Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, sürücü kusuruyla meydana gelen trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi kararını istinaf incelemesinde ele alıyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı sürücünün neden olduğu trafik kazasında yaralanan ve iş göremezlik nedeniyle maddi-manevi zarar gördüğünü iddia eden davacının, sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödemenin zararı karşılamadığı gerekçesiyle açtığı tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davacıyı kusursuz, sürücüyü kusurlu bularak, sigorta ödemesine rağmen zararın devam ettiği tespitiyle her iki davalının da maddi tazminattan sorumlu olduğuna hükmetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 16/12/2022
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ: 27/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı mikser kamyonu ile ... Caddesinden ... mevkiine doğru seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önünde seyir halinde olan davacı müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığını, bu aracın da orta refüjden karşı yola geçerek park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, kaza neticesinde müvekkilinin vücudunda kırıklar oluştuğunu, müvekkilinin hastanede tedavi gördüğü süre ve 2,5 ay boyunca yatağa bağımlı kalmak zorunda olması nedeniyle bu süre ve iyileşme süresince çalışamadığını, çalışamamasının yanısıra üzüm bağları ile de ilgilenemediğini, maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu, bağcılık yapan müvekkilinin aylık 30.000,00 TL'yi geçen kazancının olduğunu, zararının davalı ... tarafından giderilmediğini, davalı ...'nin Buldan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada müvekkili ...'a karşı gerçekleştirdiği Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçundan dolayı, ... Devlet Hastanesi'nin 25/08/2017 tarihli raporu ile müvekkili ...'ın hayati fonksiyonlarını etkileyen yaralanmaların niteliği göz önüne alınarak davalı ...'nin cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığını, Buldan Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı sonrası davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde başvuru konusu taleplere ilişkin ödeme yapıldığını, başkaca ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, yasa gereği arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, beyan ederek; müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, gerekli bir belgenin yeniden talep edilmesi halinde sigortacının ödeme süresinin yeni belgenin ibraz edildiği tarihte yeniden başlayacağını, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 02/10/2016-02/10/2017 tarihleri arasında ZMMS şartları dahilinde sigorta ettirildiğini, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında ölüm/sakatlık halinde azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın başvurusu neticesinde hasar dosyası açıldığını, 04/12/2019 tarihinde 33.002,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddinin gerektiğini, kazada tarafların kusur durumlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tespitinin gerektiğini, davacının trafik kazası sebebiyle meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacı yanın dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğinden iş bu davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, davacıya yapılan ödeme ile birlikte müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından davanın reddini, davacının maluliyeti ile tarafların kazada kusur durumlarının tespitini, davaya konu kazanın ceza dosyasının celbini, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde sorumluluğunun azami limiti çerçevesinde ve sadece davacının maddi zararları ile sınırlı olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Somut olayda meydana gelen kazada davacının kusurunun olmadığı, davalı sürücü ...'nin ise kusurlu olduğu alınan ve benimsenen bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporu ile tespit edilen maddi zararlardan davacının gelire ilişkin sunulan belgelerden asgari ücretin üzerinde kazancı olduğu kanaatiyle seçenekli olarak hazırlanan bilirkişi raporundaki bu seçeneğe itibar edilerek davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarihte zararın karşılanmadığı düşüncesiyle davalılar sorumlu tutulmuştur, davacının manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde, yukarıdaki bilgiler ışığında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumları, paranın alım gücü göz önüne alındığı, ayrıca her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle müterafik kusurlu olduğu savunulmuş ise de incelenen trafik kazası tespit tutanağı ve dosya kapsamında böyle bir tespit olmadığı, varlığı açıkça tespit edilemeyen bir kusur nedeniyle davacının tazminat hakkından indirim yapılamayacağı düşüncesiyle bu savunmaya itibar edilmediği" gerekçesiyle "davanın kabulüne, 48.825,79 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 04/12/2019 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın 