Trafik kazasında motorsiklet sürücüsünün vefatı sonrası, ailesinin manevi, destekten yoksun kalma ve cenaze gideri tazminatı taleplerine ilişkin kusur ve tazminat hesaplaması uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu vefat eden bir kişinin ailesinin açtığı manevi ve destekten yoksun kalma tazminatı davalarını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, davalı sürücüyü kazada %100 kusurlu bulmuş, vefat eden desteğin kusursuzluğuna hükmetmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, müteveffanın asgari ücretle çalıştığı esas alınmış, gelecekteki olası yüksek kazanç iddiaları somut delil eksikliği nedeniyle reddedilmiş ve aktüer raporu doğrultusunda 94.414,35 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze gideri talebinin değerlendirilmesi yönünde bir karar süreci izlendiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1890 Esas - 2023/285 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve ...Ticaret A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 16.12.2019 tarihinde ... A.Ş nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, davalı ...ve Ticaret A.Ş'nin işleteni ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu araç ile motorsiklet sürücüsü destek ... arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacılardan ...'in oğlu, diğer davacıların kardeşi ...'in vefat ettiğini ve davacıların ...'in vefatı nedeniyle yaşamış oldukları elem, sıkıntı ve acı nedeniyle davacı baba ... yönünden 100.000,00 TL, diğer davacıların her biri yönünden ayrı ayrı 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacı ...'in, oğlu ...'in vefatı nedeniyle oğlunun desteğinden mahrum kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin giderleri nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın davalı ... açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini destekten yoksun kalma tazminatı yönünden 102.000,00 TL'ye, cenaze gideri yönünden ise 3.000,00 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı ...ve Ticaret A.Ş vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların desteği motorsiklet sürücüsü ...'in kusuru ile dava konusu kazanın meydana geldiğini, davalı şirkete ait aracın sürücüsünün olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın davacıların desteğinin kusuru ile meydana geldiğini, aksinin kabulü halinde tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini ve ceza dosyasının sonucu beklenerek hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... A.Ş vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, cenaze ve defin gideri yapılmışsa bunun belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 01.12.2020 tarihli kusur raporunda davalı sürücü ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteği sürücü ...'in ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan 06.02.2021 tarihli raporda; destek ...'in ... Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olduğu, 09.06.2014 tarihinden 16.12.2019 tarihine kadar olan (5 yıl) süreçte elde ettiği net kazanç miktarına ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tanık beyanlarında hayatta iken bir fabrikada tanker dolum personeli olarak asgari ücret seviyesinde kazanç elde ettiği ancak yeni yılda saha amiri görevi ile aylık 3.000,00 TL civarı maaş alacağının beyan edildiği, müteveffa desteğin hayatta kalsa idi daha sonraki süreçte mezun olduğu bölüm, hali hazırda yaptığı işin niteliği, bu işteki kıdem, tecrübe ve becerisi ile sair şahsi özelliklerine göre asgari ücretin üzerinde kazanç elde edip edemeyeceği, daha yüksek kazanç elde edecek ise kaç yılda kıdemi ve maaşının artacağı, maaşının asgari ücretin kaç katı oranında artacağına dair somut bir bilgi ve belge olmadığından ve olan varken varsayılan ile hareket edilmez ilkesi gereğince müteveffanın kazancının asgari ücret olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek tazminat tutarının 94.414,35 TL olarak hesaplandığı ve cenaze def'in gideri talebi yönünden takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, söz konusu bilirkişi raporunun mevzuata, konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarına ve yürürlükte bulunan poliçe genel şartlarına uygun olarak düzenlendiği, desteğin müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca dizlik takma zorunluluğunun bulunmadığı ve Adli Tıp Kurumu raporunda desteğin hasar aldığı yerleri ve kazanın oluş biçimi dikkate alındığında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, ... Valiliği İl Müftülüğü tarafından cenaze ve defin giderlerinin belediyeler tarafından yapıldığı belirtilerek muhtemel giderler olmadığının bildirildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... yönünden 40.000,00 TL, desteğin kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 13.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 94.414,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 23.04.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masrafları talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Tic. A.Ş vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davalısı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; asıl dava destekten yoksun kalınması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup asıl dava yönünden davalı ... A.Ş'nin davalı sıfatına sahip olmadığı, buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin karar başlığında ... A.