İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, bakımsız elektrik direkleri nedeniyle inşaat engeli, zeytinyağı bozulması ve ticari zarar iddialarını içeren haksız eylemden kaynaklı itirazın iptali davasında istinaf kararını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, davalıya ait elektrik direkleri ve tellerinin arazisindeki inşaatı geciktirerek zeytinyağlarının bozulmasına, ek maliyetlere ve ticari faaliyetlerinde aksaklıklara yol açtığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının ise ihbar üzerine gerekli tedbirleri ivedilikle aldığını ve zararlardan sorumlu olmadığını savunarak itiraz ettiği, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesine esas teşkil eden tarafların iddia ve savunmalarını detaylandırmaktadır.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2023/1136 KARAR NO : 2026/1908T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : 2022/10 Esas- 2022/919 KararKARAR TARİHİ : 21/12/2022 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)KARAR TARİHİ : 15/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 15/09/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜTARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Manisa ili Akhisar ilçesi... Mahallesi ...ve .. parsel numaralı taşınmazlar üzerinde ve komşu parseller üzerinde davalı şirkete ait olan elektrik direkleri ve teller bulunduğunu, bu yapıların davalı şirketin ihmaliyle bakımsızlık sonucu oluşan deformasyon nedeniyle insan ve çevre sağlığına tehlikeli vaziyette beklediğini, davalı yan ilgili tertibatın bakımını ve kontrolünü yapmadığı için elektrik tellerinde olağan dışı bir eğilme meydana geldiğini ve bu eğilme neticesinde tellerin müvekkiline ait inşaatın dibine kadar geldiğini, bu nedenle müvekkillerinin projelendirip inşaat aşamasına geçtiği mezkur taşınmazlardaki inşaatlara devam edilmediğini ve inşaatın aylarca durduğunu, bu hava hatlarının düzeltilmesi için davalı şirkete müvekkili ve çalışanlarının yaptığı başvuruların ve gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyetlerinin geciktiğini, depo olarak kullanamadığı için depolama yanlışlığından dolayı zeytinyağlarının asidik değerlerinin düştüğünü, ilgili taşınmazın yakınındaki zeytinliklerine bakıma gitmek üzere kullanacağı araçları bu taşınmaz üzerinde yapmayı planladığı kapalı garaj olmadığı için başka yerden getirerek kullanmak zorunda kaldığını, müvekkillerinin söz konusu mahalde çalışması için işe aldığı işçilerinin iş yapamadan maaş aldığını, müvekkilinin zamanında alamadığı inşaat malzemelerini gecikmeden dolayı zamlı fiyatlar üzerinden satın aldığını, bekleyen inşaatta bazı yapı malzemelerinin zayi olduğunu, Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda; söz konusu inşaatın tamamlanamamasından dolayı ilgili mahalli kullanamadığından müvekkilinin elinde bulunan 12 tonluk organik tescilli zeytinyağını gereken koşullarda saklanamadığından dolayı zeytinyağlarının asit oranları gün geçtikçe yükseldiği, bu nedenle oluşan zeytinyağlarındaki zararın bilirkişi raporun hazırlandığı tarihte 9.552,13 TL olduğu, zeytinlikte üretim sezonu boyunca tekabül eden ek maliyet gideri bilirkişi raporun hazırlandığı tarihte 2.656,32 TL olduğu, müvekkili şirketin ayrıca tüm bu yaşananlardan dolayı uğradığı zararın 5.290,52 TL olduğu, toplamda 17.498,17 TL zararı olduğunun bilirkişi heyeti raporunca sabit olduğunu, delil tespiti aşamasında müvekkili şirketçe, 550 TL harç ödemesi, 2.200 TL masraf ödemesi, 1.740 TL avukatlık ücreti ödemesi yaptığı, davalı şirket yüzünden yapılmak zorunda kalınan bu zorunlu giderlerin de yine aynı şekilde davalıdan tahsili gerektiğini, müvekkili ve müvekkilinin %100 hissedarı olduğu şirketin zarara uğradığını, davalının haksız fiillerinden kaynaklı oluşan zararın giderilmesi amacıyla İzmir 18. İcra Dairesinin 2021/7975 Esas numaralı dosyası ile icra takibine başlandığı, lakin davalının borca haksız olarak itirazı sonucu icra takibinin durduğunu belirterek, davalının takip dosyasındaki itirazının iptaline davalı/borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde bir inşaat yapmaya başladığını, ancak elektrik telleri nedeniyle bu inşaatın durduğunu ve müvekkili şirkete başvurudan sonuç alınamadığını belirtilse de, davacı tarafın müvekkili şirkete bildirimde bulunmasına müteakip