22/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 14/01/2022 ve 11/06/2021 tarihli Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporlarındaki müvekkilinin aleyhine olan kısımları kabul etmediğini, davalı sigorta şirketinin tazminat ödemesine dayanak teşkil ettiği 29/11/2019 tarihli tıbbi mütalaadaki oran ve sürelerin tarafınca kabulü ile bu oran ve sürelerde tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiğini, ayrıca ... İlçe Tarım Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı ile birlikte sunulan belgelerin dikkate alınarak tazminat hesaplaması yaptırılmasını talep ettiğini, yerel mahkemede yapılan yargılama esnasında düzenlenen aktüerya bilirkişi raporunda eksik inceleme ve araştırma neticesinde rapor düzenlendiğini, müvekkilinin aylık gelirinin farazi şekilde hesaplandığını, kazancında bir değişiklik olmadığından bahsedilmesine rağmen müvekkilin malul kaldığını, kazanç kaybı yaşadığını, yerel mahkeme tarafından kazanç kaybına yönelik herhangi bir inceleme hesaplama yapılmadığını, bilirkişi tarafından %5 sürekli maluliyet ve 45 gün geçici iş göremezlik süresi dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından %8 maluliyet oranı ve 6 ay geçici iş göremezlik süresi kabul edilerek ödeme yapıldığını, bu oran ve süreler doğrultusunda tazminat hesabı yapılması gerektiğini, bakıcı gideri ve tedavi giderleri yönünden alanında uzman bir bilirkişi vasıtasıyla tespit yaptırılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde sigortacıların hak sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu düzenlendiğini, müvekkil tarafından 25/09/2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, anılan tarihten 8 iş günü sonrası olan 08/10/2019 tarihinden itibaren sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, kaza tespit tutanağında davalı tarafa ait aracın kullanım şekli ticari olup ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz türü ve temerrüt tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın düzeltilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan hesap raporunda müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin yeterli olduğunun tespit edildiğini, davacıya 04/12/2019 tarihinde 33.002,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve yapılan ödeme ile birlikte müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, bilirkişi tarafından ödemenin yeterli olduğunun tespiti yapılmış olup bakiye alacak bulunmaması nedeniyle haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan %5 maluliyet oranı tespitinin hatalı olduğunu, yeni genel şartların kabul edildiği 01/06/2015 tarihinden sonra tanzim edilmiş poliçelere dayalı alınan raporlarda 20/02/2019 tarihinden itibaren ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' uygulanması gerektiğini, yerel mahkemece aldırılan 11/06/2021 tarihli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporunda davacı şahsın davaya konu kazadan dolayı kalıcı sakatlığı bulunmadığını, ancak 14/01/2022 tarihli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporunda %5 oranında maluliyet tespit edildiğini, raporlar arasında fahiş fark bulunduğundan öncelikle raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerekirken %5 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının gelirinin net asgari ücretin 2 katı oranında esas alınarak tazminat hesaplaması yapılmasının kabul edilemez olduğunu, gerek ilgili yasalar gerek ise Yargıtay kararları doğrultusunda davacının gelirinin dava konusu kaza tarihi itibarıyla mevcut asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişinin hesaplamasındaki birinci ihtimal doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken ikinci ihtimale göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, hesaplamada genel şartların esas alınması ile TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını ve müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hükümde kısmen kabul-kısmen ret kararı verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, maluliyet raporunda belirtilen L2 vertebra transvers proses kırığının omurga bölgesine ait olduğundan emniyet kemeri takılmaması ile doğrudan bağlantılı olduğunu, müvekkil şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olup bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez olduğunu, mahkemece ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda davacı yanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, bununla birlikte davacının ıslah ettiği kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faiz başlayabileceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarara bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kanun'un 56/1. maddesine göre; bir kimsenin bedensel bütünlüğü zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önünde tutularak hakim tarafından zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Yine aynı Yasa'nın 54. maddesi uyarınca belirlenen bedensel zararların kusuru nispetinde zarar verenden tahsili istenebilir.
