Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece kararının kusur ve bilirkişi raporlarındaki çelişkiler yönünden istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davanın istinaf incelemesidir; ilk derece mahkemesi, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebini kısmen kabul ederek 9.509,91 TL ödenmesine, manevi tazminat talebini ise tamamen kabul ederek 15.000 TL ödenmesine hükmetmiş, kusur oranını davacı için %15, davalı için %85 olarak belirlemişken, davalılar, rapolardaki çelişkilerin giderilmemesi, hatalı kusur tespiti ve aktüerya hesaplamaları nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/09/2022
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ: 29/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/11/2015 tarihinde davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davacı yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacının yaralandığını beyan ederek; 1.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur oranını kabul etmediklerini, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, geçici iş göremezliğin teminat dışı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Alınan 28.12.2021 tarihli rapor kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun hazırlanmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının davalılardan 9.509,91 TL geçici iş göremezlik talep edebileceği anlaşıldığından maddi tazminat davasının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin reddi ile kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden ise; Trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, denetime ve mevzuata uygun düzenlenen hükme esas alınan 28.12.2021 rapora göre davacının 9 ay iş göremez hale geldiği ve tedavi gördüğü, bu süreçte manevi yönden etkilendiği anlaşıldığından, davacının duyduğu acı, elem ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, davacının yaralanmasının ağırlığı, tedavi süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davacının %15 davalının ise % 85 oranında kusurlu oluşu, davacının somut olaydaki yaralanmasından müterafik kusurunun tespit edilmemesi, MK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi ve 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar verilerek, 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir."
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ... San ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davalı ... San ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan 28/12/2021 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nin raporunda davacı ...'nın tüm vücut engellilik oranının sıfır olduğunu ve tamamen iyileştiğinin belirtildiğini, iş göremezlik zararının bulunmadığını ancak aynı raporda davacının geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini, dosya kapsamında alınan 22/10/2019 tarihli Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporunda ise yaralanma neticesinde davacının gerek hastane gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin bir (1) ay olduğu belirtildiğini, mahkemece her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplama yapılması ve bu hesaplamaya göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece, yapmış oldukları bu itirazlarının değerlendirilmediğini eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini, dosya kapsamında alınan 06.08.2022 tarihli aktüerya raporunda geçici iş göremezlik zararının tespitine yönelik davacının kusurunun %25 veya %15 olduğunun kabulüne göre seçenekli hesaplama yapıldığını, davacı tarafça kusur oranının %15 olduğu yönünde yapılan hesaplamaya itibar edilerek dava değerinin artırıldığını, 06.08.2022 tarihli aktüerya raporunda yapılan bu hatalı hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkilin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında alınan çelişkili kusur raporlarına itibar edilerek hesaplama yapılması ve bu hatalı hesaplamaya göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın, haksız fiil neticesinde, fiil sonucunda oluşan durumdan elem ve üzüntü duyan kişilerin talep edebileceği bir zarar kalemi olduğunu, davacının yaşanan olay ile ilgili travma yaşadıklarını, trafiğe çıkmakta güçlük çektiğini beyan etmişse de bu iddialarını ispatlayacak herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, mahkemece davacı tarafın soyut iddialarına itibar edilerek manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki, davacının manevi tazminat isteminin kabul anlamına gelmemekle ve öncelikle reddini talep etmekle birlikte, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın taraflar arasında sebepsiz zenginleşme ya da fakirleşmeye neden olmaması gerektiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, takdir edilecek manevi tazminat miktarının, talep edende zenginleşme yaratmaması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplama ve değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ... Hotelde market işlettiğini ve bir otelde maaşlı çalıştığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamadığını, dosyaya getirtilen SGK dökümlerinde davacının kaza tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kaydının olmadığının anlaşıldığını, dolayısıyla gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlamadığından geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, karara esas alınan kusur oranının da yerinde olmadığını, zira dosyada mevcut kusura ilişkin çelişkili raporlar mevcut olup hükümde davacının kusur oranının %15 olarak alınmasının yeterli gerekçesi olmayıp, davacının kusur oranının 11/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı gibi %25 olarak alınması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasına bağlı oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kanun'un 56/1. maddesine göre; bir kimsenin bedensel bütünlüğü zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önünde tutularak hakim tarafından zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Yine aynı Yasa'nın 54. maddesi uyarınca belirlenen bedensel zararların kusuru nispetinde zarar verenden tahsili istenebilir.