Ş'nin de davalı olarak gösterilmesi ve yine hüküm kısmın infazda terrettüt oluşturacak şekilde, davalıların açık ünvan ve isimlerinin yazılı olmaması nedeniyle davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle haklı bulunduğu, hükme esas alınan kusur raporu ve ceza dosyasındaki maddi olgular dikkate alındığında davalılar vekillerinin kusura yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, Yargıtay kararları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ayrıca propresif rant yönteminin uygulanması içtihat edildiğinden ilk derece mahkemesince alınan 06.02.2021 tarihli hesap bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine ilişkin itirazın haklı görüldüğü, bu kapsamda alınan 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'in toplam destekten yoksun kalma zararının 472.295,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın cenaze ve defin gideri talebi olmuş ise de ... Valiliği İl Müftülüğü'nün cevabi yazısında bu masrafların belediyeler tarafından yapıldığı belirtilerek muhtemel giderler olmadığının bildirildiği, bu sebeple davacı tarafın cenaze ve defin gideri talebine yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğu, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... ve ...Ticaret A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edlerek asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın ve davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile 102.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 23.04.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına ve 3.000,00 TL cenaze masrafları talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayacak şekilde gereğinden çok düşük manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, desteğin kendi çalıştığı iş yeri sahibinin, desteğin ... mezunu olması ve işinde deneyim kazandığı hususları göz önünde bulundurularak ölmeseydi eğer asgari ücretin üzerinde kazanç sağlayacağını tanıklık ifadesinde belirtmesine rağmen desteğin ... mezunu olduğu hususu göz ardı edilerek asgari ücret üzerinden kazanç sağladığı kabulüyle hesaplama yaptırılmasının hatalı olduğunu, davacı baba...'in genç yaşta ölen oğlunu defnederken sadece defin masrafı yapmadığını, bunun da ötesinde gelenekleri gereği büyükbaş hayvan kurban edip dağıttığını, lokum içecek vs. dağıtarak mevlütler okuttuğunu, SGK tarafından kendisine yapılan yardım düşüldükten sonra talep edilen bu cenaze giderlerinin yerleşmiş Yargıtay kararlarına rağmen kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu ve davacılar aleyhine gereğinden yüksek, lehine ise gereğinden düşük vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, manevi tazminat istemi bir zenginleşme aracı olarak görülmüş olup mahkemenin bu yönde karar vermiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalıya atfi kabil kusur bulunmadığından hatalı tanzim edilen ve hesap hataları barındıran bilirkişi raporuna binaen maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini, tazminatın davalı ... tarafından ödenmesi gerektiğini ve her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin kanunun amacını aştığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücü ...’ın olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, tüm kusurun, davacıların murisi olan motosiklet sürücüsü ...’e ait olduğunu, kusur yönünden itirazları karşılar nitelikte bilirkişi raporu tanzim edilmeksizin, gerekli ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar fahiş olup hatalı hesaplama yapıldığını, raporun denetlenebilir nitelikte olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte bilirkişinin tavan hesabı yaparken TRH 2010 Yaşam Tablosunu kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffa ve babasının bakiye ömrü, davacı babanın destek payı fahiş belirlenmiş olup ilk derece mahkemesince alınan aktüerya raporu ile çelişkiler içerdiğini, ayrıca bilinmeyen devre için ücretler her yıl bir önceki yıla göre %10 artırılmış olup yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B.Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat, birleşen dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.1.Davacılar vekilinin ve davalı ... vekili ile ...Ticaret A.Ş vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1. maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2023 yılı için 238.730,00 TL’dirDosya içeriğine göre; dava konusu talep davacılardan ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminat ve diğer davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminat istemine ilişkin olup ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her biri yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar vekilinin ve davalı ... vekili ile ...Ticaret A.Ş. vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleşen davaya yönelik davalı ... vekili ve ...Ticaret A.Ş vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3.Davacı ... vekilinin birleşen davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dosya içeriğinden; davacının oğlu ...'in ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 23.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, desteğin gelirine ilişkin dosyada belge bulunmadığı gerekçesiyle, desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek 472.295,00 TL tazminat hesaplandığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekinde sunulan diploma incelendiğinde destek ...'in ... Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden 09.06.2014 tarihinde mezun olduğu ve ... mezunu olan desteğin asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceği açık olsa da; eğitim aldığı alana göre iş bulma imkanı ve elde edilecek kazanç vs. konusunda yeterli araştırma yapılmadan hesaplamanın yapıldığı rapora göre karar verilmesi, eksik inceleme mahiyeti taşımaktadır. Bu durumda mahkemece; davacının desteği ...'in ... mezunu olduğu bildirildiğine göre, desteğin mezun olduğu okuldan, ayrıntılı olarak mezun olduğu bölüm ve alanların ne olduğu, eğitim aldığı alana göre yapabileceği işin ne olduğunun sorulması; gelen bilgilere göre, davacının mezun olduğunda yapacağı mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, kişinin mezun olduktan bir müddet sonra iş bulabileceği değerlendirilerek ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra desteğin belirlenen geliri üzerinden kazanılmış haklara da halel gelmemek kaydıyla davacının tazminat alacağının belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... vekili ile ...Ticaret A.Ş vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle birleşen davaya yönelik davalı ... vekili ile ...Ticaret A.Ş vekilinin tüm, davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...Ticaret A.Ş'den alınmasına,Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.