Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz tescili davasında bilirkişi raporu ile vekalet ücretine ilişkin istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların tescili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine davacı idare, kamulaştırma bedeli tespiti için yapılan bilirkişi raporlarındaki hatalar ve vekalet ücreti dağılımındaki eksiklikler gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmaz değerinin net gelir metodu ile isabetli belirlendiğini ve vekalet ücreti hatasının istinaf eden idare lehine sonuç doğurduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, bu karara karşı davacı idarece temyiz yoluna başvurulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/15528 E.  ,  2026/1732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3001 Esas, 2025/1618 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/70 Esas, 2023/681 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 1 34... parsel ve 1 35... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olup davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle karar hatalı olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece görülüp karara bağlanan dosyaya dayanak bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, taşınmazın etrafı tamamen tarım arazileri ile çevrili olup meskun mahal olmadığını, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel artırma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaz bakımından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerine göre değer biçilmesinde ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gibi dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından, kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edilen davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde değilse de (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/12456 Esas, 2020/7967 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.) 03.10.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." hükmü nazara alındığında Dairemizce kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesi halinde davalılar yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin Dairelerinin karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL olduğu (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/5884 Esas,2025/299 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere), bu hali ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan toplam 18.400,00 TL vekâlet ücretinin istinaf eden idare lehine olduğu dikkate alınarak davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.