Boşanma davasında, ziynet alacağı talebinin kesinlik sınırı nedeniyle reddi ve kusur, tazminat, nafaka itirazlarının temyiz incelemesi sonrası onanması kararı.
Özet: Boşanma davasında davacı kadının vekili tarafından sunulan temyiz başvurusunda, ziynet alacağı davasına ilişkin kısmın değeri Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesindeki kesinlik sınırının altında kaldığından temyiz dilekçesi bu yönden reddedilmiş; boşanma, kusur belirlemesi, maddi manevi tazminat, yoksulluk nafakası gibi diğer tüm temyiz itirazları incelenmiş, ancak temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmaları, deliller, uygulanan hukuk kuralları ve yargılama ilkeleri açısından usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmayı gerektirecek nitelikte bir eksiklik veya hata bulunmadığı gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1384 E., 2025/1410 K.DAVA TÜRÜ: BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 29. Aile MahkemesiSAYISI : 2021/735 E., 2024/298 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın reddi, boşanma, maddî manevî tazminat talebinin reddi, yoksulluk nafakası talebinin reddi, tedbir nafakası miktarı, ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre reddedilen ve kabul edilen temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli dava tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen miktarın altında kaldığı anlaşılmakla; davacı kadın vekilinin, ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Taraf vekillerinin boşanma ve fer'ileri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davacı kadın vekilini sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.