Somut dosya incelendiğinde; 22/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araca davalı ...'ın yönetiminde ve yine diğer davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile kaza tarihi itibariyle sigortalı bulunan ... plaka sayılı beton kamyonunun çarpması sonrasında davacının yaralanması ile sonuçlanan olayda davacı tarafından yaralanmaya bağlı olarak daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat isteminde bulunulduğu, yine aynı dava dilekçesinde davacının davalı ...'a yönelik olarak manevi tazminat talebinin de yer aldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda açılan davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile birlikte davalı sigorta şirketi vekilinin yukarıda açıklanan nedenler ile istinaf isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda davalı sigorta şirketine davacı tarafından kaza sonrasında yapılan başvuru nedeniyle sigorta şirketinin aldırdığı 29/11/2019 tarihli mütalaa kapsamında davacının olay nedeniyle yaralanması sonucu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri doğrultusunda %8 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığı belirlenmiş ve bir kısım tazminat ödemesinin dava tarihinden önce davacıya yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında ilk derece mahkemesince Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 11/06/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunun ise; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında belirlendiği ve davacının L2 Vertebra Travers Proçes kırığı arızası kapsamında daimi iş göremezliğinin bulunmadığı, geçici iş göremezliğinin ise 45 gün olarak tespit edildiği, ilk derece mahkemesine yapılan itirazlar sonrasında aynı üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca hazırlanan 14/01/2022 tarihli raporda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında davacının L2 Vertebra Travers Proçes kırığı arızası doğrultusunda %5 daimi iş göremezliğinin yine 45 gün geçici iş göremezliğinin mevcut olduğu belirlenmiş, ilk derece mahkemesince de 14/01/2022 tarihli bilirkişi raporu hükmü esas alınarak karar verilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybedildiği iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davacının 22/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince hükme esas kabul edilen 14/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında hazırlanmasına rağmen dosyada yer alan 2 ayrı bilirkişi raporu ile birlikte davalı sigorta şirketi tarafından haricen alınan mütalaa doğrultusunda davacının L2 Vertebra Travers Proçes kırığı arızasına bağlı olarak farklı daimi iş göremezlik oranlarına sonuç verecek şekilde raporlar tanzim edilmiş olması da göz önüne alındığında ilk derece mahkemesince dosyada yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun aynı vücut arızasına bağlı olarak farklı sonuçlara ulaşır şekilde hazırlanan raporlar nedeniyle oluşan çelişki giderilmeksizin 14/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve taraf vekillerinin rapora itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan maddi tazminat talebi konusunda hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususları gözönüne alınmalıdır.
Dosyada yer alan ve aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda davacının olay tarihinde emekli olmasına rağmen üzüm bağları nedeniyle çiftçi olması göz önüne alınarak tarım müdürlüğünden gelen kayıtlar kapsamında farazi hesaplama ile davacının gelir durumunun belirlenmesine dair net asgari ücretin 2 katı üzerinden gelir elde edeceğine yönelik tespiti ile birlikte davacının geçici ve daimi iş göremezliği nedeniyle maddi tazminat alacağının hesaplandığı görülmüşse de tazminat hesabına esas alınacak olan davacının gelir araştırmasının yeterli olmamasına rağmen bu yönde hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından kazanın meydana geldiği tarih itibariyle davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu yönünde itirazları mevcut olup, kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tutanakta işaretlenmediği, yine ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasının da fiziken dosya içerisinde bulunmadığı, ilk derece mahkemesince de dikkate alınması gereken müterafik kusur itirazına dair herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi bu hususa ilişkin gerekçeli kararda da hiçbir değerlendirmenin yer almadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Kabule göre de; ilk derece mahkemesince davacının dava dilekçesinde yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemi sonrasında 1.000,00 TL maddi tazminat dava değerinin açıklanmasına ilişkin 15/01/2021 havale tarihli davacı vekili tarafından sunulan dilekçede bu değerinin 250,00 TL'sinin daimi iş gücü kaybına bağlı tazminat istemi, 250,00 TL'sinin geçici iş göremezliğe bağlı tazminat istemi, 250,00 TL'sinin tedavi ve bakıcı giderine yönelik tazminat istemi ve 