Hırsızlık suçunda zorunlu müdafi atanmaması ve savunma hakkı kısıtlaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının temyiz üzerine bozulması.
Özet: Sanıkların, daha sonra kendilerinin atadığı vekille yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; sanıklara yüklenen ve ceza alt sınırı beş yıldan fazla olan suçlar için 5271 sayılı CMKnın 150/3. maddesi gereği zorunlu müdafi atanması gerekirken bu hususun gözetilmemesiyle savunma haklarının kısıtlandığı tespit edildiğinden, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hükümlerinin bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/7206 E.  ,  2026/9411 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/4317 E., 2019/1925 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
27.09.2019 tarihli kararın, sanık ...'ın yokluğunda verildiği, mahkemece sanığa kovuşturma aşamasında barodan re'sen atanan müdafii Av...na gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve kararın barodan atanan müdafii tarafından temyiz edilmediği belirlenmiş ise de, anılan baro müdafiinin, sanık ile birlikte duruşmaya girmediği, sanığın atanan müdafiiden haberinin olmadığı, sanığın dosyaya 03.02.2020 tarihinde vekaletname sunan, müdafiisinin bulunduğu ve gerekçeli karar tebliğ işleminin geçersiz olması nedeniyle öğrenme üzerine sanık ... müdafii tarafından yapılmış olan 20.02.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek Tebliğnamedeki sanık ... müdafii yönünden verilen ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''Bölge Adliye Mahkemesince, sanığa atfedilen suçu adeta tehlike suçuymuş gibi delil değerlendirmesi yapıldığına, cezalandırılırken alt sınırdan ayrılma gerekçelerinin gerekçeli kararda yazılmadığına, cezaya gerekçe gösterilen delillerin, duyduğunu söyleyen tanık beyanı ve görgüye dayanmayan müşteki anlatımı olduğuna, gerekçeli kararda sanığın suça iştirak ettiğinin fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğunun delili ve gerekçesi, akıl yürütme yöntemiyle elde edilen sonuç gösterildiğine''; sanık ...'ın temyiz isteminin ''Bölge Adliye Mahkemesince hakkaniyete ve hukuka aykırı karar verildiğine, gelecekte tealafisi mümkün olmayan mağduriyetlerin yaşanması olasılığının mevcut olduğuna, hırsızlık suçunun oluşması için 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesi gereğince, zilyedinin (hak sahibinin) rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınması ile işlenen suçlardan olmadığına, işlenen suçun kendisi ile ilgili bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine''; sanık ...'in temyiz isteminin ise '' dosyasının belirtilen üst mahkeme tarafından incelenmesi gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.