müvekkili şirket tarafından gerekli işlemlerin ivedilikle yapıldığını, söz konusu tellerin ve direklerin kaldırma işlemi için gerekli incelemelerin yapılarak ilgili yükleniciye bildirdiğini, 03/04/2021 tarihinde ..yüklenicisine proje ve yer teslimi yapıldığını, proje hazırlanarak gerekli yasal prosedürler işletildikten sonra 09/06/2021 tarihinde yapılan planlı kesinti ile tehlikeli durumun ortadan kaldırıldığını, bu tarihten itibaren de inşaata engel bir durum bulunmadığını, davacı tarafın başvurusu üzerine yasal mevzuat çerçevesinde işlemlerin ivedilikle yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın kendi yatırım yapması nedeniyle zeytin yağlarının saklanmasının geciktiğine ve asit oranının arttığına ilişkin zararı olduğunu iddia ettiği, ancak bu durumun inşaatın durması ile ilgisi bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir olarak zeytinyağlarını farklı bir yerde muhafaza edebilmesi gerektiğini, değişik iş dosyasında davacının salt beyanına göre tespit yapıldığını, itirazlarının mevcut olduğunu, bu tespit davacının kendi yatırım planına göre muhtemel zararlarının hesabının istemi olup, davacının kendi sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin davacının muhtemel zararlarından sorumlu olmasının beklenemeyeceğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonrasında yasal mevzuat çerçevesinde ivedilikle gerekli işlemler yapıldığından davacının iddia etmiş olduğu zararlardan müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığı belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2021/7975 E. sayılı takip dosyası ile davacı şirket temsilcisi .... tarafından davalı aleyhine Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.iş sayılı dosyasından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla toplam 21.000 TL asıl alacak için, icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin e tebligat yoluyla 10/08/2021 tarihinde borçluya tebliği ile süresi içinde alacak ve fer'ilerine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.iş sayılı dosyasında mahalinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda tespite konu ... ve ... parsellerin tapu sisteminde arsa vasfında olduğu ve alanların 2770,68 m2 ve 3.244,44 m2 olduğu, imar durumu olarak tarımsal sanayi alanı olarak geçtiği, parseller üzerinden enerji nakil hattı geçtiği ve yapının zemin üstünün bu enerji nakil hattından dolayı çıkılamayacağının müşahede edildiği, tespite konu olan ..., ...parsellerden geçen elektrik nakil hattının ... parseldeki zeytinyağı işletmesinden geçen hattın yönetim binasının +3,5 kotunda yapının bir kat daha çıkamayacağı ve takriben 2m yükseklikte elektrik nakil hattının bulunduğunun fark edildiği, bu aşamaya gelmeden bu nakil hattından dolayı 1.katın yapılamayacağının öngörülmediği, öngörülmediği için .... A.Ş.'ye yazı ve bilgilendirme ihbarnamelerinin gönderilmediği, yapını hali hazırda +3.50 kotunda bulunduğu, bu zararın tazmininin ancak 4m güneye mevcut deforme olmuş direklerin yerine alınıp iki parsel boyunca 65 m nakil hattının çekilmesi böylece tespite konu olan zeytin işletmesinin yönetim binasının 1. Katının bitirilebileceğinin belirtildiği ve mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre de yüksek gerilim havai hatların yapılara olan yatay ve düşey mesafelerine göre davaya konu parselin içinde bulunduğu yapı inşaatının devam ettirilmesi halinde Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen maksimum yaklaşma mesafelerini geçebileceği, enerji nakil hattı iletkenlerinin yapının inşasını engellediği, tespit bilirkişi raporundaki zeytin yağ asit yüksekliğine dayalı hesaplama ve yine bir üretim sezonu boyunca zeytinlikte traktörle yapılması gereken işlemlerin zaten zeytin üretimi için yapılması zorunlu olan masraflar olduğu, bu nedenle zarara eklenmediği, ayrıca dava konusu yapının inşasının engellendiği farkına varıldığında ürünün satış özelliğini değiştirmeden başka bir depoya kaldırılarak muhafaza edilmesi bu zararın oluşmasına engel olabileceği, kaldı ki asit yüksekliğinin zeytin yetiştirme ve hasat koşulları gibi faktörlerden de kaynaklanabileceği, tamamen depolama koşullarına bağlanması da doğru olmayacağı, tüm bu nedenler ile davalı tarafın kendisinden talep edilen durumu yerine getiremediği için davacı işletmenin maddi