Onbirinci Ceza Dairesi, banka kredisi dolandırıcılığında delil yanılgısıyla beraatın bozulmasına, resmi belgede sahteciliğin ise zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmişken; katılanın rızası olmadan adına sahte bonolar tanzim edip bankaya ibraz ederek kredi kullandığı iddiasıyla yargılanan sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü ise, suça konu bonoları kredi tahsisi için bankaya tevdi etmesi ve bonoların arka yüzündeki ciranta imzasının sanığa ait olduğunun tespiti karşısında suçun sübut bulduğu gözetilmeden, delillerin hatalı değerlendirilmesiyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/29773 E.  ,  2026/4530 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/180 E. 2016/59 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A-) Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü
Yönünden;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 30.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B-) Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Katılanın şikayetinde, sanığın bilgisi ve rızası olmadan adına 5 adet sahte bono tanzim ettiği ve imzaladığı, bu bonoları ... ve ... Bankası ... şubesine ibraz ederek karşılığında 9.750 TL kredi kullandığı, ... kredi taksitlerini ödememesi üzerine banka tarafından katılan aleyhine Edirne 1. İcra Müdürlüğünün 2009/10488 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığı, yapılan kriminal inceleme sonucu bonoların ön yüzünde bulunan imza ve yazıların katılana veya sanığa ait olmadığı ancak, bonoların arka yüzünde bulunan 1. ciranta hanesindeki imzanın sanığa ait olduğunun tespit edildiği olayda;
Suça konu bonoların sanık tarafından kredi tahsisi için bahkaya tevdi edilmesi ve dosya kapsamınca suçun sübut bulduğu gözetilmeden Mahkemece "bononun bankaya teslimi sırasında ciro edilmesi gerekmesi sebebiyle sanığın bononun arkasını ciro etmesinin bononun sanık tarafından düzenlendiğini göstermeyeceği, bonoların kredi teminatı olarak kullanıldığının sabit olduğu, katılanın bonoları bir başkasına imza ettirmiş olmasının her zaman mümkün olduğu, sahte şekilde düzenlenmiş bir bononun sahteciliği yapan kişi tarafından bankaya verilmesinin bu tür suçların işlenmesinde kullanılan bir yöntem olmadığı ve durumun ortaya çıkması halinde sanığın kolayca yakalanacağı gözetildiğinde sanık savunmalarının kesin olarak çürütülemediği ve doğru olabileceği" şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle mahkumiyeti yerine beraatine hüküm olunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.