Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik maddi tazminatı talepli davanın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilen kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini özetlemektedir. Davacı, motosikletinin karıştığı kazada yaralanarak %11 sürekli ve 4 ay geçici iş göremezliğe maruz kalmış, asli ve tam kusurlu diğer araç sürücüsü ile sigorta şirketinden başlangıçta 700 TL maddi tazminat istemini daha sonra 3.3 milyon TLnin üzerine çıkarmış ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak sürücünün %100 kusurlu olduğunu ve çeşitli gelir senaryolarına göre davacı için önemli maddi tazminat miktarları hesaplandığını belirtmiştir; sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 27/04/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 11/05/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/08/2022 günü, davalı ... Şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı, diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve iş göremezliğe maruz kaldığı, dava öncesi sigorta şirketine yapılan müracaata ilişkin herhangi bir ödeme alınamadığı, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanmadığı, bedensel zararından dolayı davacının acı ve ıstırap duyduğu, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 400,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 100,00 TL tedavi amaçlı ulaşım gideri, 100,00 TL SGK kapsamında olmayan tedavi masrafları toplam 700,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 18/09/2025 günlü dilekçesinde, iş görmezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemlerini artırarak sürekli iş göremezlik zararı 3.224.454,48 TL ve geçici iş göremezlik zararı 115.280,00 TL olmak üzere toplam maddi tazminat talebini 3.339.734,48 TL'ye yükseltmiş ve sigorta şirketinin maddi zarardan 1.000.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulması istemiş, devamında ise tedavi amaçlı ulaşım gideri talebiyle SGK kapsamında olmayan tedavi gideri istemlerinden feragat edildiğini açıklamıştır.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı ... Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesi bulunduğu ve sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, poliçeye göre geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri zarar kalemlerinin teminat kapsamında bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.DELİLLER :Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2023 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişisi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporunda, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu heyetinin maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının engel oranının %11 olduğu, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın tam kusuruna, davacının %11 oranında sürekli ve 4 ay geçici iş göremezlik durumuna, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine, %10 artırım ve iskontolu hesaplama metoduna, davacının asgari ücretin 2, 2.5 ve 3 katı düzeyinde gelir elde etmesine göre üç farklı kazanç durumu dikkate alınarak alternatifli yapılan hesaplamada, birinci halde (asgari ücretin 2. katı gelir elde edildiğinin faraziyesinde) davacı için 44.002,80 TL geçici ve 2.414.713,44 TL sürekli iş görmezlik zararı tespit edildiği, ikinci durumda (asgari ücretin 2.5 katı gelir elde edildiğinin kabulünde) davacının geçici iş göremezlik zararının 55.003,50 TL, daimi iş görmezlik zararının ise 3.018,391,80 TL olarak hesaplandığı, son olarak (asgari ücretin 3. katı gelir elde edildiği varsayımında) 60.004,20 TL geçici ve 3.622.070,16 TL daimi iş göremezlik zararı saptandığı, bu rapora itiraz üzerine bu kez başka hesap bilirkişisine dosya tevdi edilerek yeniden alınan tazminat raporunda, önceki hesaplama yönteminden farklı olarak yat kaptanı olarak çalışan davacı için yapılan emsal ücret araştırmasında tespit edilen gelir araştırması ortalamasına göre net rakamın hesaplamaya esas alındığı, yine davacının öncesinde kaptanlık yaptığına dair belge sunulmadığından asgari ücret düzeyindeki gelire göre de zarar belirlendiği, emsal ücret araştırması neticesinde saptanan kazanç durumuna göre davacının 115.280,00 TL geçici ve 3.224.454,48 TL daimi iş göremezlik zararı bulunduğu, asgari ücret verisine göre ise geçici iş göremezlik zararının 22.001,40 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının ise 1.195.351,70 TL olarak belirlendiği, hesaplanan bu maddi zarardan davalı sigorta şirketinin riziko tarihi itibariyle geçerli poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği, yapılan hesaplamanın ve diğer raporların mevzuata ve dosya kapsamına uygun olduğu, en son alınan tazminat raporunda emsal ücret araştırması neticesinde belirlenen zarar miktarı itibariyle iş göremezlikten kaynaklı maddi zararların sübuta erdiği, ulaşım ve tedavi gideri zarar kalemlerine ilişkin tazminat istemlerinden ise feragat edildiğinden belirtilen taleplerin reddi gerektiği, manevi tazminat bakımından, olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, davacının yaralanmasının boyutu, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre talep edilen manevi tazminat tutarının haklı ve makul miktarda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 3.224.454,48 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 115.280,00 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 3.339.734,48 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin maddi zarardan 1.000.