Tekstil fason üretim eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa ve avans iadesi talepli itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi kararının delil değerlendirme ve ispat yükü hatasıyla Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması.
Özet: Bu dava, tekstil firmaları arasındaki eser sözleşmesi kapsamında fason üretim yapan davalının ayıplı iş teslimi ve avans ödemelerini iade etmemesi üzerine davacının başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmıştır; davacı, ayıplı üretim ve avans iade etmeme iddialarıyla alacağının tahsilini isterken, davalı ürünlerin teslim alındığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesinin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi, bölge adliye mahkemesince, davacının daha önce yaptığı ayıplı işler nedeniyle henüz yapılmayan işler için peşin ödediği bedelin iadesini isteme hakkı ve ispat yükünün tayininde yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle kaldırılmış, davalının savunmalarının açıklatılması ve tüm delillerin toplanarak yeniden karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1000 Esas
KARAR NO : 2026/744
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2021
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticari yaşamını tekstil ürünleri sektöründe sürdürmekte olan müvekkil şirketin, yine tekstil alanında faaliyet gösteren davalı şirket ile ticari ilişkisi bulunduğunu, buna göre davalı firmanın müteahhit sıfatıyla muhtelif tarihlerde imzalandığını, fason sözleşmeleri ile iş sahibi müvekkili şirketin tekstil ürünlerine yönelik modellerine baskı, nakış, taş, elişi, ütü-paket vb. belirli bir kalitede uygulama işini üstlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişi itibarıyla davalı firma tarafından sağlanan ürün ve hizmetler karşılığı avans ödemeleri yapılmakta, alınan mal ve hizmet bedelleri açık hesap alacak bakiyesinden düşüldüğünü, davalı firmanın yaptığı baskı ve sair işlerin sözleşme ile belirlenen kalite standartlarına uymadığı laboratuvar raporu ile saptandığı durum davalı firmaya 23.06.2020 tarihli elektronik posta ile bildirilmesine rağmen davalı firmanın ayıbı gidermediğini, bu şekilde davalı firma edimlerini yerine getirmediğini, avans bakiyesini geri ödemeye yanaşmadığını, davalı yana yapılan avans ödemelerine göre açık hesap bakiyesinde davalı firmadan 247.806,57-TL alacaklı olan müvekkili firmanın, alacağını sulh yoluyla tahsili mümkün olmayınca, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası tahtında davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve tanzim edilen ... ödeme emri davalı yana tebliğ ettirildiğini, davalı yan usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emri kapsamındaki alacağın tamamına süresi içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin itiraz üzerine İcra Müdürlüğü'nce durdurulduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin konusuz ve haksız kazanç elde etmeye matuf olduğunu, davacı şirketin bir taraftan icra takibine girişmesine karşın diğer taraftan müvekkili şirketin ilgili birimleri sürekli iletişimde kaldığını, ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilmesine karşın ürünlerin teslim alınmak istendiğinin bildirildiğini, davacının ayıplı olduğunu iddia ürünleri teslim almak istediğini bildirdiği, ürünleri almak adına müvekkili şirkete çalışan gönderildiği ve davacı şirket çalışanı ... tarafından 43.416 adet ürün olmak üzere 230.538,96-TL 'lik fatura altına imza atılmak suretiyle teslim alındığı, davacı şirketin eylemleri göz önüne alındığında açıkça müvekkili şirkete zarar verme kastı ile hareket edildiğinin ortada olduğu davanın reddine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılması nedeniyle, davacı tarafın takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin ... E.,... K. Sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır:
"Taraflar arasında fason işlere ilişkin süre gelen sözleşme ilişkisi bulunduğu ihtilafsızdır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın mali müşavir ve tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda; her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 232.806,45-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın deposunda yapılan incelemede bir takım ayıplı ürünlerin var olduğu ve ayıpların açık ayıp mahiyetinde olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalıya yaptırdığı önceki işlerin ayıplı olması nedeniyle parasını peşin ödediği ancak henüz yapılmayan sonraki işler için peşin (avans) ödediği bedelin iadesini istemiştir. Tarafların örtüşen ticari defterler kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olması, tarafların iddia ve savunmaları, işlerin olağan akışı, sözleşme içeriği birlikte değerlendirildiğinde mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek karar verilmiş olması hatalı olduğundan, davalının aksi yöndeki savunması açıklattırılıp somutlaştırılarak buna dair yemin delili de dahil tüm delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir."