250,00 TL'sinin ise kazanç kaybına yönelik tazminat istemine ilişkin olduğu açıklanmış olup, ilk derece mahkemesince sadece davacının daimi ve geçici iş göremezliğine bağlı maddi tazminat istemi bakımından değerlendirme yapılarak davacının bakıcı ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat istemi yönünden herhangi bir araştırma yapılmaksızın ve taraf delilleri toplanmadan bu talepler bakımından hükümde herhangi bir karar ihdas edilmeksizin davacının maddi tazminat talepleri yönünden eksik karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Ayrıca, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi kapsamında sigortalanan ... plaka sayılı aracın ticari bir araç olması da göz önüne alınarak hükmedilecek olan maddi tazminat miktarına ticari faiz uygulanması gerekirken kabule göre yasal faiz uygulanması da doğru olmamış, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş ise de; dosyada yer alan ve davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen kayıtlar nazara alındığında davacının 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu başvuru üzerine hasar dosyasının açıldığı ve buna göre 8 iş günü sonrası olan 29/11/2019 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de dikkate alınıp bu tarihten itibaren ticari faiz hükmedilmesi gerekirken ödeme tarihi olan 04/12/2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması ve buna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öyleyse ilk derece mahkemesince öncelikle Buldan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası fiziken dosya içerisine alınarak, davacının daimi ve geçici maluliyeti bakımından dosyada mevcut olan çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında davacının daimi ve geçici maluliyetinin tespiti yönünde daha evvel hazırlanan raporlar arasındaki çelişkiyi giderir tespit yapılmasının istenilmesine, yine davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin bulunup bulunmayacağının belirlenmesine, arkadan çarpmak suretiyle meydana gelen trafik kazasında öndeki araçta yer alan davacının emniyet kemeri takmasının veya takmamasının davacıda oluşan arazı ve yaralanmayı engelleyip engellemeyeceği hususlarında yargı denetimine açık ayrıntılı rapor tanziminin istenilmesine, daha sonra dosyanın 1 Ziraat Mühendisi bilirkişi ile birlikte 1 Mali Müşavir ve 1 Aktüerya Uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdii ile kaza nedeniyle davacıda oluşan maddi zararın tespitine yönelik olarak öncelikle davacının kaza tarihindeki gerçek ve düzenli gelirinin tespiti bakımından, çiftçilikle uğraşmakta olan davacının kaza tarihi itibariyle, bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumunda ve ilgili çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunup bulunmadığı ile sahip olduğu arazi miktarının tespiti için gerekli belgelerin temin edilmesi, iştigal ettiği çiftçilik işi ve bu işin icrasında kullandığı arazi miktarı ile ekim yaptığı ürünlere göre elde ettiği gelire şahsi katkısı belirlenmeli, bu katkının yerine eleman çalıştırılması halinde ödeyeceği ücretin saptanması ve buna göre davacının kaza tarihi itibariyle gerçek gelirinin tespit edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3117 Esas 2021/2940 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/9393 Esas 2016/8732 Karar sayılı emsal ilamları)
Bu belirlemeler yapılarak aynı bilirkişi kurulu tarafından öncelikle davalı sigorta şirketine kaza tarihinden önce yapmış olduğu ödemenin sadece davacının daimi iş göremezliğine ilişkin olması da dikkate alınarak öncelikle ödeme tarihi itibariyle davacının gerçek gelir durumu göz önüne alınıp davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin KTK'nın 111. maddesi uyarınca yeterli olup olmadığı yönünde hesaplamanın yapılması, yeterli olmadığı kanaatinin hasıl olması halinde davacının talep edebileceği daimi ve geçici iş göremezliği ile bakıcı gideri taleplerine ilişkin ayrıntılı rapor alınması, davacının tedavi gideri kapsamında belgesi bulunmayan tedavi giderleri bakımından doktor bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin miktar olarak tespitinin yapılması, dosya kapsamına kazandırılan ceza yargılaması dosyası içindeki kayıtlar da incelenerek yine ATK İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor da gözetilmek suretiyle davacının müterafik kusurunun bulunması halinde buna ilişkin takdiri indirim de yapılmak suretiyle neticesinde hasıl olacak kanaat kapsamında aleyhine verilen kararı istinaf etmeyen taraf bakımından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda açıklanan nedenler ile istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE,
5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
9-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 9. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 10/02/2023 tarihli ve ... numaralı ... Şubesi'ne ait 115.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 24/04/2026
...