Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, davacı şirketin tanınmış markasıyla davalının başvuru markası arasındaki iltibas ve kötüniyet iddiasına dayalı karar iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının "..." markaları ile davalının "..." başvuru markası arasında ayırt edilemez benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu iddiasıyla açtığı marka hükümsüzlük ve kararın iptali davasını özetlemektedir. Davacı, markaların fonetik ve görsel benzerliği, aynı/benzer sınıflardaki ürünlerin hedef kitlesi nezdinde kolayca karıştırılacak olması, kendi markasının yaygın bilinirliğinden haksız fayda sağlanması ve kötü niyetli bir başvuru yapıldığı gerekçeleriyle itiraz kararı iptalini talep ederken, davalı kurum kararların usule uygun olduğunu, şahıs davalı ise spor sektöründeki uzun geçmişi ve kendi tescilli birçok markasının bulunduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/83 Esas - 2026/160

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/83
KARAR NO : 2026/160
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 27/02/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davacıya ait itiraza mesnet "..."ibareli markalar ile Davalının "..." ibareli başvuru markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davaya konu markanın iki kelimeden oluşan bir isim olduğu, bu kelimelerdenilkinin ... dilinde "..." anlamına gelen "..."olduğu göz önüne alındığında iltibas iddiasına konu markalarla bu kelime haricinde birebir aynı olduğu,"..." anlamına gelen bir kelimenin markanın tescilinin talep olunduğu sınıflar da göz önüne alındığında ayırt edicilik özelliğini haiz olmadığı,"..." ibaresinin davacı markalarının bulunduğu sınıflarda yalnızca davacı tarafından yıllardır kullanılan ve bilinen bir marka olduğu, "..." ibaresinin ...'de".../sarsıntı" anlamına geldiği ve davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda son derece farklıve ayırt edici bir marka ismi olarak göze çarpmakta olduğu, bu bakımdan davalının "..." ibaresi eklenerek oluşturulan başvuruya konu markasının davacı markasından esinlendiği, davaya konu başvuru markasının 5. ve 30. sınıflarda tescilinin istendiği; davacının itiraza mesnet markalarının da 5.,29.,30.ve32.Sınıflarda tescilli olduğu, tescil talep edilen sınıfların da benzer/aynı tür malları kapsadığı, davacının itiraza mesnet markaları ile davalının başvuru markasının tescilinin talep edildiği sınıfların aynı olduğu, aynı mal ve hizmetleri kapsadığı söz konusu sınıfların özellikle paketli ve hızlı tüketilebilen gıdalara ilişkin olduğu ve tüketici kitlesinin de tümüyle aynı olduğu, başvuru markasının tescilinin talep edildiği ve davacının da markalarının tescilli olduğu 5. Ve 32. Sınıf kapsamındaki mallar dikkate alındığında bunların çoğunlukla benzer ürünler ile birlikte, yanyana raflarda satışa sunulan, satın alınırken çok incelenmeyen ve hızlı karar verilen nitelikte oldukları, bu halde, işbu davaya konu markalar arasında iltibas tehlikesi araştırılırken dikkate alınması gereken kitlenin, herhangi bir uzmanlığı olmayan, toplumun her kesiminden olması ihtimal dahilinde olan"ortalama zeka seviyesindeki tüketici kitlesi” olduğu, söz konusu markalar bakımından çocukların asıl hedef kitle olduğu, markaların kapsadığı ürünlerin hedef kitlesi nezdinde markaların kolaylıkla karıştırılacağı, davacının itiraza mesnet markalarından birisinde yer alan "..." ibaresinin çatı marka niteliğinde olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiği, itiraza mesnet markaların esas unsuru durumundaki"..." ibaresinin ise başvuru markasındaki "..." ibaresi ile tümüyle aynı olduğu; markanın başındaki ayırt edici olmayan"...(...)" eklemesi sebebiyle eklenen kelime haricinde tümüyle aynı olduğu; iki ibarenin telaffuz itibariyle ve fonetik olarak birbiri ile aynı olduğu, davacı şirkete ait "..." ortak ibareli itiraz markalarının tüketici nezdinde tanınmışlığının hedeflediği ve bunun için de maddi manevi çaba gösterildiği, davacı şirketin tescilli markasını kullandığı birçok ürün bulunduğu ve bu ürünlerin market raflarında tüketicilerle buluştuğu ve çokça tercih edildiği, davalının dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde; davacı şirket markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceği, itibarının zarar göreceği ve davacı şirket markalarından haksız yere faydalanılmasının söz konusu olacağı, davacı şirketin Türkiye'nin en büyük gıda şirketlerinden olup markalarının benzerlerinin aynı sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüslerce "tesadüfen" kullanılması, oluşturulması ve seçilmesinin mümkün olmadığı, marka başvurusunun dürüstlük kuralına ve haksız rekabet ilkelerine aykırı, kötüniyetli bir başvuru olduğu” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının 2013 yılından bu yana spor sektöründe başlıca spor ekipmanları, aksesuarları, yardımcı ürünler, tekstil, sporcu gıdaları & vitaminler olmak üzere çeşitli sektör ürünlerinin tedarikçiliğini yapmakta olduğu; ..., ...