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde; davacı ve davalı arasında; davacının ürünlerine davalı tarafından fason baskı nakış gibi çeşitli işler yapılması hususunda eser sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafından davalıya avans ödemeler yapıldığı ve davalı tarafından işler yapıldıkça avanstan düşülmesi şeklinde bir ticari ilişki bulunduğu yapılan işlerin ise avans bakiyesinden düşülerek açık hesap tutulduğunu davalıya verilen avans miktarından daha az iş teslim edildiğini, avanstan kalan miktarın da ödenmediğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; Davacının özel siparişleri doğrultusunda davalı şirket tarafından bir kısım ürünlerin, özel olarak üretildiğini, numunelerin davacı şirkete teslim edildiğini, davacı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla teslimden kaçınıldığını, akabinde icra takibine girişildiğini, ancak icra takip öncesi ve sonrasında iletişimin devam ettiğini ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin teslim alınmak istendiğinin davacı tarafından bildirildiği, ürünleri almak adına davalıya ... isimli çalışanı gönderdiğini ve 43.416 adet ürün almak üzere 230.538,96.TL tutarında ürünün fatura altına imza atılmak suretiyle teslim alındığını, tarafların ibrasını içeren protokol düzenlendiğini, davalı çalışanı ... ile davacı şirket merkezine giderek protokolü sunduklarını ancak ürünlerin tamamının indirildikten sonra protokolün imzalanmayacağının davacı tarafından beyan edildiğini, ürünlerin teslimine ilişkin tanzim edilen faturaya yasal süre içerisinde davacı şirket tarafından itiraz edilmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını beyan etmiştir. Netice-i talep olarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu kapsamda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup; Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; davacı tarafından davalıya avans olarak çekler verildiği ve ödeme yapıldığı, sonrasında davalı tarafından çeşitli faturalar kesilerek bu faturaların avanstan mahsubu neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 232.806,50-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; Davacı tarafından davalıya avans olarak verilen çekler sonrasında takip tarihine kadar davalı tarafından davacıya kesilen faturaların mahsubu sonucunda davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 232.806,45-TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından takip tarihinden sonra davacıya bir adet fatura kesildiği, söz konusu faturanın davalının cevap dilekçesinde bahsettiği işlere yönelik olduğu, nitekim davacının bahsettiği ayıplı işlerin de takip tarihinden sonraki işler ve faturalara ilişkin olduğu, takip tarihinden sonraki işler ve fatura ile ayıpların işbu takibe yönelik itirazın iptali dosyasında gözetilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının takip tarihine kadar uyumlu olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ve ayıp iddialarının takipten sonraki fatura ve işlerden kaynaklandığı, takipten sonraki işler ve gelişmelerin takip ile bağlılık gereği bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak her iki tarafın takip tarihine kadar ticari defter ve kayıtlarının uyumlu olduğu, takip tarihinde davalının davacıya 232.806,50-TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Sayılı kararı doğrultusunda davalıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunda ve yemin deliline dayanacaksa yemin metnini sunması hususunda 18.05.2026 tarihli celsede kesin süre verilmiş ve söz konusu duruşma zaptı davalıya tebliğ edilmiş ise de davalı tarafından kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılacağına dair beyanda bulunulmamıştır.
İspat yükü üzerine düşen davalı tarafından yemin deliline dayanılmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 232.806,50-TL borçlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile 232.806,50-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davacı tarafından avans faizi talep edildiği, davalı tarafından daha düşük oranda bir akdi faizin kararlaştırıldığının ispat edilememesine göre davacının 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir.
İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 46.561,30-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından kendi defter ve kayıtlarına göre fazla miktarda alacak talep edildiği anlaşılmakla davalı lehine tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmış itirazın iptali talebinin reddine karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.000,01-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
Buna göre; davaya konu ... 7. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 232.806,50-TL asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 46.561,30-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İtirazın iptali talebinin reddine karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.000,01-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 15.903,01 TL harçtan peşin alınan 2.992,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.910,19 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 12.910,19 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.250,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.850,10 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 2.677,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 1.240,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 80,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip
¸e-İmzalıdır.
Hakim
¸e-İmzalıdır.