İkinci Ceza Dairesinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin istinaf kararlarının temyiz incelemesi sonucu, konut dokunulmazlığı suçunda temyiz edilemezlik, hırsızlık suçunda ise hukuka uygunluğun onanmasına dair kararı.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kararın kanunda belirtilen ceza üst sınırı nedeniyle temyiz edilemez olduğunu tespit ederek sanık müdafiinin bu kısma ilişkin temyiz istemini reddetmiş; hırsızlık suçundan ise cezanın fazla olduğu ve indirim hükümlerinin uygulanmadığı yönündeki itirazları hukuka uygun bulmayarak, ilk derece mahkemesi kararını istinaf incelemesiyle onayan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/337 E.  ,  2026/9359 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/606 E., 2022/557 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme dair yapılan incelemede
İlk derece mahkemesince hükmolunan kararın türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d. maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve aynı Kanun’un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme dair yapılan incelemede
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, cezanın fazla olduğuna, TCK'nın 62. maddesinden uygulama yapılması gerektiğine, beraate karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.