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulması ve 26/01/2023 temerrüt tarihinden yasal faiz uygulanmasına, tedavi ve ulaşım gideri taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacı için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi sigorta şirketine yapılan müracaat sırasında tazminat hesaplamasına esas olan evrakların tamamı sunulmadığını, eksik belgeyle yapılan başvurunun KTK 97 maddede öngörülen usule uygun yapılmadığı ve bu yöne ilişen dava şartının yerine getirilmediğini, dava öncesi başvurunun usulsüz yapılması nedeniyle müvekkili şirketin dava açılmadan evvel temerrüte düşürülmediğini, yine dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmediğini, yine TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte 1,8 teknik faiz yöntemine göre zarar tespiti gerekirken güncellikten uzak ve hakkaniyete aykırı şekilde progresif rant metodunun hesaplamaya esas alınmasının isabetsiz olduğunu, davacının işletmeci olduğu beyan edildiği halde emsal gelir araştırmasında gemi adama olduğu kabul edilerek kazanç belirlendiğini, ayrıca gelire dair somut bir belge de ibraz edilmediğini, davacının kaza tarihi itibariyle meşguliyetinin araştırılması, kazanç durumuna ilişkin davacının bordro ve sair belgelerin temini ile gelirin somutlaştırılarak tazminat tespiti gerektiğini, sadece piyasa araştırması ve gelir tespiti verilerine göre sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.İSTİNAFA CEVAP :Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı, çift taraflı trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralandığını, iş göremezliğe uğradığını, tedavi ve ulaşım gideri sarf ettiğini, efor kaybı yaşadığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan, uğradığı cismani zarardan dolayı çektiği acı ve ıstırap ile verdiği ruhsal çöküntüden dolayı bir miktar manevi tazminatın da karşı aracın sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı yasa yoluna başvuru olmadığından, bu davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında verilen karar ile; davalı ...'un davacıya karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK.'nun 89/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına miktar itibariyle kesin olarak karar verilmiştir.Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde;1-Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatında; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir. Bu durumda somut dosyada aktüer bilirkişi tarafından progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.2-Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut dosyada davacı tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı taraf somut dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmuş olup, bu şekilde de davalı sigorta şirketinin rizikonun gerekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmakla, 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde düzenlenen dava şartının yerine getirildiği kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.3-Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlendiği, yukarıda açıklanan ilkelere göre somut olaya konu kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan maluliyet raporunun bu mevzuata göre düzenlemesi gerektiği açık olup, ilgili maluliyet raporu da bu mevzuat hükümlerine göre düzenlendiğinden ilk derece mahkemesince bu maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın istinaf talebinde belirttiği şekilde maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmesi şeklinde bir düzenleme ve zorunluluk bulunmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.4-Somut dosyada hükme esas alınan 13/09/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının geçici iş göremezlik tazminatının 22.001,40 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 1.195.351,70 TL olduğu bildirilmiştir. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak sakatlık ve ölüm yönünden poliçe teminat limiti 1.000.000,00 TL'dir. Bu durumda davacının geliri asgari ücret seviyesinde kabul edilmiş olsa dahi hesaplanan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatının toplam miktarının davalının sorumlu olduğu poliçe teminat limitinden daha yüksek olduğu aşikardır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre davacının en az asgari ücret seviyesinde geliri olduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapılabileceğinden, her halükarda davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limitinden daha fazla tazminata hükmolunacağı sabittir. Davacı ve diğer davalı ...'un karara yönelik herhangi bir istinafı bulunmadığından davacının gelirinin yeniden tespitine bu yön itibariyle de bir ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti gözetildiğinde davacının gelirine yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebinde hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... Şirketi vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... Şirketi tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 17.078,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 51.232,00 TL istinaf karar harcının davalı ... Şirketi'nden alınarak Hazineye verilmesine,3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 27/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....