli dilekçe ile bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından her bir yöneticinin sorumlu olduğu dönem itibariyle hesaplama yapılmış, 1. Yönetim kurulu üyelerinin ..., Negihan Keseci ve Kadir Sürmeli olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 44.695,16 TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 14.898,38 TL'den sorumlu oldukları, 2. Yönetim kurulu üyelerinin ..., Negihan Keseci ve Kadirhan ... olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 26.174,04TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 8.724,68TL'den sorumlu oldukları, 3. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., Kadirhan ... olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 15.852,09 TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 5.284,03 TL'den sorumlu oldukları, 4. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ...olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 3.795,36 TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 1.265,12 TL'den sorumlu oldukları, 5. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ...olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresine isabet eden vergi borcunun bulunmadığı, 6. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ... olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 5.323,71TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 1.774,57 TL'den sorumlu oldukları, 7. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ...olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 171.945,75 TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 57.315,25 TL'den sorumlu oldukları, 8. Yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ... olduğu, yönetim kurulu üyelikleri süresince toplam 27.355,05TL vergi borcu oluştuğu, her bir üyenin bu bedelin 1/3ünden sorumlu oldukları, böylece 9.118,35 TL'den sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Bu haliyle davalı Hakan İbiş'in sorumlu olduğu toplam miktarın (14.898,38+8.724,68) 23.623,06 TL, Nagihan Keseci'nin sorumlu olduğu toplam miktarın (14.898,38+8.724,68) 23.623,06 TL, Kadir ...'nun sorumlu olduğu toplam miktarın (5.284,03+8.724,68) 14.008,71 TL,Selçik Sezai Dökmeci'in sorumlu olduğu toplam miktarın (5.284,03+1.265,12+9.118,35) 15.667,50 TL, ...'ın sorumlu olduğu toplam miktarın (5.284,03+1.265,12+9.118,35) 15.667,50 TL, Mehmet Tahun Yosunkaya'nın sorumlu olduğu toplam miktarın (1.265,12+57.315,25) 58.580,37 TL, ...'in sorumlu olduğu toplam miktarın (1.774,57+57.315,25) 59.089,82 TL, Hasan Bayram'ın sorumlu olduğu toplam miktarın 9.118,35 TL, ...'ın sorumlu olduğu toplam miktarın 1.774,57 TL olduğu hesaplanmıştır.
Öncelikle davacıların murisi ...'ın hissesine düşen 9.118,35 TL'yi bu bedelin murisin sorumluluğunda olması nedeniyle rücu edemeyecekleri kanaatine varılmıştır.
Yine dava açılmadan önce ... tarafından yapılan 45.500,00 TL ödemenin ise kendi borcundan mahsup edilmesi gerektiği, kendi borcundan da az ödeme olduğu için toplam alacaktan mahsup edilmesi gereken miktar bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dikimevi Vergi Dairesine müzekkere yazılarak vergi borcunun şirketten tahsili için işlem yapılıp yapılmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı sorulmuş, verilen cevabi yazıda; 2006 yılı ve devamı yıllara ait vergi borcunun tahsili amacıyla ilgili mükellefe muhtelif tarihlerde 104 adet takip işlemi yapıldığı ve yapılan takip işlemleri sonrasında haciz işlemlerinin uygulandığı, “Vergi borçlarının tahsili amacıyla mükellef hakkında mal varlığı araştırması yapılmış, ancak mükellefin vergi borcunu kısmen veya tamamen karşılayacak oranda herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar davalılardan ... yönetim kurulu üyesi olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiş ise de; -...Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... (TC:... - Müdürlüğünüzün 130479 sicil numarasında kayıtlı ...) 20/04/2011 tarihli Genel Kurul Kararının tescil edilip edilmediği, Genel Kurul Kararının iptali için dava açılıp açılmadığına dair herhangi bir bilgi - belge bulunup bulunmadığı hususunun sorulmuş açılan bir dava olmaması nedeniyle inceleme yapılmamıştır.
