Kamulaştırma irtifak hakkı bedeli tespiti davasında Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, arazinin net gelirine göre değer biçilmesini ve Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda kamu alacakları için belirlenen en yüksek faizin uygulanmasını uygun buldu.
Özet: Kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı, davacı idarenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince hükmün düzeltilmesiyle yeniden kabul edilmiştir. Temyiz incelemesinde, yüksek mahkeme, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve irtifak hakkı ile pilon yeri bedelinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin ilgili kamulaştırma kanunu maddesini iptal eden kararı ve davanın açılış tarihi dikkate alınarak, dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/15545 E.  ,  2026/1734 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1673 Esas, 2025/1757 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/3 Esas, 2025/95 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 31... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin fahiş olarak hesaplandığını, taşınmaz maliklerinin menfaatleri açısından mağduriyet ve hak kaybı oluşturmadığını, bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, faizin türü, başlangıç tarihinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ve lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin yerinde olduğu, taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında raporda takdir edilen değer düşüklüğü oranının da uygun olduğu, ancak hüküm kısmında toplam kamulaştırma irtifak bedelinin gösterilmemesi davalı ...'nın davacı idare ile 840,00 TL bedelle anlaştığı hâlde, infazda tereddüt yaratacak şekilde ödeme kararı verilmesi hatalı olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak tespit edilen bedele, dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü nazara alındığında dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi yerindedir.
4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.