Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda mükerrer dava açılması ve kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmeden gerçekleşen eylemde kovuşturma şartı oluşmaması nedeniyle mahkûmiyetin bozulması.
Özet: Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, aynı eylem için daha önce durma kararı verilen bir dosya mevcutken mükerrer dava açılarak yargılamaya devam edilmesi ve davanın reddi yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, ayrıca başka bir eyleme ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği için kesinleşmemesi ve dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi gibi birden fazla usuli hata nedeniyle bozulmuş olup, mahkeme mükerrer davanın reddine karar vermeli, tüm ilgili dosyaları birleştirmeli ve kovuşturma şartı oluşmadığı için davanın durmasına hükmetmeliydi.
10. Ceza Dairesi         2025/8372 E.  ,  2026/5232 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/804 E., 2024/263 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. 29.07.2012 tarihli eyleme dair Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2017/6490 Esas, 2020/1224 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Ankara (Kapatılan) 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/237 Esas, 2022/360 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği
gözetilmeksizin, sanık hakkında 29.07.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle ikinci kez açılan 03.02.2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/804 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 29.07.2012 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosyalar ile incelenen dosyanın birleştirilip, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 29.07.2012 tarihli eylem yönünden 03.02.2023 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
B. Sanık hakkında 17.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2021 tarihli ve 2021/59187 Soruşturma, 2021/919 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği anlaşılmakla; 02.04.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda 11.11.2022 tarihli eylemi, kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, diğer yönlerden incelenmeksizin oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.