Davacılar vekilinin sunmuş oldukları ıslah dilekçesi ile; " davalılardan; 1-Kadirhan ...'dan 1000,00.TL olan alacağımızı, 14.008,71 TL'ye, ...'TEN 1000,00.TL olan alacağımızı, 23.623,06 TL'ye , ... ...'den 1000,00.TL olan alacağımızı, 23.623,06 TL'ye , ...'dan 1000,00.TL olan alacağımızı, 15.667,50 TL'ye, ...'den 1000,00.TL olan alacağımızı, 15.667,50 TL'ye, ...'dan 1000,00.TL olan alacağımızı, 58.580,37 TL'ye, ...'den 1000,00.TL olan alacağımızı, 59.089,82 TL'ye, ...'dan 1000,00.TL olan alacağımızı da 1.774,57 TL'ye arttırıyoruz" şeklinde arttırım dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacılara tarafından alacağın tahsili için 24/05/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmekle, davalıların bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü değerlendirilmiştir.
Bu haliyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
- 14.008,71TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 13.008,71 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... ...'dan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
-23.623,06 TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 22.623,06 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
- 23.623,06 TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 22.623,06 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... ...'den alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
-15.667,50 TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 14.667,50 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
-15.667,50 TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 14.667,50 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
-58.580,37TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 57.580,37 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
-59.089,82TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 58.089,82 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
- 1.774,57 TL'nin 1.000,00 TL'sine 24/05/2019 tarihinden itibaren, 774,57TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 14.484,08 TL harçtan peşin alınan 153,70 TL peşin harç ve 3.485,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.845,38 TL'nin (
716,53 TL'sinin davalı ... ...'dan,
1.208,29 TL'sinin davalı ...'ten, TL 1.208,29 TL'sinin davalı ... ...'den, 801,37 TL'sinin davalı ...'dan,
801,37 TL'sinin davalı ...'den,
2.996,35 TL'sinin davalı ...'dan,
3.022,40 TL'sinin davalı ...'den,
90,78 TL'sinin davalı ...'dan) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (2.973,06 TL'sinin davalı ... ...'dan,
5.013,51 TL'sinin davalı ...'ten,
5.013,51 TL'sinin davalı ... ...'den,
3.325,10 TL'sinin davalı ...'dan,
3.325,10 TL'sinin davalı ...'den,
12.432,51 TL'sinin davalı ...'dan,
12.540,60 TL'sinin davalı ...'den,
376,60 TL'sinin davalı ...'dan) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 153,70 TL peşin harç ve 3.485,00 TL ıslah harcı toplamı olan 3.638,70 TL'nin (240,40 TL'sinin davalı ... ...'dan,
405,40 TL'sinin davalı ...'ten,
405,40 TL'sinin davalı ... ...'den,
268,86 TL'sinin davalı ...'dan,
268,86 TL'sinin davalı ...'den,
1.005,30 TL'sinin davalı ...'dan,
1.014,03 TL'sinin davalı ...'den,
30,45 TL'sinin davalı ...'dan) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 4.365,75 TL posta masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 11.420,15 TL yargılama giderinin (
754,50 TL'sinin davalı ... ...'dan, 1.272,33 TL'sinin davalı ...'ten,
1.272,33 TL'sinin davalı ... ...'den,
843,85 TL'sinin davalı ...'dan,
843,85 TL'sinin davalı ...'den,
3.155,13 TL'sinin davalı ...'dan,
3.182,56 TL'sinin davalı ...'den,
95,60 TL'sinin davalı ...'dan
) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin (
87,20 TL'sinin davalı ... ...'dan,
142,06 TL'sinin davalı ...'ten,
142,06 TL'sinin davalı ... ...'den,
97,53 TL'sinin davalı ...'dan,
97,53 TL'sinin davalı ...'den,
364,68 TL'sinin davalı ...'dan,
367,85 TL'sinin davalı ...'den,
11,09 TL'sinin davalı ...'dan
) davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, bir kısım davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı