Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, sahtecilik suçundan adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine ilişkin kararın yetkisizlik ve kanuna aykırılık gerekçeleriyle kanun yararına bozulması isteminin incelenmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sanık hakkında "yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği" suçundan verilen mahkumiyetin arşiv kaydının silinmesine ilişkin yerel mahkeme kararının, 2012 yılından sonra adli sicil ve arşiv kayıtlarını silme yetkisinin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne ait olması ve eylemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesi kapsamındaki suçlardan olması nedeniyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2002/168 E., 2002/312 K.SUÇ : Hüviyet cüzdanı ve nüfus tezkeresi, pasaport, ruhsatname, ilmühaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlıkKARAR : Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2002/168 Esas, 2002/312 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.12.2025 tarihli ve 2025/12612 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151029 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151029 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 356 maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2002 tarihli ve 2002/168 esas, 2002/312 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, arşiv kaydının silinmesine ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2024 tarihli ve 2002/168 esas, 2002/312 sayılı ek kararını kapsayan takım evrak incelendi.Dosya aslının, 25.02.2025 tarihli tutanağa göre arşiv araştırmasına rağmen bulunamadığı anlaşılmakla, dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre, 1-Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve anılan Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11.04.2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesine yönelik işlemin münhasıran Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,2-5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde;İsabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 765 sayılı Türk Ceza Kanununun (765 sayılı Kanun) 95 inci maddesinin ikinci fıkrası; "Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. ", aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl Geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir" ve geçici 2 nci maddesinde ise; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Mülga ikinci cümle: 5/4/2012-6290/3 md.)(2) (Değişik: 5/4/2012-6290/3 md.) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır. (3) (Ek: 5/4/2012-6290/3 md.) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir." hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2002 tarihli ve 2002/168 Esas, 2002/312 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hüviyet cüzdanı ve nüfus tezkeresi, pasaport, ruhsatname, ilmühaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlık suçundan 765 sayılı Kanun'un 355. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 356. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin hükmün, 10.01.2003 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce kanuni şartların oluştuğundan bahisle söz konusu kaydın adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı, hükümlünün Mahkemeye hitaben yazdığı dilekçesi ile memnu hakların iadesine karar verilmesini talep ettiği ve Mahkemenin 14.02.2024 tarihli ek kararı ile sabıka kaydının silinmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; hükümlünün arşiv kaydında yer alan suçun, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşması halinde silinmesinin olanaklı hale geldiği, yasaklanmış haklarının geri verilmesi talebinde bulunan hükümlünün hukuki durumunun, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilmesinin gerektiği ve şartları taşıması halinde 11.04.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanun’la, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesine eklenen 3 üncü fıkra uyarınca, 11.04.2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2002/168 Esas, 2002/312 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.