Somut dosyada yapılan incelemede; 09/11/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Serik Caddesi çift yönlü yan yolu takiben Demokrasi kavşağı yönünden havaalanı köprüsü istikametine seyir halinde iken davalı şirketin iş yerine dönmek için sol tarafa dönüşe geçtiği esnada karşı şeritten gelen ve davacının sevk ve idaresindeki motosikletin sol yan kısmına çarpması neticesinde davacının yaralanması ile sonuçlanan olayda ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde mahkemece davacının daimi iş göremezlik talebinin reddine, 9.509,91 TL geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminat isteminin kabulüne, yine manevi tazminat isteminin de kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan tahsiline yönelik karar verildiği, karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybedildiği iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Dosya mevcudunda yer alan ve Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 22/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının maluliyetinin tespiti için kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre rapor tanzim edilmiş olduğu, rapora göre davacının daimi iş göremezlik oranının %4,3 olarak belirlendiği, geçici iş göremezliğin ise 1 ay olarak tespit edildiği, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 22/12/2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında davacının daimi iş göremezliğinin mevcut olmaması ve 9 ay geçici iş göremezliğine yönelik tespitin yapıldığı, ilk derece mahkemesince ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan ATK 2. İhtisas Dairesi'nin 22/12/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının daimi iş göremezliğine yönelik maddi tazminat isteminin reddine, geçici iş göremezliğine bağlı maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ...Tic. A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, davacının kaza tarihi itibariyle dosyada yer alan SGK kayıtları incelendiğinde çalışmadığı sabit ise de; geçici iş göremezliğe bağlı olarak talep edilen maddi tazminatın davacının çalışıp çalışmadığından ziyade yaşı, sağlık durumu, fiziksel özellikleri gibi hususlar nazara alınarak çalışamayacak durumda olması halinde geçici iş göremezlik zararından bahsedilebilecek olup, kaza tarihinden sonraki süreçte ve daha öncesinde davacının çalıştığı SGK kayıtları ile sosyal ekonomik durumuna ilişkin kolluk araştırma tutanağında sabit olmakla davacının 9 ay geçici iş göremezliğe bağlı olarak maddi tazminat isteminde bulunabileceği, bu hususa yönelik davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf isteminin ise yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
6100 sayılı Kanunu'nun 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
6100 sayılı Kanun'un 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda yargı denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bu bağlamda hâkim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez.
Somut dosyada ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 11/09/2019 tarihli raporda davacının meydana gelen trafik kazasında aracının hızını, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralını ihlal ettiğinden bahisle %25 oranında, yine davalı ...'nun ise sola dönüş kurallarına uymama ve kavşaklara geçiş önceliğine uymama kurallarını ihlal ettiğinden bahisle %75 oranında kusurlu bulunduğu, bir kısım davalı vekili ile davacı vekili tarafından yapılan itiraz sonrasında ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 19/12/2019 tarihli raporda etkili fren tedbirine başvurmamak ile dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle davacının %15, davalı Sinan Melikoğlu'nun ise davacıya ilk geçiş hakkını vermeyerek hatalı dönüş ile dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle %85 oranında kusurlu bulunduğu belirlenmiş, davalılar tarafından ayrı ayrı bu rapora karşı itiraz dilekçesi sunularak çelişkinin giderilmesi istenilmesine rağmen ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçede açıklanmaksızın hükme esas alınarak çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalılar ... Tic. A.Ş. vekili ile ... A.Ş.'nin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Öyleyse ilk derece mahkemesince dosyada yer alan ve tarafların kusur durumunu belirleyen bilirkişi raporları arasındaki oransal farka yönelik çelişkiyi gidermek amacıyla Karayolları Fen Heyeti veya İTÜ Makine Fakültesi trafik kürsüsünde uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette bilirkişi raporu alınarak varılacak sonuç kapsamında tarafların kusur durumuyla yine taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacının maddi ve manevi tazminat istemi bakımından oluşacak kanaat kapsamında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyada mevcut bulunan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmediği de göz önüne alınarak ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı kanaati hasıl olmuştur.
Sonuç olarak, davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin bu aşamada incelenmeksizin davalılar ... Tic. A.Ş. vekili ve ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenler ile ayrı ayrı kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... San ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE,
5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
9-Davalı ... A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 21/12/2022 tarihli ve 76.000,00 TL tutarlı nakdi teminatın yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 24/04/2026
...