Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizde, sanık müdafiinin psikolojik sorunlar ve eksik inceleme iddiaları reddedilmiş; ancak, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği ilkesinin göz ardı edilmesi bozma nedeni sayılmıştır, bu eksiklik yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın düzeltilerek, bozma öncesi yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma sonrası oluşan giderlerin ise devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına hükmedilmek suretiyle, yerel mahkemenin kararı düzeltilerek onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/2901 E.  ,  2026/9386 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/166 E., 2024/593 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, sanığın psikolojik sorunları bulunduğuna, bu nedenle duruşmalarda sağlıklı ifade veremediğine, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın hırsızlık kastıyla katılanın evine girmediğine, indirim oranlarının alt hadden yapılmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık lehine olan yasal indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma karar öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.