Kamulaştırma irtifak hakkı bedel tespiti davasında, avukatın kişisel e-posta adresine yapılan usulsüz tebligat nedeniyle temyiz süresi ret kararının kaldırılması.
Özet: Kamulaştırma irtifak hakkı bedel tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı idarenin temyiz başvurusunu süreden reddetme kararı, kamu iktisadi teşebbüsü olan davacı idareye tebligatın vekilinin kişisel elektronik posta adresine usulsüz yapılması sebebiyle kaldırılmış; bu durumun ardından yapılan esas incelemede ise, kamulaştırma bedelinin tespiti aşamasında 2022 yılı yerine 2023 yılı tarım verilerinin esas alınması gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin değerleme yöntemindeki isabetsizlik ele alınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/16443 E.  ,  2026/1731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3785 Esas, 2025/1626 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/237 Esas, 2023/448 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 03.11.2025 tarihli ek karar ile davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı idare vekili Avukat ...'un elektronik tebligat adresine 11.10.2025 tarihinde tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) e-tebliğ mazbatası görülmüşse de UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın Elektronik Yolla Yapılması Zorunlu Olanlar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu iktisadi teşebbüsü niteliğindeki davacı idareye tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olup avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, bu durumda temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2025 tarihli ek kararının hatalı olduğu anlaşılmakla, kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, ..., ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, faiz bitiş tarihinin gösterilmediğini, faiz hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde davanın 2942 sayılı Kanun'dan kaynaklanması nedeniyle Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2019/5 -241 Esas, 2019/560 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/9364 başvuru numaralı kararı göz önünde bulundurularak davacı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde, kapitalizasyon faizi belirlenmesinde, taşınmazın taşıdığı özellikler ve bulunduğu yere göre objektif değer artış oranı takdir edilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın değerleme tarihinin 2023 yılı olması nedeniyle bu yıla ait tarım verileri esas alınması gerekirken, 2022 yılına ait veriler esas alınmak sureti ile tanzim edilen bilirkişi raporuna itibar edilmesi yerinde değilse de istinaf edenin sıfatına göre bu hususlar idare lehine olduğundan eleştirilmekle yetinildiği, ancak gerekçeli karar ile hükmedilen fark bedel için faiz bitiş tarihinin karar tarihi olduğunun açıkça belirtilmemesi yerinde olmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın hatalı olduğunu, kurumun elektronik tebligat sistemine (UETS) ulaşan tebligatın kurum içi havale, onay ve yönlendirme süreçlerinin tamamlanmasından sonra vekile fiilen intikal ettiği tarihe göre kararın temyiz edildiğini, temyiz dilekçelerinin süresinde olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkemece verilen 03.11.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.