- ... gibi global marka bayiliklerini ve ......- ....başlıca olmak üzere uluslararası sahada öne çıkan birçok markanın bölge bayiliklerini haiz olup işbu ürünlerin dağıtımını yapmakta olduğu, davalı ...’a ait 35.Nice sınıfında kayıtlı .... numaralı "..." tescilli markası, 25-28-35. Nice sınıflarında kayıtlı ...numaralı"..." tescilli markası,25-35. Nice sınıflarında kayıtlı ... numaralı "... ..."tescilli markası, 5-25-35. Nice sınıflarında kayıtlı "..." numaralı markası, 18-28-35-41 nice sınıflarında kayıtlı ... numaralı "... " tescilli markası, 35-05-32. Nice sınıflarında kayıtlı ... numaralı "... ..." tescilli markası ve ... numaralı"..." markasının bulunduğu, davalının "..." tescilli markası ile başlayan sürecin davalının sektördeki başarısı, yurt içi ve yurt dışında iş ağının gelişmesi ve fitness ekipmanlarından tekstil ve sporcu gıdalarına kadar farklı alanlarda da ürünlerin üretilmesi ve dağıtımı ile diğer sair markaların da zaman içerisinde oluştuğu, ...’un mevcut durumda alışveriş merkezlerinde zincir mağaza olma yolunda projelendirilmekte olduğu, marka isimlerinin kapsadığı ürünlere yönelik ve marka bütünlüğü göz önünde bulundurularak ilgili tüketici kesimine hitap etmek üzere ortaya çıktığı, davalının ... bölgesinde bölge bayiliklerini yaptığı sporcu gıda ürünlerinin dağıtımını da yapmakta olduğu, davalı ...’ın şirketi tarafından üretilen ve ithalatı yapılan çoğu ürünün askeriyede, kışlalarda, kamusal alanlarda, kamu otoritelerin bünyesindeki sosyal alanlarda, belediye kurumlarında, .... uzun yıllardır kullanılmakta olduğu, davalının markalarının ve dava konusu markanın kamuya yarar sağlayan milli değer olduğu ve işbu değerin günden güne arttığı, davacının itiraza mesnet markalarının"... ...", "... ...", "... ..." şeklinde olduğu, davalı başvuru markasının ise "..." şeklinde olduğu, işbu markaların içerdikleri ibareler itibariyle bir bütün olup, birbirinden farklı oldukları, "... ..." ibareli başvuru markasının 5 ve 32. Nice sınıflarında kayıtlı olduğu, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği ... marka numaralı "... ..." markasının sadece30. nice sınıfında,...marka numaralı "... ..." markasının sadece 30.Nice sıfında kayıtlı olup işbu markalar ile başvuru markası arasında ortak bir nice sınıfının dahi bulunmadığı, Md. 6/1 kapsamında bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle marka/markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, mal ve hizmetler bakımından başvuru markası kapsamında yer alan mallar ile davacının "çikolata" mallarının farklı türde mallar olduğu, “... ...“ markasındaki “...” kelimesinin, "..." kelimesinin evrensel bir dil haline gelen ... karşılığı olduğu, hukuken kimsenin tekeline bırakılamayacak nitelikte olduğu, davacı tarafından marka başvurusuna ..., .... sayılı"... ...","... ...", "... ..." ibareli markalar mesnet gösterilerek SMK 6. Maddesi uyarınca mesnetsiz şekilde itiraz edildiği” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;... kararının iptali yönünden; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatına yönelik kurum tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının bu davanın tarafları açısından iptalinin gerekip gerekmediği;
Hükümsüzlük talebi yönünden; davalı şahsın başvuru markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarına bağlı SMK 25 nci maddesine göre davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 30/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 27/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "....." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı"... ...","... