Emlakçının 40.000 TLyi mal sahibine ödemeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda bir sanık beraatinin onanıp diğerinin uzlaştırma için bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir emlakçının daire satışında alıcıdan aldığı 40.000 TLyi daire sahibine ödemediği iddiasıyla açılan davada, eylemi "serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı" yerine "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak niteleyerek, emlakçı olan bir sanık hakkındaki beraat kararını yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle onamış; ancak diğer sanık hakkında aynı iddiayla verilen beraat kararını, suçun sübut bulduğu ve bu suç için zorunlu olan uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği tespitiyle bozarak davanın yeniden incelenmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/93 E. 2016/183 K.SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığıHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozmaKatılanlardan ...'nın hükümlerden sonra 10.03.2024 tarihinde ölümü nedeniyle katılma hükümsüz kaldığından mirasçıların katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakları olduğu cihetle Dairemizin 02.07.2025 tarihli tevdi kararı üzerine mirasçılar olan ..., ..., ..., ...'e usulüne uygun tebligat yapıldığı ve adı geçenlerin vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde Ankara ili ... İlçesi ... Mahallesinde emlakçılık yapan sanık ...'in, daire sahibi katılan ...'nın evini alıcı olan diğer katılan ...'ya satışı konusunda aracılık ettiği, diğer sanık ...'in ise olay tarihi itibariyle ...'in iş yerinde çalıştığı, dairenin tapuda devri öncesinde alıcı ...'dan nakden teslim aldıkları 40.000TL' yi daire sahibi katılan ...'ya ödemeyip, uhdelerinde tuttukları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere göre, sanığın aksi ispatlanmayan savunması karşısında katılanın soyut iddiası dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilerek, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraati yerine mahkemece CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı kabul ve takdir kılınmış ise de, neticeden verilen beraat hükmünün doğru olduğu kabul edilerek katılan ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;Sanığın iddiaya konu 40.000 TL 'yi katılan ...'ya ödediğine ilişkin savunmada bulunmuş ise de buna ilişkin somut bir belge veya bilginin ibrazını sağlayamaması, katılan müteveffa ... ve alıcı olan diğer katılan ...'nın beyanları, diğer sanık ...'in savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen ve 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sübut bulduğu ve katılan ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ile uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.