İş kazası sonucu maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatın, asgari ücret ve bakiye ömür tablosu değişiklikleri göz önüne alınarak yeniden hesaplanması talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası sonucu malul kalan işçinin, ilk davada aldığı maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması ve değişen yaşam tabloları ile asgari ücret sebebiyle eksik kaldığı gerekçesiyle açtığı ek maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi yeni bilirkişi raporu doğrultusunda önemli miktarda bakiye maddi tazminata hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmıştır. Her iki tarafın temyiz başvurusunda, işçi tazminatın güncel ücret ve yaşam tablolarına göre yeniden hesaplanmamasını eleştirirken, işveren ilk tazminatın kesinleştiğini ve ödenerek zararın giderildiğini, dolayısıyla ek talebin yersiz olduğunu savunmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/19951 E.  ,  2026/5440 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1414 E., 2025/1053 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/41 E., 2025/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren bünyesinde kaynakçı olarak çalışmaktayken 17.12.2015 tarihinde iş kazası geçirerek malul kaldığını, meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı aleyhine Mahkememizin 2018/53 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dava dosyasında alınan kusur heyet raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin %85 kusur bulunduğu ve davacının %15,2 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini ve 14.01.2020 tarihli kararda 58.202,83 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin kaynakçı olmasına ve ücreti asgari ücretten yüksek olmasına rağmen maddi zararın asgari ücret üzerinden hesaplanmış olduğundan karara karşı önce istinaf ardından temyiz kanun yoluna başvurulduğunu beyanla müvekkilinin maddi zararının mahkememizin 2018/53 esas sayılı dava dosyasında kabul edilen miktardan daha fazla olduğundan şimdilik 600.000,00-TL maddi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil şirket bünyesinde kaynakçı olarak çalışmaktayken 17.12.2015 tarihinde iş kazası geçirerek ağır yaralanmış ve bu yaralanma neticesinde davacı tarafça Mahkememize 2018/53 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını ve derdest olduğunu beyanla davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Mahkememizin aynı olaya ilişkin kesinleşen 2018/53 Esas sayılı dava dosyasındaki kusur oranlarına ilişkin heyet raporu ile aktüerya raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, mezkur davada "davacının maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınarak kabulü ile 58.202,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde istinaf mahkemesince hüküm kurulduğu ve kararın temyiz aşamasında onandığı görülmekle, kusur oranına ilişkin rapora arşı yapılan itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bakiye ömür tablosu ve asgari ücretin değişmesi sebebiyle yeniden aktüerya raporu alınması talebi üzerine alınan 13.06.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; davacı için hesaplanan bakiye maddi zarar tutarının 422.048,10 TL olduğu beyan edilmiştir....Davacının %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği kabul edilerek maddi tazminat hesabı yapılmıştır. Hesap bilirkişisinin 13.06.2025 tarihli raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 422.048,10 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince edilmiş olup davacı vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücrette ve bakiye ömrün belirlenmesine dair yaşam tablosunda meydana gelen değişikliklerin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken 20.05.2023 tarihli hesap raporunda tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kök davaya ait maddi tazminatın kanun yolundan geçerek kesinleştiğini ve ödeme yapılarak davacının zararının giderildiğini, karara en yakın ücretin esas alınacağına dair Yargıtay kararlarının dikkate alınamayacağını, aksi halde davacıya günün koşullarında ödenen ücretin de güne uyarlanarak hesaplama yapılmak suretiyle aradaki farkın çıkarılması gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Traf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.