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği, yapılan incelemede, başvuru sahibinin ... nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi .... sayılı "... ...", "... ...", "... ..." ibareli markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğunun görüldüğü, yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... "..." ibareli markanın "çikolatalar" malları için kullanımının ispatlandığının değerlendirilmiş olduğu, ancak kullanım ispatı talebine konu .... sayılı ve "... ...", "... ..." kullanımının ispatlanamadığı tespit edildiğinden, SMK m.19(2) hükmü uyarınca SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın .... sayılı ve "... ...", "... ..." ibareli markalar bakımından reddinin gerekmiş olduğu, işaretlerin benzerliğine ilişkin olarak yapılan incelemede"..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içermesi sebebiyle ... sayılı marka ile belirli düzeyde benzer görülse de, mal ve hizmetler bakımından yapılan incelemede başvurunun kapsamında yer alan mallar ile kullanımı ispatlanan"çikolata" mallarının farklı türde mallar olduğu değerlendirildiğinden, başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markaarasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığı” gerekeçeleriyle, yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ... (...) ...+...
... ...
... ...
04/02/2026 tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE;
"(1) SMK md. 6/1 kapsamında; Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 32. sınıfa konu“Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” emtialarının, davacının SMK m.19/2 uyarınca kullanım ispatı talep edilen ... sayılı markasının 32. sınıf tescil kapsamındaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler; biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar; sebze ve meyve suları, sebze ve meyve konsantreleri ve özleri” emtiaları ile birebir aynı / aynı tür mal niteliği taşıdığı, ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 32. sınıf kapsamındaki “Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtialarının, davacının kullanım ispatı talep edilen ... sayılı markasının 32. sınıf kapsamındaki “izotonik içecekler” emtiası ile benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 5. sınıf kapsamındaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (...) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları” emtialarının, davacının kullanım ispatı talep edilen ... sayılı markasının 29. Sınıf kapsamındaki “bitkisel ve vitamin bazlı tamamlayıcı/perhiz ürünleri” ile benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının 32.sınıf kapsamında tescil kapsamına alınmak istenilen “Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar, enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtialarının; davacının itiraza mesnet ...,.... sayılı markalarının 30. sınıf tescilleri kapsamında yer alan “Kahve, kakao, suni kahve, moka(kahve), kahve yerine geçen maddeler, kahve veya kakao esaslı içecekler çaylar, buzlu çaylar, çikolata esaslı içecekler” emtiaları ile benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının 5. Sınıf kapsamında tescil kapsamına alınmak istenilen “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler, insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (...) takviyeleri, zayıflamaamaçlı tıbbi müstahzarlar,bebek mamaları” emtialarının; davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının 29. sınıf tescil kapsamındaki “Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri niteliğindeki bitkisel ve vitamin bazlı ürünler olarak kullanılan proteinler,karbonhidratlar, madensel maddeler, az miktarda bulunan kimyasal elementler, aminoasitler, yağ asitleri, polen müstahzarları” emtiaları ile benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu,
(2) Yapılan kullanım ispatı incelemesi neticesinde; davacının ... sayılı “...” ibareli markasının yalnızca “çikolatalar” emtiası bakımından kullanımının ispatlandığı, buna karşılık kullanım ispatı talep edilen davacının ... sayılı “... ...” ve ...sayılı“... ...” ibareli markaları bakımından herhangi bir mal yönünden kullanım ispatının sağlanamadığı,
(3) Muteriz-davacı tarafından sunulan kullanım ispatı delillerinin yalnızca .... sayılı “...” ibareli markanın “çikolatalar” emtiası bakımından fiili ve ciddi kullanımını ortaya koyduğu, itiraz mesnedi .... sayılı “... ...” ve ...sayılı “... ...” ibareli markalar yönünden ise kullanım ispatının sağlanamadığı anlaşıldığından, SMK m.19/2 maddesi kapsamında Kurum tarafından yapılan kullanım ispatına ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu,