zarara uğramasının depolama masrafı ve nakil ücreti olabileceği, bu kaybın ise yıllık depo kira bedeli ile ürünün nakliye ve işçilik bedeli değerlendirildiği ve bu amaçla yapılacak toplam masrafın 2021 yılı itibariyle 7.000,00TL olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar icra dosyasında takibin .... tarafından açıldığı, itirazın iptali davasının ise ... ve ... Şirketi tarafından açıldığı anlaşıldığından ve takip talebiyle bağlı kalınacağından davanın .... yönünden kısmen kabulü ile; İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2021/7975 E. sayılı dosyasında 7.000 TL asıl alacağın ve 550,00 TL değişik iş dosyası için harç ödemesi, 2.200,00 TL değişik iş dosyası için masraf olmak üzere toplamda 9.750,00 TL'nin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle takibin bu miktar ve kısımlar bakımından kısmen iptaline ve takibin kısmen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.DELİLLER :Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.iş sayılı dosyası, İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2021/7975 E. sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinde gıda mühendisi olmadığını, eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini aynen tekrarla, müvekkili tarafından 09/06/2021 tarihinde tehlikeli durumun ortadan kaldırıldığını, davacının oluşan zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, zeytinyağlarının saklanması geciktiğinden asit oranının arttığını, inşaatın durması ile ilgisi olmadığını, müvekkiline yapılan başvuru üzerine yasal mevzuat çerçevesinde ivedilikle gerekli işlemlerin yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı vekili davacıların istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; başvurunun yerinde olmadığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir. Davacılar davalı tarafın istinaf başvurusuna cevap vermemiştir.G E R E K Ç E Uyuşmazlık, elektrik direkleri ve tellerinin bakımının yapılmamasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini için yapılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İzmir 18. İcra Dairesi'nin 2021/7975 sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... A.Ş. olduğu, Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 D.iş, sayılı dosyasında tespit edilen zarar ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti açıklamasıyla toplam 21.000,00 TL alacağın tahsili istemiyle 04/08/2021 tarihinde ilamsız takibe başlandığı, 7 örnek ödeme emrinin borçluya 10/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 09/08/2021 tarihinde süresi içerisinde borca ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi uyarınca kasten veya ihmali bir eylemle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1. fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 Sayılı TBK'nun 69. maddesi uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden "olağan sebep sorumluluğu"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Kusursuz sorumlulukta ancak, illiyet bağının kesildiği durumlarda sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Bu kapsamda, enerji nakil hattının sahibi bulunan davalı, bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden ve dava konusu olayda olduğu gibi elektrik direğinde oluşan kısa devre oluşması için alınması gerekli önlemleri almamaktan dolayı sorumludur. Bu sorumluluk, hukuki niteliği itibariyle kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluktur. Bu sorumluluktan kurtulabilmek için fiil ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispatı davalı kuruma aittir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda elektrik dağıtım şirketleri, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Elektrik dağıtım şirketi, kontrol ve denetim görevini zamanında ve etkin biçimde yapmazsa, doğan zarardan sorumlu olacaktır. Somut olayda, davacılardan .... adına tapuda kayıtlı Manisa ile, Akhisar ilçesi,... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinden enerji nakil hattı geçtiği ve davacı ...'nun yetkilisi olduğu davacı .... .. Şti. tarafından projelendirilerek inşaatına başlanılan yapının... