Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ByLock delili, HTS kayıtları ve rutin bankacılık işlemlerine ilişkin eksik araştırma ve yanlış değerlendirme nedeniyle terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını inceleyen yüksek mahkeme, sanığın ByLock kullanımına ilişkin savunmalarının yetersiz araştırıldığını, örgütsel konumunun ve faaliyetlerinin tespiti için GSM hattına ait HTS kayıtlarının ByLockun ilk kullanım tarihinden itibaren getirtilerek, bu programı ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunan kişilerin kimliklerinin araştırılması, HTS ve baz istasyonu irtibatlarının incelenmesi, uzman bilirkişi raporu alınması ve bu kişiler hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ile ifadelerinin celbi gibi kapsamlı araştırmaların eksik bırakıldığını belirterek, ayrıca temyiz aşamasında dosyaya giren yeni delillerin sanık ve müdafiine okunup savunmalarının alınmaması ve rutin bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve daha detaylı bir inceleme yapılmasını emretmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/36507 E.  ,  2026/2742 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/208 E., 2021/1147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/357 E., 2020/60 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gönderilen; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2024 tarihli yazısı ekindeki ....User ID numaralı ... hesabının gerçek kullanıcısına dair tutanağın duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile savunmalarının alınması, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü KOMBİS ve TEMBİS veri bankası ve ... veri havuzu içeriğinde ve ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında dosya kapsamı dışında herhangi bir beyan olup olmadığının belirlenmesi, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında gerektiğinde ilgili tüm şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması ile tüm delillerin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Dosya kapsamına göre, ilk olarak 05.09.2012 tarihinde açılmış olan ve bir müddet maaş hesabı olarak da kullanılan ... hesap hareketleri dökümü ve MASAK inceleme raporu karşısında sanığın ... hesabındaki rutin bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ve delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.