Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin faturayla yaklaşık ispatı hakkında ilk derece mahkemesi kararını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirketin davalı şirkete sağladığı mutfak ekipmanı tamir ve servis hizmetlerinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin sunulan faturalar ve servis formlarının tek başına yaklaşık ispat için yetersiz olduğu, özellikle BA/BS veya mutabakat formlarının eksikliği nedeniyle ihtiyati haciz talebini reddetmesine karşın, davacı vekilinin istinaf başvurusunda, vadesi gelmiş ticari alacağın mevcut belgelerle yaklaşık ispat ölçütünü karşıladığını ve mahkemenin yaklaşık ispatı dar yorumladığını ileri sürerek red kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:11/09/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret MahkemesiARA KARAR TARİHİ:03/07/2026 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/09/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Başkanın görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Mah. ... Cad. No: ... adresindeki ... Otel'e ait mutfak ekipmanları ve sair otel ekipmanlarının tamir ve servis hizmetini yaptığını, yapılan işin faturalarının karşı tarafın ticari defterlerinde gözüktüğünü, faturalara konu işlemlerin imzalı servis formlarıyla sabit olduğunu, faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, alacağın tahsili için Alanya İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine icra takibe konu alacak miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalının Alanya İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, borçlunun takibe geçilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davalının yargılama giderleriyle ücreti vekalete mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davacı taraf alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmış ve ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Fatura tek taraflı bir belge olup tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermez. Fatura ile birlikte faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunun da yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulması gerekir. Talep ve eklerinin incelenmesinden yalnızca e-fatura suretleri ile servis formlarının sureti sunulduğu, karşı tarafa ait BA ve BS formları ve/veya mutabakat formu sunulmadığı anlaşılmıştır. Faturaya itiraz edilmemesi tek başına malların teslim edildiği/hizmetin yerine getirildiği anlamına gelmemektedir. Bu hali ile malların teslim edilip edilmediği/hizmetin yerine getirilip getirilmediği, kime teslim edildiği, bu kişilerin teslim almaya yetkili olup olmadığı, alacağın var olup olmadığı, varsa borçtan kimin sorumlu olduğu, alacağın muaccel hale gelip gelmediği konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil bulunmayıp, 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, somut olayda alacağın ticari ilişkiye dayalı vadesi gelmiş para borcu niteliğinde olduğunu, alacağın dayanağı olan faturalar ile davalı tarafça imzalanmış servis fişlerinin ihtiyati haciz aşamasında aranılan yaklaşık ispat ölçüsünü karşılamaya elverişli nitelikte olduğunu, Mahkemenin yaklaşık ispat incelemesini esas hakkında kesin ispat düzeyine yaklaştıracak şekilde daralttığını, BA/BS formları veya mutabakat formunu adeta zorunlu delil gibi kabul ederek hukuka aykırı bir değerlendirme yaptığını, fatura ve imzalı servis fişleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve hizmet ifasının güçlü biçimde ortaya konulduğunun açık olduğunu, BA/BS formları ve mutabakat formu bulunmamasının mevcut yazılı ve imzalı delillerin yaklaşık ispat değerini ortadan kaldırmayacağını, iki tarafın da tacir olduğu uyuşmazlıkta ticari belgeler ve ticari defter kayıtlarının alacağın varlığının değerlendirilmesinde önem taşımakta olduğunu davalı tarafın kendi kayıtlarının da gerektiğinde celp ve ibraz ettirilebilecek nitelikte olduğunu, bu itibarla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması ve uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.11/09/2026...