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçen enerji nakil hattının yaklaşma mesafelerini geçebileceğinden inşaatın durdurulduğu ve bu enerji nakil hattındaki bozukluğun giderilmesi için yapılan başvurulara ve ihtarnamelere rağmen enerji nakil hattındaki bozukluklar giderilmediğinden inşaatın yapımına devam edilemediği ve davacı tarafça elde edilen zeytinyağını saklama, depolama sorunu yaşadığı ve bundan kaynaklı maddi zarara uğradığı anlaşıldığından; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca davacı tarafın zararından davalı ....A.Ş. yapı maliki olarak kusursuz sorumlu olduğundan, davalı vekilinin sorumluluğa yönelen istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Maddi tazminata ilişkin istinaf istemi yönünden: haksız fiile dayalı istemlerde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur. Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Eldeki davada, Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 D.İş sayılı delil tespit dosyasında 14/04/2021 tarihinde yapılan tespit sonucu alınan 24/06/2021 tarihli raporda; davacı ....'na ait ... ve... parsel sayılı taşınmazlarda üretim ve depolama faaliyeti gerçekleştirmek ve hemen yan parselde bulunan zeytinliğin bakımını yapabilmek için ÇED raporu alınarak inşaata başlandığı ancak, davalı tarafın enerji nakil hattının hasarlı olması ve inşaatın yükselmesi nedeniyle iş güvenliği nedeniyle tehlike oluşturduğundan inşaata devam edilemediği, bu nedenle uygun koşullarda saklanamayan 12 ton zeytinyağı uygun koşullarda saklanamadığı için asitlik derecesi yükseldiğinden davacının zararının 9.552,13 TL olduğu, ...parselde zeytin üretimi için sezon boyunca yapılması gereken toprağın sürülmesi, budama gübre, hasat gibi diğer giderlerin toplam 2.656,32 TL olduğu, şirketin 2020 yılında 5.290,52 TL zarar ettiği belirtilerek, toplam zararın 17.498,17 TL olduğunun belirtilmiştir.Eldeki itirazın iptali davasında alınan yargılama aşamasında alınan 23/09/2022 tarihli raporda ise; davalı tarafa ait enerji nakil hattının yapının çok yakınından (2 metre) ve.... nolu parsellerin üzerinden geçtiği, mevcut durum itibariyle havai hat iletkenlerinin yapıya olan mesafesi nedeniyle inşaata devam edilemeyeceği, yapının inşasını engellediği, tespit bilirkişi raporundaki zeytin yağ asit yüksekliğine dayalı hesaplama ve bir üretim sezonu boyunca zeytinlikte traktörle yapılması gereken işlemlerin zeytin üretimi için yapılması zorunlu masraflar olduğundan bu masrafların zarara eklenmesinin uygun görülmediği, ayrıca dava konusu yapının inşasının engellendiği farkedildiğinde ürünün satış özelliğini değiştirmeden başka bir depoya kaldırılarak muhafaza edilmesinin bu zararın oluşmasına engel olabileceği, kaldı ki asit yüksekliğinin zeytin yetiştirme ve hasat koşulları gibi faktörlerden de kaynaklanabileceği, tamamen depolama koşullarına bağlanmasının da doğru olmayacağı, tüm bu nedenler ile davalı tarafın kendisinden talep edilen durumu yerine getiremediği için davacı işletmenin maddi zarara uğramasının depolama masrafı ve nakil ücreti olabileceği, bu kaybın ise yıllık depo kira bedeli ile ürünün nakliye ve işçilik bedeli değerlendirildiği ve bu amaçla yapılacak toplam masrafın 2021 yılı için 7.000,00 TL olabileceğinin belirtilmiştir.Bu bilirkişi heyet raporunun hesaplama yöntemi ve içeriğinin dosya kapsamına uygun olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında ve bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin bu raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde gıda mühendisi olmadığı, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri ile davalı vekilinin davanın kısmen kabulüne yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davaya konu olan takip alacağının likit olmadığı ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek, ilk derece mahkemesince davalı taraftar icra inkar tazminatı alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi hatalı olmuş ise de, bu hususta davalı tarafın açık istinaf başvurusu bulunmadığından, Dairemizce yapılan hataya değinilmekle yetinilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 166,60-TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00-TL'den mahsubuyla, bakiye 565,40-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 166,60-TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00-TL'den mahsubuyla, bakiye 565,40-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 15/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.