Yargıtay 11. Ceza Dairesi bilişim sistemleri ve bankalar aracılığıyla dolandırıcılık mahkûmiyetini, adli para cezası infaz yetkisinin bozma nedeni olmadığına hükmederek onadı.
Özet: Yargıtay, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü incelemiş, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine dair ihtarı infaz aşamasında değerlendirilebilecek bir durum olarak kabul ederek bozma nedeni saymamış; yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin delillerle sabit olduğunu ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini tespit ederek sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddedip hükmün oy birliğiyle onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/267 E. 2021/185 K.SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulmak suretiyle yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA15 .04.2026 tarihinde karar verildi.