(4) Kullanım ispatı talep edilen ve “çikolatalar” emtiası bakımından fiili ve ciddi kullanımının ispatlanan muteriz-davacının ... sayılı “...” ibareli markası ile dava konusu “...” ibareli ... sayılı başvuru markasının, taraf markalarının esas unsurları itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olmadığı; işaretler arasında karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimali doğuracak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı,
(5) Muteriz-davacının kullanım ispatı talep edilen ... sayılı “... ...” ve ... sayılı “...”ibareli markaları yönünden kullanım ispatı gerçekleşmediğinden, anılan markaların başvuruya karşı tescil engeli oluşturma vasfının bulunmadığı,
(6) Mahkemece, Davalının itiraz aşamasında sunduğu kullanımın ispatı talebinin hükümsüzlük davası bakımından da geçerliolduğunun kabulü halinde; Davacının itiraz mesnedi ... sayılı “...” ibareli markası bakımından işbu davadan önceki 5 yıl içerisinde (27/02/2020-27/02/2025 döneminde); davacının ... sayılı “...” ibareli markasının yalnızca “çikolatalar” emtiası bakımından fiili ve ciddi kullanımınının ortaya koyulmuş olduğu, ... sayılı markanın tescil kapsamındaki 29, 30 ve 32. Sınıfta yer alan diğer mallar bakımından, dava tarihinden önceki beşyıllık dönemde sembolik olmayan, ticari etki yaratacak nitelikte herhangi bir fiili markasal kullanımın ispatlandığını gösterir başkaca bir delile dosya kapsamında rastlanmamış olduğu, SMK m.25/7 ve m.19/2 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... sayılı “...” ibareli markasının yalnızca “çikolatalar”emtiası bakımından hükümsüzlük davasında dikkate alınabileceği; her ne kadar davacının ... sayılı “...” ibareli markası bakımından yalnızca “çikolatalar” emtiası yönünden kullanım ispatı sağlanmış ise de, dava konusu başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 5. Ve 32. Sınıf emtiaları arasında“çikolatalar” malının yer almadığı, bu nedenle kullanım ispatı sağlanan tek emtia ile başvuru markasının kapsadığı mallar arasında aynı, aynı tür veya benzer mal ilişkisi bulunmadığı, bu itibarla, davacının ... sayılı “...” markasının, kullanım ispatı sağlanan“çikolatalar” emtiası bakımından dahi, dava konusu başvuru markası yönünden hükümsüzlük sebebi oluşturma vasfının bulunmadığı,
(7) Mahkemece, Davalının itiraz aşamasında sunduğu kullanımın ispatı talebinin hükümsüzlük davası bakımından geçerli olmadığının kabulü halinde; Dava konusu ... sayılı başvuru markasının 5. sınıf kapsamındaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (...) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları” emtiaları ile 32. sınıf kapsamındaki “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” emtialarının, davacının itiraza mesnet .... sayılı markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kapsamında aynı veya benzer mal ve hizmetler olarak yer aldığı kabul edilse dahi; taraf markalarının esas unsurları itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olmadığı, itiraz mesnedi markalar ile SMKm.6/1 kapsamında iltibas olasılığının bulunmadığı, bu itibarla somut olayda hükümsüzlük şartlarının her hâlükârda oluşmadığı,
(8) Markalar arasında iltibasın oluşmayacağı ve uyuşmazlığın çözümü SMK 6/1 maddesi anlamında yapılmış olduğundan 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, ayrıca davacı markalarının davalı başvurusunun yapıldığı 23.03.2023 itibarıyla ulaştığı veya korunduğu tanınmışlık düzeyini ispatlamaya, uyuşmazlık konusu başvuru markasının tesciline konu 5 ve 32.sınıf emtialar bakımından davacının markalarının ilgili sektörde bir tanınmışlık düzeyine ulaştığına, davalının başvuru tarihi itibarıyla herhangi bir mal veya hizmet bakımından “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğuna veya başvuru markasının tescili ve kullanımı halinde SMK 6/5 hükmünde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşebileceğine dair somut olgu veya delile rastlanmadığı,
(9) Davacının hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği SMK md. 6/9 kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin mahkemeye ait olduğu " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...+... -... ... - ... ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+... -... ... - ... ... "ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...+... -... ... - ... ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... ..." ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekilerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/04/2026
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır